Çoğu doktora sistemi (STEM özelinde konuşuyorum) öğrenciyi bir yayın makinesine dönüştürmeye çalışıyor.
Ve coğu grup lideri, akademik bir ekolü taşımak yerine pedagojik formasyonu olmayan bir denetçi gibi davranıyor ve öğrenciler üzerindeki sömürüyü, mobbingi “akademik gelişim” diye adlandırıyor.
Artık kimse kimseye “Ne çalışıyorsun?” diye sormuyor.
Sorular artık: “Kaç makalen var? Hangi dergide?”
Sanırım bilgi artık kendi iç değerini değil, görünürlüğünü kanıtlamak zorunda.
Akademi bir üretim hattı; yaratıcılık ise defolu bir ürün haline geldiği için; doktora öğrencileri de, ilk senesi bile dolmadan “makalem yok” depresyonuna giriyor; girmeyenler de laboratuvarda sabahlayıp “acaba beni kaçıncı yazar yapacaklar?” kaygısını taşıyor.
Her gün yeni bir öğrenci hikayesi duyuyorum; Cumartesi sabah kahvaltıdan önce rapor vermek zorunda kalanlar, koridorda bağırılanlar, konferanslarda hostelde 2-3 kişi tek kişilik odada kalmak zorunda kalanlar, ölçtüğü verisine el konulanlar...
Yeni neslin bilim insanları, iletişim ve en önemlisi doğal bir etki/üretim biçimi üzerine tekrar tekrar düşünmeliyiz.
Tüm dünyada öğrenci hakları konusunda politika yapıcılar maalesef ilgisiz. (Bu bilinçli ve stratejik bir ilgisizlik, ona da gelecegiz bir ara). Ama bazı hakların açık açık kanunda yazmasına gerek yok; teori pratiği er ya da geç takip eder.
Ya da şöyle düzelteyim;
Istikrarlı pratik teorisini er ya da geç getirir.
Yüksek lisans akademik gelişim ve ünvan kazandırır. Lisans eğitimi mesleğe hazırlar. Psikoloji lisansından mezun olan kişilere ise psikolog denir.
#PsikologlarİçinAdalet
Ülkemizdeki devlet üniversitelerinde Klinik Psikoloji yüksek lisans programlarının kontenjanları oldukça düşüktür. Vakıf üniversitelerinin Klinik Psikoloji yüksek lisans programlarının ise eğitim ücretleri milyon liralara yaklaşan düzeyde olup, lisans mezunlarının erişme imkânlarının ciddi şekilde üzerindedir. Ortalama bir gelir düzeyinde olan bir psikoloğun dahi bu ücretleri karşılaması mümkün değilken, serbest çalışma fırsatı bile sağlanmayan lisans mezunu psikologların Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimini alabilmeleri hayalden öteye geçemeyecektir.
#PsikologlarİtirazEdiyor
Bu fotoğrafı hatırlayanlar olacaktır… Fotoğraftaki piyanist, Gezi piyanisti Davide Martello. Dün boykot ve hukuksuzluğa ses çıkarmak için resital verecekti ancak gözaltına alındı ve az önce sınır dışı edildi. BOYUN EĞMEYECEĞİZ!