@DarthVaderr1907 Oynadığı takıma sahip çıkan adam gibi adamlara her zaman yer olmalı takımda. Anlaşılan gizli cinconlusun kardeş sen. Boş yapma. Onlar gibi karaktersizlik mi yapsaydı yani
Be sahtekar ben 1972 73 döneminde seninde memleketin olan Erzurum'da Şair nefi orta okulunda okudum kitaplarımız okuldan verilen listeye göre aynı gün aldık.
Okul kaloriferliydi ve sınıf 40 kişiydi utanmadan yalan söylüyorsunuz, sözde müslümansınız , Allah ibadet etmeyeni belki affeder fakat yalancı riyakarları asla affetmeyecek .
@whisperhaber Bir bakan ülkesini yalan yanlış bilgilerle bu derece kötülememeli. Profesör olamadık dayımız yoktu ama çok şükür senin kadar zekamız var. Hiç mi Allah inancın yok be kardeşim hiç mi?
@GDagdas Hata herkese mahsus önemli olan bilinçli yapılıp yapılmadığı. Sayın eski vekil bu açıklamayı belge ve bulgu ile destekleyecek şekilde mi oluşturdunuz yoksa öngörünüz mü? Belgeleriniz varsa lütfen paylaşın
Özel Kuvvetlerden Eğirdir'e gitmişti tayinle. O dönem çok kıymetli bir ablamızın kızı da Eğirdir’de üniversiteyi kazanmıştı. Eşim aradı "abi bir emanetimiz var" diye.
Kızımız üniversiteyi bitirene kadar aile oldular ona Eğirdirde. Hatta öyle ki, evsahibi bizim kıza sorun çıkarınca bir miktar, o sorunu da çözmüştü.
Soğuk değil, çok soğuk bir Şubat günüydü eşim arayıp "Zafer şehit oldu" dediğinde.
"Saçmalama Zafer'e mermi mi işlermiş?" dedim.
İşlermiş...
O günden daha soğuk bir günde, Cebeci'de, Tekin'le beraber toprağa verdik.
Yıllar sonra birgün kızkardeşi ile yazışırken bana "Emel, biz bir acı yaşadık, bununla yandık. Siz orada sürekli aynı acıları yaşıyorsunuz, sizin haliniz bizden daha zor" demişti. Hakikaten de, o yıl Zafer'den sonra 4 arkadaşımızı daha toprağa verecektik. Martın sonunda Hasan Hatıl, Cengiz Gülcü, Faruk Kaya, 25 gün sonra da Ercüment abiyle vedalaştık.
Zaferden 2 ay kadar önce de Sinan'la vedalaşmıştık.
Sonra da, epeyce vedalar yaşadık. Tıpkı öncesindeki gibi...
Ruhları şad olsun 🤲
1994 Yılının Mart ayıydı.
Yedek Subay Tim komutanıydım.
Muş'un Hasköy ilçesi ile Bitlis'in Güroymak ilçesi arasında kalan Bisi deresinde çok şiddetli çatışma çıkmıştı.
O çatışmaya katılmadım ama , bölgenin çok yakınında yol koruması yapıyorduk, telsizle an be an olan biteni dinliyordum.
İsmail MORAY(Ayıboğan) Üsteğmen komutasındaki Muş Jandarma Özel harekat -A-Timi 10 kişilik terörist grubu ile göğüs göğüse vuruşuyordu.
Alay komutanı, Bingöl Jandarma komutanlığından Silahlı Cobra helikopteri çağrısı yapmıştı.
Tim Komutanı;
- Komutanım helikoptere gerek yok alt tarafı 10 tane terörist var, durduk yere o kadar masrafın lüzumu yok demişti.
O çatışmada 10 teröristin tamamı öldürüldü.
Maalesef Ayıboğan lakablı komutanımız üsteğmen İsmail MORAY ve Gocagurt lakablı Yılmaz uzman şehit olmuştu.
Nereden nereye!
Atatürkçü-Milliyetçi vatan evlatları şehadete yürürken bile devletin helikopterinin yakacağı benzini hesap ediyordu.
Atatürk'ten nefret eden müslüman Arap Milliyetçileri de yetimin, fakir fukaranın hakkını, iliklerine kadar hortumlamaya devam ediyor.
*
Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz’dan Milli Eğitim Bakanı Tekin’e sert tepki:
• Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kurtuluş Savaşı” kavramının yeni müfredatta yer almayacağını, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” dedi.
• Yeni müfredatta “Kurtuluş Savaşı” kavramının çıkarılacağını, yerine “Milli Mücadele” kavramının getirileceğini söyledi.
• Bir hatırlatmayı ifade etmek isterim,
• Öncelikle bu isimlendirme keyfi değil, dönemin kendi adlandırmasıdır.
• Savaşı yürütenler ona “İstiklal Harbi” dedi, gazilere verilen madalyanın adı İstiklal Madalyası, milli marşın adı İstiklal Marşı’dır.
• “Kurtuluş Savaşı” bu adın Türkçeleşmiş halidir. Ayrıca “koskoca Osmanlı İmparatorluğu” argümanı kendi içinde çelişkilidir, o koskoca imparatorluk 1918’de savaşı kaybetmiş, ordusu terhis edilmiş, başkenti işgal altında, padişahı işgalcilerle uzlaşmış durumdaydı.
• “Kurtuluş Savaşı” tam da o devletin artık halkını koruyamadığı boşlukta, Anadolu halkının kendi örgütlediği direniştir.
• Osmanlı’nın büyüklüğüne saygı, işgal gerçeğini silmeyi gerektirmez, ikisi aynı anda anlatılabilir.
• “Milli Mücadele” zaten kullanılan bir kavramdır, sorun eklenmesi değil, “Kurtuluş”un çıkarılmasıdır.
• İki kavram yüz yıldır yan yana yaşıyor. Birini müfredattan silmek pedagojik bir sadeleştirme değil, tarihsel anlamı daraltan bir tercih olur.
• “Mücadele” neye karşı verildiğini söylemez, “Kurtuluş” ise işgali, Sevr’i ve bağımsızlığın bedelini ismin içinde taşır.
• Öğrenciden gizlenen kelime değil, o kelimenin hatırlattığı bağlamdır.
@Mert_Hakyemez@BersanTaskaya Sen avukat olarak hangi bilgi ve bulgu ile yada kanıtla konuşuyorsun aslanmparçası. Avukat olunca suç isnat etmek serbest mi? Hayırdır? Fenerbahçeyi 3 Temmuz sürecine götürmwyemçalışan yoluk cinconlular ile hamsilere ne diyorsun?
@MuratYildiz_MY1 Watshap grubunda söylenen cümleleri bir okusan😔 ar damarı patlamış bu parayı siyasete alet eden sözde siyasetçiler. Yarabbi şükür diyorlar. Her devrin adamısınız madem; Atamı bayrağımı değerlerimi bari buna alet etmeyin desek ne çare
@funda035_35@Verda_Cos Devre arkadaşımızın eşi olan bu zatı muhterem hepimizi rezil etti. İnsanların Savunduğu değerler bile sözde çıkıyor artık. Daha kötüsü de bunu kadınlarımızın yapması son dönemde😔