Ben insanları hayatımda koyduğum yerden asla kolay kolay indirmem. Benim dünyamda bir insanın yeri değerlidir; sabrederim, çabalarım, kırılan ne varsa onarmak için uğraşırım. İnsanların hatalarından çok içlerindeki iyi niyete bakarım hep. Kolayca arkasını dönüp gidenlerden olmadım hiç. Eğer birisi benim hayatımdaki yerini kaybettiyse, bunun için gerçekten çok çabalamıştır. Bu asla bir günde, bir kalemde olmamıştır. İlmek ilmek, hata hata kendi sonunu kendi hazırlamıştır. Hak etmek için emek vermediği o değeri, kaybetmek için çok uğraşmıştır. Ben kimseyi yarı yolda bırakmam; sadece artık benimle yürümek istemeyenin elini bırakırım. Bir kere o gözden düşüldü mü, bir daha ne yapılsa nafiledir. Çünkü benim sabrım ne kadar uzun ve sessiz sürdüyse, vazgeçişim de o kadar kesin ve geri dönülmez olur.
"Sanki beni seyrediyorlarmış gibi özenle yaşadım... Oysa sahne bomboştu, beklediğim seyircilerse hiç gelmedi." diyor Osamu Dazai.
Dünyanın tek cümlelik özeti bir cümle.
Elâlem ne der korkusu, aşık ve beyhude bekleyişler, hiç olmayacak idealin ve hiç var olmayacak o insanın imkânsız hasreti, bitimsiz bir dünya koşturmacası, hırs ve rekabetin gürültüsü ve sayısız ukde & keşke sızısı ve çoğusu hiç olmayacak sayısız tûl-i emel planları içinde; kendisi olmaya cesaret edemeden, öyle ansızın yaşamı kayıp gidiyor milyonlarca insanın elinden.
Evet, anladım ki hayat bir oyun değil, sen de bir süper kahraman değilsin. Yine de hayallerinin peşinden gidecek cesareti göstermek için kahraman olmaya gerek yoktu...Anladım ki ben senin hayallerini yaşamak istediğin kişi değilmişim. Çünkü insan hayallerini süsleyen şeyin peşine
iki eli kanda olsa gider... Ben pişman değilim, yine olsa hayallerimi süsleyen o şeyin peşinden yine koşarım. Neyse ki ben benden vazgeçmiş değilim, savaşım da bundan. Yıldızlar da kayabilir, yoncalar da solabilir. Bir umut parıltısı
This paragraph by Haruki Murakami hits very hard:
“Once the storm is over, you won’t remember how you made it through, how you managed to survive. You won’t even be sure, whether the storm is really over. But one thing is certain. When you come out of the storm, you won’t be the same person who walked in. That’s what this storm’s all about.”
You are absorbing more in a single day than your grandparents processed in a month. Notifications, opinions, outrage, disasters, advertisements, noise. Your nervous system was not built for this. The reset you're looking for isn't a supplement or more information. It's a walk without your phone. Dinner with no screen. A bedtime that respects you body. A pause for fresh air, sunshine, and laughter. Log off the internet more often. Your nervous system wasn't built to carry the weight of the whole world all day, every day. When you feel safe within yourself, you help others feel safe too.
Zehirli bir topluma neden uyum sağlayamadığımı merak etmeyi bıraktım, çünkü cehaletin prim yaptığı, ahlaki değerlerin çürüdüğü ve menfaat uğruna her şeyin mubah sayıldığı bu hasta düzene ayak uydurmak sağlıklı olduğumu göstermez. Herkesin körü körüne sürüye katıldığı ve organize bir delilik yaşadığı bu çağda, benim tek derdim o kitleye benzemeyip kendi karakterimi, vicdanımı ve akıl sağlığımı korumaktır. Ruhum bu sistemi ve toplumu reddediyor. Yeni çağda zaten bunların çoğu olmayacak...
Alıntı
@pskomerkurt@denizzblkc İlişki sorumluluktur bu yüzden, güvenli alanından konfor alanından çıkmayı gerektirir, biraz cesaret gerektirir, bunu yapamayacak olan karşısındakine sevgisiyle zarar vermemelidir...
Günümüz insanları daha evlenmeden boşanmanın hesabını kitabını yapıyor, resmen ilişkiyi değil de ayrılık stratejisini planlıyorlar. Evlilik yüzüğü takılmadan önce avukat aranıyor artık. Modern insan, maddenin ötesinde hiçbir şeye bir değer biçemiyor. Niceliğe ve maddeye indirgenemeyen her şey bu çağda anlamsız sayılıyor. Rasyonelleşme her şeyi kapladığında, sevgiye ve kutsala yer kalmıyor. Korumaya çalıştığı maddi konforun içinde, yapayalnız, sevgisiz, hınç içinde kalıyor.
@EkskavatorK Umutla kumar oynamanın sonuçlarını yaşayarak görmekten başka yol yok,o kumarı oynamazsak hayalperest umutlarımız olacak,oynarsak ise tüm umutlarımızın sonu.Hayat devam ettikçe hiçbir şey tam olarak bitmeyecek,geride bıraktıklarımız ve bırakamadıklarımızla yürümeye devam edeceğiz