Bireyler her türlü kötülüğü, pisliği, ahlaksızlığı yapabilir; adam da öldürebilir, şike de yapabilir. Bir veya birkaç kişinin karaktersizliği yüzünden bir kuruma, takıma veya zümreye kin beslemem. Ama siz camia olarak o kişiyi ve ekibi üstelik daha önce yapılanlar da aşikar olduğu ve bundan da zarar gördüğünüz halde tekrar tekrar sizi yönetmesi için seçiyorsanız, işte bu sizin camia olarak hayattaki duruşunuzu gösterir.
‘Her toplum hak ettiği şekilde yönetilir.’
@antistanbull61 Kesinlikle alınmamalı; hem yabancı kontenjanı hem de oyun içi katkısı dikkate alınırsa ; asla alınmamalı . Şampiyonluğa oynayacak takım oyuncu süreklilik sağlamalı
Yayıncı kuruluşun koreografiyi yayınlamaması için baskı yapanların salağa yattıklarını görüyoruz.
Anlamadıysanız kulübünüze para akışını sağlayan şaibeli sponsorluklarınıza, yürütülen soruşturmalara, “kendi çevresinden” topladığı paralarla astronomik transferlere imza atan ve şuan hapisteki yöneticilerinize, kulüp üyelerinizin ifşa ettiği karaborsa rezaletinize, sizin için çıkan kartlara, çalan düdüklere, yani tamamen karanlık bir şekilde beslenen aslanınızı görebilirsiniz.
Diğer görselde de aslanınızı maç sonunda olduğu gibi arkasında taraftarının, camiasının gücü bulunan şanlı kulübümüz karşısındaki yerini görebilirsiniz.
🚨Milton Friedman’a göre parayı harcamanın 4 yolu vardır:
1. Kendi paranı kendin için harcadığında
(Hem maliyete hem kaliteye dikkat edersin.)
2. Kendi paranı başkaları için harcadığında
(Maliyete dikkat edersin, kaliteye daha az önem verirsin.)
3. Başkasının parasını kendin için harcadığında
(Kaliteye önem verirsin, maliyet umursanmaz.)
4. Başkasının parasını başkaları için harcadığında
(Ne maliyet ne kalite umurundadır.)
Devlet harcamaları bu son kategoriye girer.
Sizin için videoyu Türkçeye çevirdik👇
“İnsan en çok şikâyet ederek oyalanır. Çünkü şikâyet, hareketsizliğin makyajıdır. Dert anlatmak, yükü hafifletmez; sadece taşımaya alışmayı öğretir. Oysa bazı şeyler anlatılarak değil, bırakılarak biter.
Şikâyet ettiğin şey, seni hâlâ orada tutuyordur. Canını yakan bir düzene söylenip duruyorsan, hâlâ onun parçasısındır. Çünkü gerçekten bırakan insan konuşmaz; sessizleşir. Sitem eden kalır, vazgeçen yol alır.
Herkes anlaşılamamaktan yakınır ama kimse sınır çizmeyi öğrenmez. Sürekli şikâyet, karşı tarafa bir konfor alanı sunar: Seni dinlerler ama değişmezler. Çünkü bilirler ki sen anlatırsın ama gitmezsin.
Bırakmak sanıldığı gibi kaçmak değildir. Bırakmak, kendini daha fazla ezdirmemeye karar vermektir. Aynı acıyı defalarca yaşayıp hâlâ umut etmek cesaret değil, yorgunluktur. Ve yorgunluk bazen en doğru kararı fısıldar.
Yönetmen Zeki Demirkubuz birkaç hafta önce buna benzer sözler söylemişti:
“Hayatta kalıcı ve değerli bir şey üretebilmenin ilk yolu kendinden kurtulmak ve kendine acımayı bırakmak.”
Evet, Munger’ın sözleriyle muhteşem bir benzerlik gösteriyor.
İstanbul’da pazarcılık yapan Ulvi Beyazipek isimli vatandaşın Trabzonspor sevgisi ve futbol hakkında yaptığı yorumlar sosyal medyada gündeme düştü.
🎤 @omerkarakastv