@kilicdarogluk@avrasyaanket Çocuk mu kandırıyorsunuz? Ne yapsanız ne söyleseniz gözümüzde hiçbir diğeri kalmadı. Süslü laflarla ancak kendi avanelerinizi oylayabilirsiniz.
İranlı muhalif sanatçı Ali Ghamsari, Trump’ın enerji santrallerini vurarak sivil halkı cezalandırma tehdidine tepki göstermek için kendini riske atarak santral önünde müzik yapıyor.
Çocuğa yönelik istismar iddiası bulunmaktadır.
Psikiyatrik yatış ihtimali sağlık kurulu raporuyla belirtilmiştir.
Çocuğun sağlık durumunun risk altında olduğu kabul edilmiştir.
Buna rağmen açıklamada sürecin büyük ölçüde “annenin reddedici tutumu” üzerinden gerekçelendirilmesi ciddi bir çelişki yaratmaktadır.
Anne neden rıza göstermedi?
Eğer istismar iddiası karşısında etkin ve hızlı adım atılmadıysa, fail hakkında güçlü önleyici tedbirler uygulanmadıysa, annenin adalete olan güveninin zedelenmiş olması ihtimali göz ardı edilemez.
Ağır risk varken müdahalenin ebeveyn rızasına bağlanması ve açıklamanın ağırlıklı olarak anne tutumuna dayandırılması, çocuk koruma hukukunun temel ilkesi olan “çocuğun üstün yararı” ilkesini tartışmaya açmaktadır.
Risk tespit edilmişken süreci yalnızca “anne reddetti” şeklinde anlatmak kurumsal sorumluluğu gölgelemektedir.
Devletin görevi pasif izleme değil, aktif korumadır.
Çocuğun üstün yararı her türlü “rızanın” üzerindedir. #HifaİkraŞengüler #FatmanurÇelik
Tayfun’u bugün 1 saat cam ardından acı içinde gördüm!
Anayasa Mahkemesi kararı UYGULANMADIĞI İÇİN, masum yere hapiste olan eşim Tayfun Kahraman, sağlığını kalıcı biçimde etkileyecek çok ağır ve sancılı bir süreç yaşıyor.
Oysa 4 senedir kimseye bir zeval gelmeden, geri dönüşü olmayan bir hasar almadan bu haksızlık bitsin diye dua ediyordum…
Tayfun geçirdiği MS atağı nedeniyle dün bütün gün daracık havasız bir ring aracı içinde oradan oraya götürüldü.
Hastaneden koğuşuna geri götürüldüğünde ilaç dağıtım saati geçtiği için almak zorunda olduğu Neurotin adlı ilacı verilememiş! Tüm geceyi ağrı içinde bir başına geçirmiş!
Hastaneye tekrar sevki ve yatışı planlanıyor!
Ne yapalım biz? Kime anlatalım derdimizi?
Tayfun’un 4 senedir haksızca içinde barındırıldığı fiziksel ve psikolojik yaşam koşullarının hastalığının bugün geldiği seyre etkilerini hangi mahkeme değerlendirecek? Nereye başvuralım?
Masalarında Tayfun’un hastalığının ilerlediğine dair heyet raporu olmasına rağmen, AYM kararını uygulamayıp Tayfun’u tahliye etmeyenlerin ve hiç böyle bir şey olmamış gibi susanların hiç mi vicdanı yok, bu nasıl insanlık?
Resmi gazetede yayınlanmış AYM kararına göre dışarıda olması gereken Tayfun neden zırhlı araç içinde gün boyu şehirlerarası yolculuk yaparak tahlil, tetkik ve takip altında kalıyor?
Bizim daha ne yaşamamız gerekiyor?
Bu kadar zulüm, bu kadar gaddarlığı nasıl sineye çekelim?
Başımıza gelenlerin ve geleceklerin sorumluluğu kimde?
Anadolu’nun zenginliği Doğa Derneği’nin dükkanı Yavaş Dükkan’da.
