Dus 1'e indiğinde ses çıkarmayanlar, 3. Atama yapılmadığında ses çıkarmayanlar, doktoralıları uzman saymak istediklerinde ses çıkarmayanlar bunlar daha başlangıç. Bugun size dokunmayan şey yavaş yavaş size yaklaşıyor. Adım adım diş hekimliği yok ediliyor
"Ekimde atama olacak" tamamen avutmak için söylenen bir söz.
Bugüne kadar her atama da minicik sayılarla da olsa dahil olduk. Önce atama sayısı azaltıldı. Şimdi de yok sayıldık.
Bunu kabullendiğimiz noktada, başka atamalarda da yok sayılabiliriz.
#AtamadaDişEczDışlandı
Efendiler uzmanlık sınavı yıllardır yürürlükteyken doktora adı altında evlatlarınızı fakültelere araştırma görevlisi yaptınız, devlet imkanlarını çocuklarınızı yetiştirmek için kullandınız. Mesleği kendi tekelinize sokmaya çalıştınız, yetmedi mi?
#DoktoralıUzmanSayılamaz
Evlerinde ailelerinin ellerine bakarak 25-26 yaşında cebinde bir kuruş olmadan DUSa çalışan insanların hakkını kim verecek o halde #uzmanliktanelinicek
Elbette eşit şartlarda yapılmamış hiçbir sınav, eşit şartlarda alınmamış hiçbir eğitim denk değildir zaten
Tartışmaya açık bile değil
Sonu bilinmeden sınava girip kazanmış, zorlu yollardan geçmiş uzman olmuş birisinin ünvanını, başka birisine "Sen burada doktora yaptın, şu sınava gir bu puanı al ünvan senin" diye verirseniz bu adalet değildir.
Ama diyelim adaletli
Hadi gelin katman katman derinleşelim.
Bu durumda açıkladığınız kararla diyorsunuz ki "tek bir sınav puanına mahkum olmak adaletsiz."
O yüzden son sınav puanına değil, birkaç sınav bakalım.
Tamam.
Peki madem dert tek sınava güvenmemekse, neden çözüm 5 sınav değil de 5 yıl oldu?
Başından beri yılda iki kez yapılan TUS'ta bile yatay geçiş şartında son 5 sınava bakılır, yani "5 sınav" bu işlerde genelde standarttır. Neden şimdi 5 yıl oldu bu?
Cevabı hepimiz biliyoruz:
Taban puanı bu yıl sıkıntı asla olmaz
Son 5 sınav derseniz tam kurtarmaz.
Daha önceki yıllarda taban puanlar bugünün çok altındaydı. 5 yıl kurtarır.
Bugün ise genç diş hekimi 5 yıl öncesine göre çok daha fazla net yapıyor, sınava giren artıyor ama kadrolarda artış yok.
Yine hiçbir şartta adil olmaz ama mesela söyler misiniz, neden bu arkadaşlar puan üzerinden değerlendiriliyor? DUS bir sıralama sınavı.
Son sınavın sıralamasını yapsalar ya bölümleri için?
Ortodontist olacak adam ilk 100'e girsin abi?
Hadi son 5 sınavın ortalama sıralamasını yapsınlar?
Yok ama sıralama hiç kurtarmaz de mi? Yormayalım o kadar da
Bedelsiz değil dedik de, bu kadar da uzun boylu değil yani(!)
92 netle bile iyi sıralamalar alıp yerleşemeyen, açıkta kalan çocuklar var.
Şimdi aynı sınava giren sayısı bir anda çok daha fazla artacak, hem de zaten az olan kontenjanlar yeni ve bir anda verilecek yüzlerce "uzman" ünvanı nedeniyle daha da az olacak.
Onların gerçekten yenen hakkı için kimse "şunu düzeltelim" demiyor.
Peki ne yapıyorlar?
Şartları daha ilk günden bilerek kabul etmiş doktoralılar için "özlük hakkı düzenlemesi" diye bir şey sunuyorlar. Gerçekte yapılan ise düpedüz uzmanlık vermek.
Bu işlem, DUS'a girecek yeni mezun diş hekimine tek bir alan bile bırakmıyor.
Emeğiyle, sınavıyla asistanlığını kazanmış, bitirmiş, işini yapan uzman diş hekimi; kendisiyle aynı yollardan hiç geçmemiş biriyle denk sayılacak, aynı yetkiyi taşıyacak. Zaten sorun yumağı olan diş hekimliğinin ortasına bir düğüm daha atılacak. Hem de bu seferki öyle böyle büyük bir düğüm değil
Yıllardır mahvolmuş durumdaki fizyoterapistlerin kaderine diş hekimlerini de ortak etmek bu.
Tekrar söylüyorum:
Bu yola girenler, baştan bunun DUS sonrası uzmanlıkla denk olmadığını biliyordu.
2012'den sonra bu yolu seçen kişi, uzmanlık sınavını değil, şartları önceden belli olan başka bir yolu tercih etti.
