Tefsir-ul Furkan [Gazze Özel]
2014’ten bu yana devam eden Tefsir-ul Furkan, 13. sezonuna "Gazze Özel" programıyla başlıyor...
🗓 Cuma | 20.30
📍 Köklü Değişim Konferans Salonu, Ankara
#TefsirulFurkan#GazzeninVebali#Abdullahİmamoğlu
@samiltayyar27 Fon krizi çıkmış. Çözüm çok basitmiş: MKYK’yı değiştir, bakanları değiştir, bürokratları değiştir… Ama sistemi sakın değiştirme!
Sonra da güven yeniden gelir.
Ne güzel sistem: Sorun hep insanlarda, hiç düzende değil.
Vaka, düşüncenin kaynağı değil konusudur. Çünkü vakadan hareketle düşünmek, çoğu zaman vakayı hükmün ölçüsü yapar; vakayı düşüncenin konusu yapmak ise vakayı araştırmayı ve anlamlandırmayı gerektirir.
Makale
Vakanın Peşinden Sürüklenmek mi, Vakayı Anlamak mı?
Vakayı düşüncenin kaynağı yapmak demek, vakadan doğrudan bir hüküm çıkarmaktır. Vaka bize yalnızca ‘ne olduğunu’ gösterir; ‘neden olduğunu’ kendiliğinden göstermez.
🖋️tamamına yorumdaki ulaşabilirsiniz...
7 Ekim, yıllardır kendisini bölgenin efendisi sanan işgal rejiminin aslında ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Gazze’nin şehitleri, İsrail’in “yenilmezlik” masalını tarihin çöplüğüne attı.
#GazzeninVebali
7 Ekim, yalnızca bir askerî saldırı olarak okunamaz. Yıllardır “yenilmezlik”, “dokunulmazlık” ve “meşruiyet” üzerine kurulan işgal siyasetinin zihinsel duvarında büyük bir gedik açıldı. Gazze’nin şehitlerine selam olsun.
#GazzeninVebali
7 Ekim, Gazze’nin bir “insanlık dramı”ndan ibaret olmadığını gösterdi; ortada bir işgal, bir direniş ve siyasî bir mücadele var. İsrail’in yenilmezlik vehmini yerle bir eden şehitlere selam olsun. Gazze, işgalin karşısında tarihe düşülmüş bir nottur.
#GazzeninVebali
7 Ekim, Gazze’nin yalnızca kuşatılmış bir şehir değil, işgal düzenine karşı siyasî bir irade olduğunu gösterdi. “Yenilmez” denilen İsrail’in burnunu yere sürten şehitlere selam olsun. Gazze, tarihin susmayan tarafıdır.
#GazzeninVebali
7 Ekim’de “yenilmez” denilen işgal düzeninin burnu yere sürtüldü. Bugün ise o günün şehitlerini anarken, dün “zafer” diye bağırıp bugün diplomasi masalarında susan yöneticileri de tarih not ediyor.
#GazzeninVebali
7 Ekim, “yenilmez” denilen işgal düzeninin yenilebileceğini gösterdi. Şehitleriyle, direnişiyle ve tarihe bıraktığı iz ile unutulmayacak bir gün olarak kaldı.
#GazzeninVebali
7 Ekim’de yalnızca bir sınır aşılmadı; yıllardır inşa edilen yenilmezlik efsanesi de yıkıldı. Şehitler geride bir gün değil, işgale karşı bir hafıza bıraktı.
#gazzeninvebali
@ozgun_tuna60355 7 Ekim’de yalnızca bir sınır aşılmadı; yıllardır inşa edilen yenilmezlik efsanesi de yıkıldı. Şehitler geride bir gün değil, işgale karşı bir hafıza bıraktı.
Birileri İsrail’i yenilmez sanıyordu. 7 Ekim, bu vehmi tarihin ortasına çakıp geçti. İşgalin karşısında duran ve şehit düşenlere selam olsun.
#GazzeninVebali
Bir işgal düzenini güçlü kılan yalnızca silahları değil, insanların onun yenilmez olduğuna inandırılmasıdır. 7 Ekim, bu psikolojik duvarın da yıkıldığı gündü. O gün şehit düşenlere selam olsun.
#GazzeninVebali
@KokluDegisim 7 Ekim’de yalnızca bir sınır aşılmadı; yıllardır inşa edilen “yenilmezlik” algısı da aşındı. Tarih bazen bir günle, bir gün de bir avuç insanla değişir. 7 Ekim şehitlerine selam olsun.
@haskologlu Cemil Tugay AK Parti’ye katıldı, rozeti Erdoğan taktı.
Dün CHP, bugün AK Parti…
Meğer mesele ideoloji değil, omurga meselesiymiş.
Rozet değişince fikir de, taraf da değişiveriyor.
Vatandaşa yıllarca “siyaset” diye anlatılan şeyin özeti: Rozet sabit, ilke değişken.
@fatihtezcan İzmir Belediyesi AKP’ye geçince çöplükte çiçek açmış! 🌸 Ne büyük başarı! Türkiye’nin dört yanında kriz ve yozlaşma yaşanırken çöplüğü süsleyip “hizmet” diye pazarlıyorlar. AKP de CHP de aynı: görüntüyü değiştir, düzen aynı kalsın.
@sabri_okur@DIBSafiArpagus İslam’da din ile dünya ayrılmaz; Diyanet ise dini hayattan koparıp yalnızca “din işleri”ne indirgeyen laik düzenin kurumsallaşmış tezahürüdür.
Aksa Tufanı’nın üçüncü yılına giriyoruz.
Halklar susmuyor. Asıl susanlar, özellikle Müslüman ülkelerin yöneticileri.
Gazze direniyor; onlar seyrediyor.
Hocam, siz merak etmeyin. Bugün “üzeri kapatılmasın” dediğiniz mesele, AK Parti’ye desteğiniz söz konusu olduğunda yarın unutulur. Sonuçta mesele nizam değil, sadece bazı “aksaklıklar” değil mi?