Olayla ilgili bizzat aile bireyleri ile yaptığım görüşmede,"olayın sebebinin çocuklar arasında gelişen bir kavgadan kaynaklandığını,an itibari ile tarlalarında işlerin başlarında olduğunu gerekli güvenlik önlemleri altında çalıştıklarını,ırkçı bir saldırının olmadığını" ifade etmişlerdir.
Yine de ailelerin Şırnaklı olmalarından dolayo özellikle Şırnak vekillerinin Zonguldak'a gidip yerinde durum tespiti yapmaları gerekir.
Sevgili Türk halkı,
Onbinlerce asker, sivil yurttaşımızın ölüm emrini veren narko-terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın İmralı’da bahçeli bir evde ikamet etmeye ve bir devlet komisyonuna başkanlık etmeye başladığının farkında mısınız?
Öcalan’ın yapılmak istenen yeni anayasayı yazacak kişilerden birisi olduğunun farkında mısınız?
Türk Milleti’nin Türk, Kürt, Arap diye 3 farklı millete bölündüğünün farkında mısınız?
Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin ağır çekim yıkılmakta olduğunun farkında mısınız? @zaferpartisi
Öncelikli olarak, bugün bir genel seçim olsa partilerin oy durumlarına bir göz atalım.
GENAR Türkiye Raporu-Ağustos
* AK Parti: %34,9
* Yeni Parti: %19,1
* DEM Parti: %10,1
* MHP: %8,5
* İYİ Parti: %8,3
* CHP: %7,0
* Zafer Partisi: %3,3
* Anahtar Parti: %2,8
* Yeniden Refah Partisi: %2,1
* Diğer: %3,1
Bu tabloda AK Parti yaklaşık altı aydır kendi pozisyonunu koruyor. Yeni Parti ise CHP tabanından pay almaya devam ediyor. Birkaç ay içerisinde bu denklemin daha da oturması beklenebilir.
Ülkenin en önemli meselelerinden biri de “Milli Birlik ve Kardeşlik Programı”, daha yaygın kullanılan adıyla “Terörsüz Türkiye” sürecidir.
Terörsüz Türkiye Çerçeve Yasası’nın rekor bir oyla Meclis’ten geçmesinin ardından süreç adım adım sona yaklaşıyor.
Bütün zamanlarda merak edilen önemli bir konu var: Vatandaş bu sürece ne kadar destek veriyor?
Yasanın rekor bir oyla geçmesi, Türkiye genelinde sürece ilişkin umutları artırdı. Sürecin başından bugüne kadar vatandaşın desteğini düzenli olarak sorduk. Verilere bakıldığında desteğin inişli çıkışlı bir seyir izlediği görülüyor.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE DESTEK
* Destekliyorum: %61,6
* Desteklemiyorum: %38,4
Sürecin başından bugüne kadar üç parti, büyük ölçüde süreci sırtlanmış görünüyor. Cumhuriyet Halk Partisi önce kendi içinde bölündü, daha sonra CHP’den ayrılarak YENİ Parti’yi kuran siyasi kadrolar bu konuda ikiye bölündü.
Meclis oylamasından sonra Yeni Parti ile ilgili birçok tartışma başlığı ortaya çıktı. Bu başlıkların her biri başlı başına bir analize değer.
PARTİ TABANLARINDA TERÖRSÜZ TÜRKİYE DESTEĞİ
* AK Parti: %85,5
* MHP: %80,7
* DEM Parti: %90,5
* CHP: %47,4
* Yeni Parti: %40,9
* İYİ Parti: %15,0
* Kararsızlar: %64,8
Sürecin başından bugüne kadar üç parti, büyük oranda Terörsüz Türkiye sürecine destek verdi. Bir siyasi partinin lider kadrosunun desteklediği meseleler, parti tabanlarında doğrudan karşılık buluyor.
Meclis Komisyonu’na katılan partilerden CHP’nin desteği ise inişli çıkışlı bir seyir takip etti. Parti bölündükten sonra CHP tabanı, Yeni Parti tabanına göre sürece daha fazla destek veren taraf oldu. Bununla birlikte, her iki partideki destek İYİ Parti kadar düşük olmamakla birlikte, süreci sürükleyen üç parti tabanı kadar güçlü bir destek ortaya çıkmadı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaklaşık 10 yıl boyunca muhalefet cephesinde DEM Parti ile birlikte hareket ettiği düşünüldüğünde, bu yakınlığın en güçlü desteğinin Yeni Parti ve CHP tabanlarından gelmesi beklenebilirdi. Ancak ortaya çok daha farklı bir tablo çıktı.
Bu sınavdan CHP, Yeni Parti’ye göre daha kararlı durmayı başardı. Bu kararlılık Meclis’teki oylamaya da yansıdı.
Siyasi partilerin kararlılıkları ve sürece verdikleri destek, doğrudan Meclis oylamasına da yansıdı.
Partilerin oy oranları, sürece verdikleri destek ve Meclis’teki oy verme davranışları arasında bir bağ kurunca, parti yönetiminin tavrının taban desteğini belirlediği gerçeği var olmakla birlikte, İYİ Parti ve radikal milliyetçi partilerde olduğu gibi parti taban hassasiyeti parti yönetiminin kararını belirleyebiliyor.
Sürecin başından bugüne kadar kendi taban hassasiyeti belli olduğu halde, bu milletin geleceğini önceleyen Sn. Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde siyaseten alışık olmadığımız bir tutum sergileyerek kararlılık gösterdi ve aynı zamanda güçlü liderliği ile kendi tabanını ikna etti.
Çözüm süreci döneminde bu sürecin AK Parti’ye oy kaybettireceğini söyleyen aklı evveller vardı. Sn. Cumhurbaşkanı, “Ateşten gömlek giyilecekse giyeceğiz.” demişti. Ben de “Güçlü liderler bir karar verir ve kitlesini bu fikre inandırır.” demiştim.
Siyasi partilerin oy oranları, partili seçmenlerin sürece vermiş olduğu destek ve Meclis’teki oylama arasındaki etkileşimi anlamlandırmaya çalıştık.
Görelim Mevla neyler.
https://t.co/31WM5QM5nr
Kürt işçinin yanında değilseniz, işçi sınıfı sözünüz eksiktir.
Kürt çocuğunun yanında değilseniz, insan hakları sözünüz eksiktir.
Kürt kadınının yanında değilseniz, kadın mücadelesi sözünüz eksiktir.