Yavaş Dükkan, Anadolu’nun farklı bölgelerindeki Önemli Doğa Alanları’nda doğa kültürünü yaşatan, biyolojik çeşitliliği gözeten ve zehirsiz üretim yapan üreticilerin ürünlerini satıyor.
Dükkanımızın amacı, doğa dostu üretimleri destekleyerek doğanın korunmasını sağlamak. Ayrıca elde edilen gelirle Doğa Derneği’nin çalışmalarına katkı vermek.
📍13 yıldır devam eden bu girişim 2025 yılında;
📍17 Önemli Doğa Alanı ve Kadim Üretim Havzası’ndan gelen
📍50 farklı ürünle
📍71 üretici aileye destek oldu,
📍yüzlerce kişinin doğa dostu ürünlere ulaşmasını sağladı.
Yavaş Dükkan, bu kadim üretim bilgisi ve yöntemlerinin sürmesi için üreticilerin yanında olmaya devam ediyor.
Doğayla uyumlu üretimi desteklemek isteyen herkesi Yavaş Dükkan sitesine bekliyoruz.
Çizim: Gökçe Sümerkan
#YavaşDükkan #KadimÜretimHavzası #DoğaDostuÜrün #ZehirsizGıda #Anadolu
PROF. VICDAN’A İŞKENCE
Yoksul ailelerinin çocuklarından muayene parası almadığı ve ilacı biten çocuklara rapor tarihinden önce ilaç verdiği için tutuklanan Prof. Dr. Ayten Erdoğan’a cezaevinde şeker hastalığına karşı kullandığı ilaçlar verilmedi. 63 yaşındaki Prof. Dr. Ayten Erdoğan, merdivenlerden düştü ve kriz geçirdi.
Cumhuriyet’teki bugünkü köşemi buradan da paylaşıyorum:
Bakın, kimler tahliye edildi…
1- Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı. Kınık sadece bir gece gözaltında kaldı ve tutuksuz yargılandı. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
2- Türkiye ile Dubai arasında yapılan seyahatlerle kilolarca altın kaçırmakla suçlanan ve MHP’den istifa ettirilen milletvekillerinin dosyası rafa kaldırıldı. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
3- İstanbul Pendik’te 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’e çarparak ölümüne neden olan ve tutuklanan Ömer Faruk Ballı, 4 gün içinde tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
4- Bursa’da 30 kilometre hız sınırı bulunan caddede 82 kilometre hızla, 16 yaşındaki Zeynep Naz Sırakaya’ya çarparak ölümüne neden olan ehliyetsiz sürücü Efe Şayık’ın 9 yıla kadar hapsi istendi. Şayık, 57 gün sonraki ilk duruşmasında tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
5- Osmaniye’deki Bilge Sitesi’nin 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 105 kişi yaşamını yitirdi. Binanın inşa edildiği dönemde imar müdürlüğünde görev yapan eski MHP’li Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, Sevinç Ayşe Argun ve Haluk Koç’a, “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 21 yıl hapis cezası verildi. Ancak sanıklar sadece iki gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
6- Şort giydiği gerekçesiyle 23 yaşındaki hemşire Ayşegül Terzi’yi otobüste darp eden Abdullah Çakıroğlu ilk duruşmada tahliye edildi. Karar tepkilere yol açınca Çakıroğlu ikinci kez gözaltına alındı ancak mahkeme zanlıyı tekrar tahliye etti. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
7- İstanbul’da valelik yapan Ogün Tekin, araba çalmaya çalışanlar tarafından öldürüldü. Sanıklardan birinin 87, diğerinin ise 48 suç kaydı vardı. Cinayetin tüm failleri, iki yıl bile geçmeden mahkeme kararıyla tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
