“AKP Genel Başkan Yardımcısı KK”, AKP’nin oy kaybının kaçınılmaz hale geldiğini çok önceden görerek, açık ya da örtülü AKP’lileri CHP’den milletvekili yapıp bugünün siyasi zeminini hazırlayan önemli aktörlerden biridir. Bugün yaşananlara bakınca, bunun tesadüf değil, yıllar öncesinden hesaplanmış bir siyasi mühendislik olduğunu düşünmemek zor.
Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, bugün AK Parti’ye katılıyor.
Bilici’nin ayrılmasıyla milletvekili sayısı 19’a inecek olan Yeni Yol grubu düşüyor.
Bilici, CHP listelerinden seçilmişti.
Deniz Göktaş son gösterisiyle sanatçı tanımına net bir çizgi çekti.
Cesaret nasıl bir şey siyasetçiler dahil herkese gösterdi.
#denizgöktaşıserbestbırakın
Kalpaklı Bir Aklın İzinde: Yalçın Küçük
Bizler için bazı vedalar, sadece bir ismin kaybı değil; bir hafızanın, bir itirazın ve bir kürsünün boşalmasıdır. Türkiye solunun en nev-i şahsına münhasır isimlerinden, ömrünü statükonun kimyasına çomak sokmakla geçiren Yalçın Küçük, aramızdan ayrıldı.
Devrimci Fenerbahçeliler olarak; onun teoriyi sokakla, kalemi eylemle birleştiren o sarsılmaz iradesini selamlıyoruz. Yalçın Küçük, bu toprakların aydınlanma mücadelesinde kimsenin bakmaya cesaret edemediği kör noktalara ışık tutan, konforlu alanları yıkan ve "planlı" bir geleceğin manifestosunu yazan bir pusulaydı.
O, kalpağının altında taşıdığı o keskin zekayı hiçbir zaman egemenlerin hizmetine sunmadı. Aksine, her cümlesinde düzenin kodlarını deşifre etti, her kitabında bir başkaldırının tohumlarını serpti. Bizim için Yalçın Küçük demek; teslim olmayan bir akıl, geri adım atmayan bir estetik ve bitmek bilmeyen bir merak demektir.
Bugün onun fiziken aramızdan ayrılışı, savunduğu o büyük "insanlık davasının" bittiği anlamına gelmiyor. Aksine, onun o aykırı ve boyun eğmeyen ruhu, bugün adalet arayanların, sömürüye karşı duranların ve "başka bir dünya mümkün" diyenlerin safında yaşamaya devam ediyor.
Selam olsun Türkiye’nin o en "aykırı" aydınına... Bıraktığın o devasa külliyat, sarsıcı fikirlerin ve o tavizsiz duruşun, bizim devrimci irademizde kök salmaya devam edecek.
Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Kavgan kavgamızdır.
Devrimci Fenerbahçeliler
#YalçınKüçük #DevrimciFenerbahçeliler
4018 Gündür Soruyoruz: Failler Nerede?
4 Nisan 2015 tarihinde, Futbol A Takımımızı taşıyan otobüse yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırının üzerinden 11 yıl geçti.
Aradan geçen 4018 günde faillerin hâlâ bulunamamış olması; yalnızca kulübümüzü değil, Türk sporunu ve kamu vicdanını derinden yaralamaya devam etmektedir.
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bu alçak saldırıyı hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız.
O gün hedef alınan sadece takımımız değil; sporun ruhu, rekabetin onuru ve insan hayatıydı.
🔗 https://t.co/rveko7Qm2s
Babam vefat etmeden önce son akşam annem "Bak Fenerbahçe gol attı kazandı" demiş.
Kendi dahil kimseyi bilmeyen adam anneme bakıp gülümsemiş.
Sabahına da son nefesini verdi zaten.
Kimisinin duyduğu ilk söz... Kimisinin duyduğu son söz... #Fenerbahçe
Süper Lig'in takım sayısı 12'ye kadar düşebilir 14 de olabilir. Bu kadar vasat furbolcuların bu seviyede oynamasına müsade edilmemeli. Mesala Kayseri ya da Karagümrük ya da Antalya, Eyüp, Kasımpaşa bir maç boyunca organize hiçbir şey üretmiyorlar, fikirleri yok. Sorsan süper lig ekibi.
Bu satırları, kendini sağduyulu olarak tanımlayan ama bu çarpık medya düzenini farkında olmadan besleyen herkese yazıyorum.
Siz başka ortamlarda “özgür basın, tarafsız haber, daha adil bir ülke” istemiyor musunuz?
Peki hayalini kurduğumuz ülkenin haberciliği, gazeteciliği, medyası bu mu olmalıydı?
Bugün haberin yerini dedikodu aldı.
Gazeteciliğin yerini linç, gerçeğin yerini kurgulanmış algılar aldı.
