1- BU VİDEO İZMİR’E HAKARETTİR.
Demek ki şimdiye kadar çöp dönüşüm tesis yatırımlarını bile isteye engellediniz.
İzmir bu hakareti sindirmez.
2- BU VİDEO CEMİL TUGAY’A DOĞRUDAN VE ŞAHSEN DE HAKARETTİR.
Bu kısmını sindirmek onun şahsi sorunudur.
Bir asır önce saraydan bir imza alanlar, Anadolu’yu da aldıklarını sandılar.
Yanıldılar.
Şimdi de bir bed-maye’den tehditle imza alınca koca İzmir’i alacaklarını sanıyorlar.
Yanılıyorlar.
İzmir’e “gavur” diyenlerin, İzmir marşına merakı manidar.
Rehni alan, mülke sahip olmaz.
Mülk benim oldu sanan varsa işte meydan.
Mert olan sandığı koyar, İzmirlilerin huzuruna çıkar.
Bakanı aday çıkardın olmadı, Başbakanı aday çıkardın olmadı.
İzmir’i sandıkta hiç kazanamadın, hiç kazanamayacaksın.
KapKaç ile olmaz bu işler.
Milletten ödü kopanın zaten süresi geriye işler.
Hadi Erdoğan, yarın o namerd ile kamera karşısına geçmeni ve tarihe yeni bir utanç fotoğrafı bırakmanı bekliyorum.
Kaçan kaçsın, giden gitsin.
Ben milletin gözüne bakıyorum.
Herkes kendine yakışanı yapıyor.
Millet bu olan biteni tarihin kara kaplı defterine yazıyor.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Şebnem Ferah’a verilen reaksiyonu sadece ‘müzik zevki’ sanıyorsanız mevzuyu kaçırıyorsunuz.
İnsanlar sadece bir rock sanatçısına bilet almıyor. Kendi gençliğine, kaybettiği ülkeye, artık var olmayan bir atmosfere dokunmaya çalışıyor.
Bir dönem üniversite şenlikleri vardı bu ülkede. Gerçekten vardı. Öğrenci dediğin şey AVM’de story çekip kahve zincirinde oturan bir müşteri profili değildi sadece. Çimlerde saatlerce oturulurdu. Vega çıkardı. Şebnem Ferah çıkardı. Mor ve Ötesi çıkardı. İnsanlar birbirine benzemeden aynı yerde durabiliyordu.
Ve en önemlisi, herkes bu kadar öfkeli değildi.
Şimdi daha çok Z kuşağı, ‘Şebnem kim ya’, ‘vasat rockstar’ falan yazıyor. Yazabilir. Zevk meselesi. Kimse herkes aynı şeyi sevsin demiyor zaten. Ama bazı yorumlarda korkunç bir tarih yoksunluğu var. İnsan kendi yaşamadığı dönemin duygusunu küçümsememeli. Çünkü bazen cehalet, fikir sahibi olmak değil; bağlamdan habersiz özgüven oluyor.
Arkadaşlar, muhtemelen çoğunuz müziğe Spotify algoritmasıyla doğdunuz. Biz bir şarkının klibini görmek için saatlerce power, mtv falan açık bekliyorduk. Siz her şeye sınırsız erişimle büyüdünüz ama hiçbir şeye tam bağlanamadan büyüdünüz. Aradaki fark bu.
Bir de şu var. O dönem insanlar birbirini sürekli politik kimlik etiketiyle tartmıyordu. Şimdi bir sanatçının söylediği bir selam, ettiği bir cümle yüzünden komple insan silmeye çalışılıyor. Herkes birbirine savcı gibi davranıyor. Sürekli bir linç mahkemesi kuruluyor. Bu konuda bile ve bu çok yoruuc maalesef:)
Bu yüzden Şebnem Ferah’a olan ilgi sadece nostalji değil. İnsanların ‘normal’ hissedebildiği son dönemlerden birine duyduğu özlem. Tıpkıı Çilekeş'de olduğu gibi. Ama tabi ki ve tabi ki Şebnem'in sesini, müziğini, performansını, hep bi ağızdan o şarkıları söylemeyi özledik. Mevzuyu basitleştirmeyim :)
Ama kötü haber de şu ki, bazı şeyler geri gelmiyor. Mesele sadece bir konser hiçbir zaman değil. Ülkenin ruh hali değişti. Kampüs kültürü gitti. Ucuz konserler gitti. Bir arada yaşama refleksi gitti. Genç olmanın o hafif yanı gitti.
Şimdi geriye dönüp bunu anlatınca bazı insanların anlamaması çok normal. Çünkü insan hiç yaşamadığı bir kaybın yasını tutamaz. 🥲
Bir vize için konsolosluklardan şefaat beklemem!
Sıra beklemem, banka hesabımı ispat etmem, neden seyahat etmek istediğimi açıklamam. Otel rezervasyonu, uçak bileti, sigorta poliçesi vesaire…
Sanki suçlu gibi, sanki sıradan bir insan gibi değil de şüpheli gibi muamele görmek nasıl bir saçmalıktır.
Ben bir hukuk devletinin vatandaşıyım. Türk Pasaportu bir kimlik belgesidir, dilekçe değil.
Şefaat, güçsüzün güçlüden lütuf dilemesidir. Ve hakkımı bir konsolos memurunun iki dakikalık keyfine bırakmam.
Vize rejimi bir seyahat meselesi değil, bir egemenlik meselesidir. Vatandaşlarını dünyaya açık tutamayan devlet güçsüzdür, vatandaşlarını başkasının kapısında bekletip buna “uluslararası ilişkiler” diyen devlet ise bu sorunun muhattabıdır.
Ben o kapıda beklemiyorum.
Hatay da şebeke olmadığı için bu yardım talep ettiğim videoyu atamamıştım video 31. Saat çekilmiştir, izleyin görün lütfen bizi nasıl çaresiz bıraktılar, bu çaresizliği bu acıyı yaşamama sebep olanlara hakkımı helal etmiyorum
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene “bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.
Bir suç çetesi yargılanmamak için ülkeyi yıkmayı, demokrasi ve anayasayı yok etmeyi göze aldı. Bu saatten sonra olay particilik, lidercilik olayının çok ötesine geçti. Kimse kendini kandırmasın;Cumhuriyetimizin kıymetini bilenler bir araya gelemezsek bir ülke kalmayacak elimizde!
ADAYIMI YANIMDA, SANDIĞI ÖNÜMDE İSTİYORUM!
https://t.co/gYYH1NY7BA yayında!
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na özgürlük için, erken seçim için: Şimdi imzanı at!
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
#Benimİmzam