Biz bu nesli kanımızla hak ettik... Elhamdülillah... Ve bu nesil bize can olacak, can...
Kassam Tugayları, ilk kez paylaşılan yeni görüntüleri kamuoyuna sundu. Görüntülerde, Siyonist tankın kapağını açmaya çalıştığı sırada tankın kaçtığı mücahit ile mütevazı silahıyla Siyonist tankı takip ettiği anlar ve Aksa Tufanı’na katılımından görüntüler yer alıyor.
Şehit olan mücahit: Lüey el-Berim.
🎥📍 Gazze
ÇOCUKLARA KELEPÇE, ASKERİ MAHKEMEDE YARGILAMA: İŞGALİN ACIMASIZ YÜZÜ!
"İsrail işgal polisi, Filistinli küçük çocukları sürükleyerek askeri mahkemeye götürüyor..."
Dünya kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu görüntüler, işgal rejiminin çocuk haklarını ve uluslararası hukuku nasıl ayaklar altına aldığını bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
Sokaklardan, evlerinden koparılan ve yetişkinlerle aynı ağır şartlarda Askeri Mahkemelerde yargılanan Filistinli çocuklar, sistematik bir psikolojik ve fiziksel baskıya maruz bırakılıyor. İşgal güçlerinin küçük yaştaki çocuklara uyguladığı bu sert gözaltı ve yargılama yöntemleri, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından sert bir dille kınansa da ihlaller durmaksızın devam ediyor.
Küçük yaşta askeri mahkeme salonlarıyla ve işgal polisinin baskısıyla tanışan çocuklar, bölgedeki insanlık dışı uygulamanın en açık kanıtı. Çocuk hakları hiçe sayılarak sürdürülen bu askeri yargı sistemi, Filistin halkının geleceğini hedef alıyor.
📌 Küçük çocukların askeri mahkemelerde yargılanmasına göz yuman uluslararası sessizlik hakkında ne düşünüyorsunuz?
Mavi Marmara aktivistlerine, ‘bir grup manyak’ diyen Cem Küçük vardı. Müslümanlara ‘dangalak’ diyen Serdar Tuncer vardı. Şimdi de Taha Hüseyin Karagöz çıktı.
Tabi hiçbirinin şahsı ile alakalı bir şey söylemek istemiyorum. Haklarına girdikleri Müslümanların hesabını Allah’a vereceklerdir.
Sadece bir şey merak ediyorum! Arkanıza aldığınız rüzgar, cennetten daha büyük size ne vaat etti ki, Müslümanlara böyle hakarette bulunabiliyor, günahlarını alıyorsunuz.
Canınızı uyandırın!
Uluslararası Filistin konvoyu bugün sınırdan geçiyor. Irak ve Ürdün sonrası İnşallah Batı Şeria!
Allah'ım sen büyüksün, tamamına erdir, kavuşmayı nasip et...
5816 zulmü devam ediyor.
Çeyrek asırlık iktidarında, sadece 5816 sayılı yasadan dolayı zulme uğrayanların ahı ve vebali AK Parti iktidarına yeterde artar bile.
Bu zulümlerle Allah'ın huzuruna nasıl çıkacaklar?
Allah Şeyh İsam Amira'yı hayırla mükafatlandırsın. Ona zulmeden işgalci Yahudileri kahretsin. Gazze'yi sahipsiz bıraktıkları gibi Filistin'e sahip çıkanları kafirlerin elinde mahzun bırakanları da cezalandırsın.
Çin propagandası ile boykotlu Ülker ve Godiva markasının reklamını yapan trol, kendisini eleştirenlere karşı güya haklılığını savunmak için Müslümanları hedef gösteriyor.