Kelimeler artık doğruları aydınlatmak için değil, karanlığı daha inandırıcı göstermek için kullanılıyor.
Siz o haberleri okurken, o çirkin başlıklara tıklarken, aslında farkında olmadan bu çürümenin bir parçası oluyorsunuz.
Sorun bir kişi değil; sorun bu zihniyet.
Bu zihniyet öyle bir zihniyet ki, halkı yavaş yavaş manipülasyonla uyuşturuyor, vicdanı susturuyor, gerçeği magazinleştiriyor.
Birkaç tık fazla almak, biraz daha görünür olmak uğruna insan onurunu yok sayıyor.
Ve işte tam da bu yüzden, aklımızla alay edercesine aynı kalıplar tekrar ediyor.
Gerçekler çarpıtılıyor, yalanlar normalleşiyor.
Bir insan hem seçimde yolsuzluk yapmış, hem diploması sahte, hem hırsız, hem casus olabilir mi?
Olabiliyor, çünkü medya buna zemin hazırlıyor.
Siyasette, sanatta, ekranda; her yerde aynı zihniyet dolaşıyor:
Kişisel çıkar için başkalarına zarar vermek.
Bana defalarca “Sus, kariyerine zarar verir” dediler.
Evet, belki verir.
Ama bu zihniyeti kökünden söküp atamayacaksak, o kariyerin, o ekranların, o manşetlerin hiçbir anlamı yok.
Bunlara alışma. Normalleştirme. Parçası olma.
Fenerbahçe taraftarı 7 yıldır Teknik Direktör seçimindeki tepkileri konusunda inanılmaz kötü sınav veriyor. Gönlündeki, yangın yaptıkları her hoca geldi, hepsi başarısız oldu. Bırakın da bu sefer Futbol Direktörü karar versin. #Tedesco kesin başarılı olacak, ilk işaret bu gereksiz yangın... İhtiyaç Türk bir stoper, bir de 8 numara.
Hakemlik mesleği dışında ek iş olarak profesyonel bahis oyuncusu olan kişilerin isimleri açıklanınca son 10 yıldır dile getirilen ve klişeleşmiş hakemi de yeneceksin sözünün yerine bahisçi hakemleri yenmenin nasıl mümkün olacağının konuşulduğu bir futbol dünyası göreceğiz ..
Uluslararası bahis çeteleri dünyadaki tüm VAR organizasyonlarına istediği telkinde bulunabilecek düzeyde bir network e sahip. Hangi takımın alehine ya da lehine olacağı yaptırılan bahisle alakalı. VAR'ın şaibeli kararlarını görürsünüz orada.
Hanzade’mizi sahte alkol nedeniyle 45 yaşında kaybettik. Hanzade, bir cinayetin kurbanı oldu. Cinayet silahı sahte alkol. Bu ürünleri üreten ve satanlar, insan hayatını hiçe sayıyor. Hanzade’mizin kaybı, bu tehlikenin en son ve en acı örneklerinden biri.
Kimse bize “risk vardı, alkol içmeseymiş” demesin. İster evde üretim ister dışarıdan temin olsun, bu durum asla savunulamaz. Sessiz kalmak, bu sorunun devamına katkı sunmaktır. Peki neden kimse güçlü bir şekilde ses çıkarmıyor? Kamuoyu suskun, lisanslı üreticiler çekingen… Oysa son yaşanan vakalarla bu bir toplumsal yaradır ve mutlaka çözülmelidir.
Bizim canımız, 9 ay boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdi. Eşi, kız kardeşi ve sevenleri onunla birlikte mücadele etti. Hiç kimse böyle bir acıyı yaşamasın. Kimse bize “kurtuldu” demesin. Bizim canımız bir hastalıktan falan kurtulmadı; bir cinayete kurban gitti. O süreçte oluşan yaralar, çektiği acılar tarifsizdi. Hanzade’miz, bu cinayeti kanıtlamak için tepeden tırnağa otopsiye alındı. Hanzade’mizin kefeni bile yenilenmek zorunda kaldı.
Bu acının adı “kaza” değil, “cinayet”tir. Sahte alkol gibi ölümcül bir tehdidin varlığını görmezden gelmek, hepimizi, sevdiklerimizi riske atar.
Kimse “bize olmaz” demesin. Hanzade’miz, Robert Koleji ve Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu, sanatçı ruhlu, resim yapan, kitap yazan çok zeki bir kadındı. Bu tehlike hepimizin kapısını çalabilir; hayatları yok edebilir, sevdiklerimize zarar verebilir, onları bizden alabilir. Bu yüzden sessiz kalmak yerine harekete geçmek, denetim ve önlemler için daha güçlü bir irade ortaya koymak zorundayız.
