01.06.2024 Tarihinden İtibaren Ceza Muhakemesinde Uygulanacak Süreler
Bildiğiniz üzere 8. yargı paketi olarak bilinen düzenleme 7499 sayılı Kanun olarak yasalaşmış ve 12.03.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Bu Kanun ile Ceza Muhakemesi alanında süreler yönünden birçok değişiklik yapılmıştır.
Sürelere ilişkin düzenlemeler 01.06.2024 tarihinden sonra verilecek karar veya hükümlere uygulanacaktır. Bu tarihten önce verilen/verilecek karar veya hükümler yönünden eski düzenlemenin uygulanmasına devam edilecektir.
1 günlük gecikme ile istinaf, temyiz veya AYM başvurusunu kaçıranlar ceza usul hukukunda sürelerin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu çok iyi bilirler. Ceza hukuku alanında yapacağınız hukuk mücadelesini ancak Kanunda belirtilen sürelere uyarak yapabilirsiniz.
Yeni uygulamada verilecek karar veya hükümlerde başvuru sürelerinin ne olduğunu gösteren sizin için hazırlamış olduğum 3 sayfalık bilgilendirme notunu görsel olarak ekte paylaşıyorum. Ayrıca başucu bilgi niteliğinde özet bir sayfa daha hazırladım. Bu sürelere mutlaka ama mutlaka dikkat edin.
Herkesi ilgilendiren bilgilerin paylaşımı ve oluşabilecek mağduriyetleri önleme adına Rt ve beğeni yaparak ihtiyaç sahiplerine ulaştıranlara şimdiden teşekkür ederim.
Faydalı olması dileğiyle…
Tüm kamuoyunca penaltı olduğu kabul edilen bir pozisyonu yok saymanın, karşılığında manipüle edilmiş video görüntüleriyle elle oynama serzenişinde bulunmanın, zevksiz geçen derbide kaleyi bulan şutu olmamasına rağmen çeşitli çıkışlarla hedef saptırmanın futbolumuza katacağı hiçbir değer yoktur. Rakip takımın yöneticilerinin yaptığı bu tür açıklamalar, futbola tutkuyla bağlı insanımızı manipüle ederek yanlışa yönlendirmek ve ülke futbolunu geriletmekten başka bir amaca da hizmet etmeyecektir.
Saygılarımızla.
Profesyonel futbolcu Mauro Emanuel Icardi Rivero’nun transferi konusunda futbolcu ve kulübü SAS Paris Saint-Germain Football ile resmi görüşmelere başlanmıştır.
Meclise giren 600 vekilden 550'sinin bırakın ülkede Haluk Levent kadar karşılığı olmasını, kitapları 5-10 bin satan bir edebiyatçı kadar bile kitlede karşılığı yok.
Meclis aslında idealizm açısından en zavallı günlerini yaşıyor. 103. Yılında o kutlu mekânı parası dışında hiçbir şeyi olmayan sönük heriflerle doldurduk.
Domuzbağcı ve Kandilci vatansız tiplerin girmesi değil, Türklük iddiasındaki partilerin Edirne pazarında bile beş para etmez adamları vekil seçtirmesi ve bunların Türk Vekil adını taşıyacak olması üzücü.
Bir Avrupa kanalında çatır çatır çıkıp yabancı lisan ile konuşacak, Türkiye'nin meselelerini anlatacak kaç vekilimiz var?
Kaç vekil Türkiye'nin tüm komşularını ve içinde bulunduğu coğrafyayı kaba taslak çizebilir?
Kaçı önceden çalışmayı geçtim kağıda ve promptera bakmadan bir konuşmayı başından sonuna dek yapabilecek donanımdadır?
Kaçı IQ seviyesi olarak temsil ettiği şehrin IQ ortalamssının zirvesindedir?
Kaç vekilin siyaset öncesinde bir STK ile topluma karşılıksız hizmet etme geçmişi ya da kitapları ile başlattığı bir mücadele ya da alanında saygın bir ismi var?
Kaç vekil milli bir meselede bedel ödemiş? Kaç vekil, temsil ettiği halkla en son ne vakit aynı otobüslere binmiş, vapurda, trende, otobüste seyahat etmiş?
Kaç vekilin duvara asmalık aforizmaları, özlü sözleri, geniş bir hayat tecrübesi içerisinde pişirip sunduğu ifadeleri var?
Kaçı "hiçbir şekilde satın alınamaz" fiyata sahip?
Kaçı Türkiye'nin yapısal sorunları gibi ezber kelimeler dışında artan cehalet ve toplumsal moronlaşmadan endişeli? Kaçı bu endişeyi dile getiriyor?
Olmuyor. Bu meclisten doğru karar çıkmaz, çıkmayacak.
Demokrasinin mabedini kirlettik.
Çağrı filminde diyordu ya Ebu Süfyan "yaşam tarzımız yanlıştı. Taptığımız putlar bizden beterdi" diye.
Seçtiğimiz kişilerin de çoğu bizden beter.
Ne vekil halkı temsil edebiliyor ne de halk doğruyu seçebiliyor. Doğruyu yanlıştan ayırt edebilen kişiye eskiler "mümeyyiz" demiş.
Bu kelimenin bile manâsını unutan kişiler aslında bir açıdan kavram cahili oldukları için bir bakıma gayr-ı mümeyyiz'dir.
Yedi yaşından küçük çocuklar ve bunaklar hukuken gayrı mümeyyiz kabul edilirmiş yani ifadesine ve irade beyanına hukuki hüküm atfedilemez ve itibar edilemez...
Türk halkının ne kadarı mümeyyiz kapsamına girer eğer bunu araştıracak olsak ve sadece onlara seçme hakkı versek, belki meclise doğru dürüst on kişi zorlukla seçilebilirdi...
Bir de hangi kaliteli adam size vekil olsun ki? Hangi cesur adamın arkasında durabiliyorsunuz?
Ka�� cesur adamı sahiplendik?
Helikopteri düşürülüp dağların başında öldürülen o adama çok mu sahip çıktık?
Çoğumuz anonim hesapla fikir beyan eden, konuşma ve fikri mücadeleyi bile mafyaya terk etmiş onlardan bekleyen insanlarız.
Akademisyeni bürokratı, fikir beyan etmekten uzak korkak tiplerden oluşuyor. Çoğu iki kadeh içince siyasi açıdan içindekini kusuyor ama normalde gizliyor... Sistem, kendi münafıkların yetiştiriyor.
Kalite de bu oluyor sonuçta.
Demokrasi de böyle bir şey işte.
Toplumsal kalite düşünce, seçenler seçtikleri kişileri sorgulamadan seçiyor.
Özetle, peygamberin dediği gibi oluyor.
"Neyseniz o şekilde yönetilirsiniz"