İzleyin , izlettirin!
Para basan köprüler 30 yıllığına niye satılır?
O kadar net ve basit bir dille anlatılmış ki, muhalefet bu videoyu her yerde yayınlamalı.
Filenin Sultanı Sinead Jack Kısal, İstiklal Marşı’na eşlik etmesi nedeniyle kendisini eleştirenlere yanıt verdi:
“Burada doğmamış olsam da kendimi Türkiye’nin bir parçası gibi hissediyorum. Ben Türküm ve eşim de tabii ki Türk. İstiklal Marşı’nı okumak, Türkiye halkı için gerçekten yapmak istediğim bir şeydi. Çünkü ben bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Her söylediğimde bana güç veriyor, kendimi daha güçlü hissetmemi sağlıyor.”
📌 Kısal, marşı okurken gözyaşlarını tutamamıştı.
BU SENİN ESERİN SABİHA
Yıl 1928’di.
Cumhuriyet henüz beş yaşındaydı.
Türkiye değişmeye, kadınlar evlerin kapısından çıkıp hayatın kapısını açmaya çalışıyordu.
İşte o günlerde genç bir kadın eline bir voleybol topu aldı.
Adı Sabiha Rıfat’tı.
Fenerbahçe’nin kadın voleybol takımında oynadı, kaptanlığını yaptı.
Ama ortada küçük bir sorun vardı.
Karşılarında oynayacak kadın takımı yoktu.
Düşünün...
Bugün salonları dolduran, televizyonların başına milyonları kilitleyen, çocukların formasını giydiği kadın voleybolunun başlangıcında, maç yapacak ikinci bir kadın takımı bile yoktu.
Takım dağıldı.
Hikaye orada bitebilirdi.
Sabiha eve dönebilirdi.
“Demek ki kadınların yeri burası değilmiş” diyebilirdi.
Demedi.
Hikayeyi bitirmedi.
Erkeklerin arasına girdi.
Fenerbahçe erkek voleybol takımında oynadı.
Beş erkeğin yanında, filenin öteki tarafına baktı.
Belki de o gün karşısında sadece rakip takım yoktu.
Bir memleketin önyargıları vardı.
“Kadın yapamaz” diyenler vardı.
“Kadının burada ne işi var?” diye bakanlar vardı.
Sabiha topa her vurduğunda biraz da onlara vurdu.
Ve Türkiye’de kadın voleybolunun fitilini ateşledi.
Sonra yıllar geçti.
Sabiha'nın açtığı o küçücük kapıdan başka kadınlar geçti.
Onların ardından başkaları...
Bir takım oldu.
Bir kuşak oldu.
Sonra binlerce kız çocuğunun hayali oldu.
Sabiha'nın karşısında oynayacak kadın bulamadığı ülkede, kız çocukları voleybolcu olmak için sıraya girdi.
Fileler çoğaldı.
Salonlar büyüdü.
Tribünler doldu.
Ve bir gün o yalnız kadın, milyonlar oldu.
Bugün Vargas'ın havaya yükseldiği yerde biraz Sabiha vardır.
Eda'nın file önünde dimdik duruşunda biraz Sabiha...
Zehra'nın bloğunda, Hande'nin hücumunda, ay-yıldızlı formayı sırtına geçiren her kadının ellerinde biraz onun parmak izleri vardır.
Çünkü bazı insanlar öldüklerinde gitmezler.
Başlattıkları şeyin içinde yaşamaya devam ederler.
Sabiha Rıfat Gürayman 2003 yılında hayata veda etti.
Filenin Sultanları'nın Avrupa'nın zirvesine çıkışını göremedi.
Ama belki mesele görmek değildir.
Bazen bir tohumu toprağa bırakırsınız ve altında oturamayacağınız bir ağacın büyüyeceğini bilirsiniz.
Sabiha o tohumu bıraktı.
Bugün o ağaç gökyüzüne değiyor.
Bir zamanlar karşısında oynayacak kadın takımı bulamayan ülkenin kadınları, bugün Avrupa'nın karşısına çıkıyor.
Ve Avrupa onların karşısında duramıyor.
Arada neredeyse bir asır var.
Bir tarafta, erkeklerin arasında voleybol oynayabilmek için sahaya çıkan genç bir Cumhuriyet kadını...
Diğer tarafta, kupayı gökyüzüne kaldıran Cumhuriyet kadınları.
Ama hikaye aynı hikaye.
File aynı file.
Top aynı top.
Sadece Sabiha'nın başlattığı oyun artık çok daha kalabalık.
Belki bugün bir yerlerden bakıyorsundur Sabiha.
Bak...
Senin zamanında karşı takım bulamıyordun.
Şimdi karşımıza bütün Avrupa çıkıyor.
Senin zamanında bir avuç insan izliyordu.
Şimdi milyonlar ayağa kalkıyor.
Senin zamanında kadınların voleybol oynayabileceğini anlatmaya çalışıyordun.
Şimdi dünyanın en iyileri arasında olduklarını anlatıyoruz.
Ve bu gece Avrupa'nın Sultanları kupayı kaldırırken, o kupanın görünmeyen bir kulpu da senin ellerinde.
Çünkü ilk topu sen havaya attın.
İlk duvarı sen yıktın.
İlk yolu sen açtın.
Onlar sadece o yoldan yürüdüler.
Bu senin eserin Sabiha.
#FileninSultanları #AvrupaŞampiyonu #AtatürkünKızları
ŞAMPİYON TÜRKİYE 🇹🇷
Atatürk'ün kızları İtalya'yı 3-2 mağlup ederek Avrupa Şampiyonu oldu!
Tebrikler Asil Türk Kadınları!
Size ne kadar teşekkür etsek azdır.
#FileninSultanları