O şartları şimdi geçmişe dönük silmek, herkesin bile bile kabul ettiği anlaşmayı tek taraflı bozmaktır.
Net konuşalım:
Bu düzenlemenin asıl odağı anlatılan o özlük meselesi falan değil. Doğrudan uzmanlığın kendisi. Adını ne koyarsanız koyun, yapılan iş bu.
#DoktoralıUzmanSayılamaz
Sayın hocam size de kolay gelsin
Bir sorum olacaktı:
Yurtdışında ileri cerrahi eğitim almak isteyen ama annesi-babası-dayısı vb nüfuzlu olmayan, üstelik son DUS'ta 92 net yapmış ama yerlesememiş meslektaşlarınızı da bu ideallerini desteklemek amacıyla doktora programlarına kabul alır mısınız?
Daha can alıcı kısma gelirsek de, 2012'de bir uzmanlık sınavı gelmesine rağmen, doktora programlarinin devam ettirilmesiyle başlayan haksızlığa gerekçe olarak gösterilen bu "akademik düşünüyorum, yurtdışı düşünüyorum, hakların esit olmadığının farkındayım." çıkışlarıyla bu yolları seçen meslektaşlarınıza uzmanlık unvanı bedelsiz vermeyeceksiniz ne hoş, peki talep edeceğiniz bedel gerçekten son 5 yıl taban puan ortalaması almak vb gibi ölçütü ne olduğu belli olmayan komik puanlar almak mıdır??
Böyle bir durumda, örneğin son sınavda yaptığı yüksek netle açıkta kalmış olan annesi babası vefat etmiş bir yeni mezun diş hekimine de, sizi eleştirdiği ve haksızlığı dile getirdiği için "ya edep" göndermesinde bulunmayı kendinize hak görecek misiniz?
Tekrar kolay gelsin 🙏🏻
Uzmanlık, bütün diş hekimlerinin aynı sınava aynı şartlarda girip kazandığı unvandır. Doktora üzerinden uzmanlık dağıtmak, herkesin önündeki kapıyı bir avuç insana arkadan aralamaktır.
Liyakat ya herkese eşittir ya da liyakat değildir.
#doktorayauzmanlıkrezaleti
Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
Arkadaş 120 soruda 90 net yapılıp açıkta kalınan sınav mı olur?
Böyle bir ayırt edicilik olur mu? Böyle soru sorulur mu?
Bu kadar basit sorulan sorular, çalışan ile çalışmayanı nasıl ayırt edecek?
Zaten kuş kadar kontenjan var, o da bu kadar basit ve özensin sorulan soruların cevaplanmasına göre dağıtılırsa çalışıp hakkını almak iyice imkansızlaşır.
Atama desen sıkıntı, sınav desen kontenjan az, sorular desen özensiz
Bu nedir ya?
#DUS
Sayın bakanım @drmemisoglu,Bugün #dus açıklandı. İnsanlar 92 93 netlerle açıkta kaldı.Binlerce işsiz hekim var,9 yıldır atamaya katılıp atanmayan var.Tek çözüm dus diyenler bugün o çözümün de sonuna geldi.Mesleğe çözüm yoksa bari söyleyin de hayatımızı daha fazla heba etmeyelim.
Diş hekimliği mezunları, işsiz kalmaktan korkmamalı, özelin insafına kalmamalı, kamuda istihdamları sağlanmalı
Uzmanlik eğitimi için girdikleri sınavda büyük kısmı yerleşememekten muzdarip olmamalı.
Kafayı yoracakları soru: "Acaba yerlesebilcek miyim?" değil,
"Hangi uzmanlığı yapmalıyım?" olmalı.
Siralamalara bakınca birçok dişhekimi, uzmanlık yapmayı hak edecek düzeyde sonuçlara rağmen açıkta kaliyor
#YÖKtenDUSaGÜÇLÜKadro
Soru sayısı az, kalitesiz, net bir cevabı yok.
İtiraz edilen çok soru oluyor.
Farklı soru olsun diye saçma sorular soruluyor
Çalışanı belirleyen sınav hazırlanmıyor
Kontenjanlar az kazanan da şansa kazanıyor
#YÖKtenDUSaGÜÇLÜKadro@saglikbakanligi@drmemisoglu@YuksekogretimK
Artık sınava hazırlanmak da mantıklı değil
1 seneni feda ediyorsun
sınava giren sayısı 10kyı geçiyor kontenjan 900 bile değil
90 net sınır oluyor
atama desen yok
özeller tecrübeli hekim istiyor iş vermiyor iş verse asgari ücret veriyor
Bir mesleğin bitişi
#YÖKtenDUSaGÜÇLÜKadro
Diş hekimliği ciddi bir istihdam kriziyle karşı karşıyadır.Son yıllarda sembolik düzeye inen kadro sayıları,artan mezun sayısını dengelememektedir.Kamuda ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin aksamaması için yüksek kadrolu alım bir tercih değil,zorunluluktur.