Yeter bu sessizlik! Yeter ölmeden önce öldüğümüz! Yeter, insanların bu şekilde zarar görmesi, hayatını kaybetmesi. Gerekli adımlar atılsın! 🩶🩶🩶
#SahteAlkoleDurDe #Sahtealkolsatışıcinayettir #kadehlerölümekalkmasın
.@sozfb2025 Yeni başkan Sadettin Saran ve ekibi olarak Ali Koç ile birlikte kaybetmeyi alışkanlık haline getirmiş yetenekli olsalar bile başta irfan can kahveci, Mert Hakan, Talisca, Simanski v.b isimleri takımdan uzaklaştırmak zorundasınız. Bu ve benzer isimlerin bu takımla başarılı olma şansları artık maalesef yok. Bu işi ne kadar erken hallederseniz, o kadar erken takım kimliği kazanırız.
Fenerbahçe taraftarı 7 yıldır Teknik Direktör seçimindeki tepkileri konusunda inanılmaz kötü sınav veriyor. Gönlündeki, yangın yaptıkları her hoca geldi, hepsi başarısız oldu. Bırakın da bu sefer Futbol Direktörü karar versin. #Tedesco kesin başarılı olacak, ilk işaret bu gereksiz yangın... İhtiyaç Türk bir stoper, bir de 8 numara.
Yaşadığım büyük deprem felaketinde maalesef her iki bacağımı kaybettim. O gün, hayatımın en zor anıydı… Bir anda her şey değişti, alıştığım düzen, hayallerim, günlük yaşamım. Şimdi ise yeniden tutunmaya, yeniden ayağa kalkmaya çalışıyorum.
Şu an hidrolik protez kullanıyorum ama ne yazık ki güvende hissetmiyor, sık sık düşüyorum. Bu da hem günlük yaşamımı hem de hayallerimi yarım bırakıyor. Tekrar özgürce yürümek, sevdiklerime koşmak, kendi ihtiyaçlarımı bağımsızca karşılamak ve hayallerimin peşinden gitmek istiyorum. Bunun için biyonik proteze ihtiyacım var.
Çünkü biyonik protez benim için sadece yürümek değil; özgürlüğümü geri kazanmak, sevdiklerime koşmak, kendi ihtiyaçlarımı daha bağımsız karşılamak ve hayallerimin peşinden gitmek demek.
Bu nedenle biyonik proteze ulaşabilmek için sizlere sesleniyorum. Bana destek olabilecek, yol gösterebilecek ya da doğru kişilere yönlendirebilecek herkese şimdiden minnettarım.
Bu tweeti RT’leyip bana yardımcı olabilecek iş insanlarını etiketlerseniz çok sevinirim.
Atacağınız en küçük adım bile benim için çok büyük bir umut olacak. Çünkü bazen tek bir el, bir insanın bütün hayatını değiştirebilir.
Vaktinizi ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim. İnanıyorum ki dayanışmayla imkânsız bile mümkün olur.
F.BAHÇELİLER’e SAÇ BAŞ YOLDURACAK 📉KUBİLAY ANALİZ VERİSİ
Avrupa’da
Son 20 yılda FENERBAHÇE GİBİSİ YOK🤔
KENDİ Liginde aşağıdaki kriterlerin tümünde 1. olup da
lig lideri olamayan hiçbir takım yok;
En çok atan
En az yiyen
En iyi averaj
Rakip CS’nda topla en çok buluşan
En çok net pozisyona giren
XG değeri en iyi olan(Son 3 sezon)
En çok isabetli şut atan
En çok isabetli orta yapan
En çok topla oynayan
Yedekleri en çok gol atan
Kendi CS’nda en az topla buluşulan
Kalesine en az şut atılan
Kalesine en az isabetli orta yapılan
Kalesine en az korner atılan
En az 2’li mücadele kaybeden
Uluslararası bahis çeteleri dünyadaki tüm VAR organizasyonlarına istediği telkinde bulunabilecek düzeyde bir network e sahip. Hangi takımın alehine ya da lehine olacağı yaptırılan bahisle alakalı. VAR'ın şaibeli kararlarını görürsünüz orada.
Kutsal olan vatandır.Devlet ise halkın bir araya gelip oluşturduğu hizmet kurumudur.Devleti yöneten siyasiler,bürokratlar ve memurlar devleti oluşturan ve para veren halka hizmetle yükümlüdür.Dolayısıyla bu kişilerin önünde eğilmeyiniz ve size efendilik yapmasına izin vermeyiniz.
Bu eylemlerin ruhunda yoksulluk var, hayat gayesi var, yüksek kiralar, düşük ücretler var. Gençlerin geleceksizliği var. 2013 ile çok köklü bir fark var. Derin bir yoksullaşmanın üzerine geldi. Buradan geriye dönüş yok artık.