8- Pendik’te hamile kadın ve eşinin içinde bulunduğu araca saldıran tutuklu sanıklar Hasan Sel ve Hüseyin Sel kardeşler, olaydan üç hafta sonra ilk duruşmalarına çıktılar. Yirmişer yıl hapis istemiyle yargılanan kardeşler, o ilk duruşmada tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
9- Hollandalı uyuşturucu baronu Leijdekkers’in Türkiye faaliyetlerini yönettiği için tutuklanan Abdullah Alp Üstün ve ekibi tahliye edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz etti ama sanıklar firar etti. Tahliye kararını rüşvetle verdikleri iddiasıyla açığa alınan mahkeme heyetinin iki üyesi de göreve geri döndü. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
10- Antalya’da 11 yaşındaki B’ye cinsel istismarda bulunmaktan yargılanan E.K.Y’ye iki günde iddianame hazırlandı. Sanık bir ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
İddianamede olması gereken esas ‘suçlar’ :
1 - İstanbul’u 25 sene sonra ilk kez üst üste üç seçimde iktidar partisinin elinden almak,
2 - Mütahitlere peşkeş çekilmesi planlanan onca araziyi kent orman ve meydan yapmak,
3 - Şehrin köküne dinamit koyan Kanal İstanbul rezaletine karşı verdiği hukuk mücadelesini kazanmak,
4 - 2028 seçimlerinde sandıkta iktidar partisine görülmemiş farkla malubiyet tattırmayı planlamak,
5 - İktidarın yarım bıraktığı metro projelerini kaynak bularak tamamlamak,
6 - Toplumun her kesiminden devasa teveccüh gören ülkedeki tek siyasetçi haline gelmek,
7 - Partisi içindeki kontrollü muhalefet yapısının basiretsiz kariyer planlarını alt üst etmek,
8 - Kreş, üniversite yurdu, kent lokantası gibi görülmemiş sosyal belediyecilik uygulamalarıyla ülkenin aslında ne kadar kötü yönetildiğini gözler önüne sermek,
9 - Korkuyu, kini, nefreti, kutuplaşmatı değil, gülmeyi, neşeyi, umudu ve kenetlenmeyi temsil etmek,
10 - Çürümeye yüz tutmuş binlerce ecdad yadigarını İBB mirasla dirilterek kent hafızasına kazandırmak
#HakanTosunaNeOldu?
Sevgili arkadaşımız, gazeteci, belgeselci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun’un beyin ölümü gerçekleşti. İki gün önce akşam saatlerinde saldırıya uğramış Hakan. 27 saat sonra ağabeyinin hastanede olduğunu öğrenen kardeşi şu açıklamaları yaptı: “Kaldırıldığı hastanede ‘kimliksiz’ olarak kaydı yapılmış. Yüz taraması yapılmamış, parmak izi okutulmamış! Olay basına yansıyınca kritik olan ilk 24 saatin ardından tutulduğu acil servisten yoğun bakıma alınmış. Hala bir açıklama yok!” Olay sonrası iki kişi tutuklandı. Ancak saldırının nedeni bilinmiyor, hiçbir yetkili ne ailesine ne avukatına ne kamuoyuna bilgi vermiyor. Validebağ’da, Akbelen’de, Kaz Dağları’nda, Hatay’da hep o sordu ne olduğunu, şimdi soru sorma sırası bizde: #HakanTosunaNeOldu? Katilleri bulunana, hak ettikleri cezaları alana kadar bu soruyu ısrarla ve ısrarla sormaya devam edeceğiz: #HakanTosunaNeOldu?
Hakan Tosun’un başına ne geldi? Çevre aktivisti olan Hakan’a kim saldırdı? Giderek sokakları yürünmez yapan şehir eşkiyaları mı ? Yoksa Hakan Tosun’un duruşundan , sözünden rahatsız olan birileri mi? Her ne olursa olsun biri çıkıp bu saldırının hesabını soracak mı ? Soruşturma yapılıyor mu? Ağacı , çevreyi , doğayı savunmanın bedeli mi bu? Terörsüz Türkiye deniliyor madem önce sokak eşkiyasından ve katillerden , azmettiricilerden hesap sormayı da bilmek lazım