Vazgeç ki bulasın, der Attar. Yani elde etmek istediklerini önemsemeyecek kadar olgunlaşmalısın. Burada tuhaf bir ilişki var; istemezsen yaklaşır, çok istersen senden kaçar. Nihayet sonunda ne olacağını bilmesen dahi, arzularına gem vurmak olgunlaşmaktır.
Evden abdestli çıkmak müslüman hayatına çilek konduruyor resmen. Yolda yürüyorsun ezan okunmuş cami gördün hop girdin içeri taaak kıldın namazı kiramen-katibin notunu aldı çark döndü devam.
Açıkça söylüyorum: Cirimleri kadar yer yakarlar.
Ne sokak hareketleri ne kışkırtmalar ne tehditler ne boykot adını verdikleri linç listeleri…
Allah’ın izniyle bunlarla hiçbir yere varamazlar. O eski Türkiye artık yok.
Anarşiyle sokaklarını teslim aldığınız Türkiye çok eskilerde kaldı.
Üniversitelerini işgal edip öğrencileri, hocaları esir aldığınız Türkiye, kötü bir hatıra olarak artık geçmişte kaldı.
Ticareti, üretimi kilitlediğiniz günler çok gerilerde kaldı.
Sanatçıya, gazeteciye, yazara, medyaya arkanıza aldığınız vesayet kurumlarıyla parmak salladığınız, ayar çektiğiniz Türkiye tarihte kaldı.
Yabancı diplomatların arabalarından atları çözüp o arabaları kendiniz de çekseniz size bir kuru teşekkür reva görecek konjonktür, bir daha geri gelmemek üzere tarihin çöplüğüne atıldı.
Artık sadece millet var, milletin muazzez iradesi var.
Bugün Türkiye’de milletin takdirine sahip çıkan güçlü bir iktidar var.
15 Temmuz gecesi meydanlarda kurulmuş bir Cumhur İttifakı var.
Millet adına karar veren bağımsız ve tarafsız bir yargı var.
Her türlü vesayetten kurtulmuş bir Türk demokrasisi var.
Cunta ve darbe girişimlerine göğsünü siper eden cesur bir millet var.
Diplomasisiyle, savunmasıyla, zalimler karşısında dik duran tavrıyla göz dolduran, mazlumların umudu olan bir Türkiye Cumhuriyeti var.
Ne yaparsanız yapın, bunu değiştiremeyeceksiniz.