#RteDişEczya10binAtama
Bu ülkenin en zorlu eğitim süreçlerinden başarıyla geçmiş, devletin ve ailelerin yıllar boyu büyük emeklerle yetiştirdiği pırıl pırıl beyinleri bekleme odalarına mahkûm etmek; yalnızca gençlerin geleceğini değil, kamu kaynaklarını da açıkça israf etmektir.
Bir yanda MHRS kuyruklarında randevu bekleyen halkımız, diğer yanda atanmayı bekleyen binlerce diş hekimi ve eczacı…
Çözüm bu kadar açık ve ortadayken, çözüm makamındaki bu sessizlik neden?
Lütfen, gençlerin umudunu da halkın sağlığını da daha fazla ertelemeyin.
#BakanDişEczacıyaSessiz
Diş hekimliği mezunları işsiz, hastalar randevu bulamıyor.
Plansız fakülte açılışları, iptal edilen atamalar ve yetersiz kadrolar sağlık sistemini çökertiyor.
Bilimsel planlama şart, gençlerimizin emeği heba edilemez.
Raporu okudum, özet şöyle:
Türkiye’de oyun platformlarına temsilci bulundurma zorunluluğu getiren düzenleme taslağı hazırlanmış. Uymayanlar için kademeli yaptırım: önce 1-30 milyon TL para cezası, ardından %50, son aşamada %90 bant daraltması öngörülüyor. Teknik olarak %90 daraltma platformun işlevsiz hale gelmesi anlamına geliyor.
Sektör verileri: 810 milyon dolar büyüklük, %133 yıllık büyüme oranı, 48 milyon aktif oyuncu. Yerli geliştiricilerin satışlarının %90’ından fazlası Steam ve Epic Games üzerinden gerçekleşiyor. Bant daraltması sadece son kullanıcıyı değil, geliştirme süreçlerini de felç ediyor: build yükleme, güncelleme dağıtımı, multiplayer testler teknik olarak imkansız hale geliyor.
Raporda önerilen alternatifler:
IARC Entegrasyonu: Uluslararası Yaş Derecelendirme Koalisyonu sisteminin Türkiye tarafından resmi referans olarak kabul edilmesi. Steam, Epic Games, Nintendo gibi platformlar zaten bu sistemi kullanıyor. Otomatik sınıflandırma sayesinde her oyunu manuel inceleme ihtiyacı ortadan kalkıyor.
Hukuki İrtibat Noktası Modeli: Fiziksel ofis zorunluluğu yerine AB’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamındaki “Legal Point of Contact” modeli. Platformlar yerel muhatap atıyor ama küresel operasyonları bozulmuyor.
İçerik Bazlı Filtreleme: Almanya örneği; platformun tamamını engellemek yerine, yaşa uygun olmayan içeriklerin sadece ilgili ülkede geo-blocking ile gizlenmesi. Steam’in Almanya’da uyguladığı USK sistemine dayalı filtreleme modeli.
Ebeveyn Kontrol Standartları: Platformların mevcut parental control araçlarının (Epic Games Family Controls, Steam Family View, Xbox Family Settings) standardize edilmesi ve güçlendirilmesi.
Sonuç ve riskler:
Yatırım riski: Regülasyon belirsizliği nedeniyle girişim sermayesi akışının durması, mevcut yatırımcıların risk puanlarını artırması.
Dijital beyin göçü: Geliştiricilerin Estonya (e-Residency), Polonya (IP Box teşviki), Dubai gibi alternatif lokasyonlara şirket taşıması. Sadece vergi kaybı değil, teknolojik hafıza kaybı.
Savunma sanayi etkisi: HAVELSAN’ın Unreal Engine ile geliştirdiği Malazgirt Ciddi Oyun Altyapısı gibi kritik projelerin güncelleme ve marketplace erişimi sorunu.
Ekonomik kayıp referansı: 2024 Ağustos’taki 1 haftalık Instagram yasağının günlük 1.9 milyar TL ekonomik kayba yol açtığı hatırlatılıyor.
Rapor, çocuk güvenliği hedefini desteklerken, küresel standartlarla uyumlu, sektörü yok etmeyen, teknik olarak uygulanabilir çözümlerin mevcut olduğun anlatmış. Umarım gençleri dinlerler.
Diş hekimliği kontenjanları yıllardır plansızca artırılıyor; buna karşın kamuda atama yok denecek kadar az. Binlerce genç diş hekimi uzun yıllar süren sınav stresi, diş hekimliği fakültelerinin yüksek maddi yükü ve maddi-manevi yıpranmanın ardından mezun oluyor; ancak karşılarında güvencesiz ve belirsiz bir istihdam tablosu buluyor. Sorun “mezun çokluğu” değil, insan gücü planlamasının yokluğu. Eğitim kalitesi düşürülüyor, emek değersizleştiriliyor, sağlık hizmeti rakamlara indirgeniyor. Bu tablo bireysel başarısızlık değil; açık bir sağlık, eğitim ve istihdam politikası krizidir
#DişHekimiVarAtamaYok