Çin ve Ülker’in finansmanı karşılığında Uygurlu ve Gazzeli Müslümanları satan, omurgadan yoksun bir asalak elbette kendisini temize çıkarmak için Müslümanları da hedef göstermekten utanmayacaktır…
Sizden küçük ama çok kıymetli bir ricamız var. 🤲🇵🇸
Filistin Konvoyu’nun daha geniş kitlelere ulaşması, yaşananları daha fazla insanın görmesi ve konvoyun sesinin daha gür çıkması için kanalımızı paylaşabilir misiniz?
Bir paylaşımınız, belki de yüzlerce kişinin konvoydan haberdar olmasına vesile olacak.
Paylaşalım, takip etmeye davet edelim, Gazze’nin sesini hep birlikte daha da büyütelim. 🇵🇸🍉
Allah razı olsun. 🤲
İlahiyatçı Yazar Dr. Abdurrahim Şen
İmam Gazali’nin bir sözü var.
“İnsanların, toplumun bozulması, idarecilerin bozulmasıyla. İdarecilerin bozulması da, alimlerin bozulmasıyladır. Alimlerin bozulması da, mal ve makama düşkünlüklerindendir.”
Nizam bozuk, fikir bozuk, insan bozuk!
100 yıllık Cumhuriyet döneminde onlarca Kemalist iktidar gelmiş geçmiş, hiçbiri Mustafa Kemal'in güya Türk ve Kürtlerin kardeşliği için çıkardığı yasayı örnek almamış ama muhafazakar iktidar bir asır önceyi görmüş ve Çerçeve Yasa için Atatürk'ten ilham almış.
Süreç öyle bir noktaya doğru gidiyor ki, bugün gazetecilerin burada söylediklerini yarın siyasetçiler de söylemeye başlar. Şeyh Said'i "isyancı", Abdullah Öcalan'ı "barışın lideri" gösterirler.
PKK terörünü besleyen devletler ile dost ve müttefik olmalarına rağmen, Devletin Müslüman Kürtlere düşmanlığının İslam ve Hilafet için kıyam başlatan Şeyh Said'e dayandığını bildikleri halde bu karartmayı yaparlar. Dertleri terör sorununu bitirmek olsaydı önce ABD ve NATO ile bağlarını koparırlardı.
PKK’nın tamamen silah bırakması şartına bağlı olan bu proje de, tıpkı öncekiler gibi başarısızlığa uğramaya mahkumdur.
PKK, geçmişte de birkaç kez silah bırakma kararları açıklamıştı.
Örneğin; 1999’da Abdullah Öcalan’ın yakalanması, 2002’de KADEK’e dönüşüm süreci ve 2013’teki Çözüm Süreci sırasında bu tür adımlar atılmış ancak örgüt her defasında terör ve eylemlerine kaldığı yerden devam etmiştir.
PKK’nın ipleri doğrudan NATO, ABD, İngiltere ve İsrail gibi sömürgeci güçlerin elindedir! Bu işgalci katiller istemedikçe, PKK ne silah bırakır ne de Öcalan’ın çağrılarına uyar.
Terörü kökten bitirmenin yegane yolu şudur:
İslam’a ve Müslümanlara savaş açmış olan ABD ve İngiltere gibi sömürgeci güçlerin Türkiye’deki elçiliklerinin derhal kapatılması, işgalci ABD’nin İncirlik Üssü’nden defedilmesi, temel varlık amacı İslam’la mücadele olan NATO’dan derhal ayrılınması ve PKK’ya lojistik destek veren İsrail ile tüm ticari, diplomatik ilişkilerin tamamen kesilmesidir! Aksi takdirde, bu coğrafyada terör olayları asla son bulmayacaktır.
Dahası Türkiye, laiklikten ve cumhuriyet rejiminden tamamen vazgeçip İslam nizamına ve Hilafet’e dönmedikçe, küresel sömürgeci güçlerin saldırılarına ve komplolarına maruz kalmaya devam edecektir!
“Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinenlerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Oysa bütün izzet ve şeref tamamen Allah’a aittir.” [Nisâ 139]