tam selalar okunurken komşumuz veysel abi sokakta havai fişek attı art arda. on yıllık travmam bir gecede ortalığa saçıldı. aklım yerinde değil artık. geçmiş olsun.
bunu yazdıktan 5 yıl sonra akademiyi bıraktım, bir seneden fazla dergimizin dükkanını işlettim, çikolata şerbet limonata yapıp sattım, kapının önünde oturup sağı solu izleyerek çay içtim. söz ne acayip.
akademiyi edebiyatı yazıyı çiziyi bırakıp bi dükkan açmak istiyorum ya. yemek yapıp satayım. kapının önünde oturup sağa solu izleyim, boyna çay içeyim filan. isim, menü, dekorasyon hazır
şimdi bu arkadaşın hesabındaki bütün twitleri tarayalım, yargılayacak hiçbir şey çıkmaz mı zannediyorsunuz. yapmayın güzel kardeşlerim. çok gaza gelip müthiş büyük konuşuyorsunuz. hoş değil. kimseye yakışmıyor bu zehirli ve saygısız tavır
ya böyle şeyleri önceden görüp geçiyordum ama bunu neden yapıyorsunuz allah aşkına? günlük hayatta karşılaşsak şu üslupla kim kiminle konuşur? sosyal medya nasıl bir özgüven veriyor sizlere? karşısındaki kişi tesettürlü, neyi nasıl ve ne kadar yaptığı hakkında yorum yapamazsınız
"Dede Korkut, hikayelerde veli bir kişi olarak görünür."
..
"Bir Türk hanı, sadece iki kişi geldiğinde ayağa kalkar. Biri karısı, diğeri de Dede Korkut."
Sosyal Medya annelik, hamilelik, doğum ve doğum sonrası süreçleri korkunç, hastalıklı ve çirkin bir şeymiş gibi gösteren, travmatize eden sayısız bu tarz içerikle dolu.
1 yaşında bebeğim var. Asla böyle bir vaziyet yaşamadım. Tek bir çatlağım olmadı. Kilo kilo diye korkutuyorlar, spor bile yapmadan birkaç ay sonra aldığım kiloların çoğunu kendiliğinden verdim. 6 ay sonra ise tamamen eski fiziğimdeydim. Ki kilo veremeyebilir, eski fiziğime dönemeyebilirdim de, vurgu bu değil. (Sürecini böyle geçiren milyonlarca kadın da var)
Bu içerikler yüzünden annelik ve hamilelik deneyiminden iyice korkan, asla anne olmak istemeyen sayısız genç kız, kadın var. Zaten korkunç bir doğum hızı düşüşü varken bu tarz içeriklerin artışı asla normal değil.
Herkes bu tarz şeyler yaşamıyor, evet yaşayanlar da var. Evet hamilelik, doğum ve annelik süreci çok zor. Ama böyle travmatize edildiği gibi de değil.
Ve en önemlisi bedenimizden ibaret değiliz. Bizi biz yapan tek şey bedenimiz, görüntümüz ve çekiciliğimiz değil. Velev ki böyle görünsek bile değerimizden tek şey kaybetmiyoruz ki. Şunu içselleştirelim artık: Bedenimizden ibaret değiliz.
Birini kaybettikten sonra onsuz olan her şey çok zor. Onsuz ilk bayram, onsuz ilk ilkbahar, onsuz ilk doğum günü… Hayatın sevdiğimiz biri öldükten sonra hiçbir şey olmamış gibi devam etmesine çok üzülüyorum.