📍Rojin’in bedeninde işkence izleri var.
Rojin’in midesinde ve organlarına dağılmış anestezi maddesi var.
Rojin’in kafasında saçları yok.
Rojin’in sağ ayak bileğinde kırık var.
Rojin’in bedeninde 4 erkek, 1 kadın DNA’sı var.
Rojin’in kalp aort damarında 3 cm yırtılma var.
Rojin’in sağ kulağında kara larvalar var.
Rojin’in sağ tarafında ateşli silah bulguları var.
Rojin’in boynunda kıkırdak doku tahribatı ve kemikte ayrışma var.
Rojin’in sol el üstünde damar tahribatı var.
Bunca delile rağmen, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün aramaları ısrarla göle yönlendirenler, intihar senaryosu yazanlar ve Rojin’in cansız bedenine ulaşıldığı saatlerde henüz otopsi yapılmadan “intihar” diyenler, bunu hangi gerekçeyle kamuoyuna yansıttılar?
Rektör @hsevli derhâl görevden alınmalı. Rojin Kabaiş cinayeti aydınlatılmalıdır. @abakingurlek
VALİNİN OĞLU gariban bir kıza tecavüz edip öldürüyor!
VALİNİN KORUMASI kızı gömüyor!
VALİ aileyi kandırarak kızın telefonunun sim kartını alıyor, beslediği bir BİLİŞİMCİ POLİSE şifresini kırdırıp mesajlarını sildiriyor, ondan sonra emniyete teslim ediyor!
VALİ kolluk kuvvetlerini yanlış yönlendirerek, Gülistan'ı aylarca yanlış yerlerde arattırıyor!
Vicdan sahibi insanlar #GülistanDokuNerede diye aylarca , yıllarca soruyor!
VALİ hükümet tarafından atanmış,
VALİNİN KORUMASI hükümet tarafından atanmış,
POLİS devlet memuru,
vali için delil karartan onlarca devlet memuru var ama biz bunu siyasete malzeme etmeyelim öyle mi?
Siz ne kadar aşağılık bir kavim çıktınız lan!!!
Babası KHK ile ihraç polis diye, vefat eden diğer küçüklerinki büyük harflerle yazılırken adı küçük harflerle listelenen YUSUF TARIK GÜL, biz senin adını da büyük harflerle yazıp yad ederiz evlat. Cennetin çocuklarıyla birlikte sen de sonsuza dek mutlu ol melek YUSUF TARIK GÜL 🌹💔
Siverek’teki çocuğun ailesi fakirdi, Maraş’takinin ise zengin. Birinin ailesi eğitimliydi, diğerinin değildi. Biri Kürt, diğeri Türk’tü. Ortak bağlantıyı Siverekli çocuk üzerinden “garibanlığa” bağlayacaklardı ki, bir üst düzey emniyet müdürü baba ile edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu tarafından yapılanlar senaryoyu ellerinde patlattı.
Ailelerin ihmali elbette var ama asıl sorun sistemden kaynaklanıyor. Mafya içerikli diziler, çekim iznini ailelerden mi alıyor? Bir tuşla her türlü pisliğe ulaşılmasını aileler mi sağlıyor? Çocuk 15 yaşına gelince artık ailenin gücü yetmiyor. Polis olan baba ne yapsın, çocuğunu zincire mi vursun? Hangimizin bir yerden sonra çocuğuna gücü yetiyor ki?
Sorunlara yanlış teşhis koyuyor, sonra da “Nerede yanlış yaptık?” diye saf ayağına yatıyorlar. Artık çocukları ne okulda öğretmen ne de evde anne-baba büyütüyor. Çocukları ellerindeki telefon ve sanal dünyada kurdukları hayat büyütüyor. Bataklığın asıl kaynağı orası. Oraya inip orayı kurutmadığımız müddetçe bu tür olaylar bitmeyecek. Bu haftaki saldırılar okulda oldu, yarın sokakta olacak. Çocuklar sokağa çıkıp bir oyundaymış gibi tanımadıkları insanları rastgele tarayacak.
Sanal hayata hemen şimdi çeki düzen veremezsek, reel hayatta bu tür olaylarla çok daha sık karşılaşacağız. Zamanla bunlar sıradanlaşacak, haber değeri kaybedecek. “Maraş’ta bir çocuk katliam yapmış” dendiğinde “Daha önemli bir haber yok mu?” denmeye başlanacak. Kulağa uzak bir ihtimal gibi geliyor ama bugün bizim için sıradanlaşan birçok rezalet, bir nesil öncesine imkânsız geliyordu. Allah ehlimizi bu yangından selametle çıkarmayı nasip etsin. Âmin.
Misafirliğe gelen 3 yaşında çocuk elindeki telefonu fırlattı ve televizyonumuz kırıldı.
Babası özür dilemek şöyle dursun bu kırdığı dördüncü telefon ikinci de televizyon diye pişkin pişkin güldü.
6 yaşındaki çocuk pazar tezgâhındaki dolmalık biberleri parmağıyla tek tek popit gibi deldi, pazarcı ardından ürünleri tek tek ayıklayıp kaldırmak zorunda kaldı ve annesi bir kere bile yapma demedi.
Evimize gelip tuvalete çocuğunun peşinden "özgüveni kırılır" diye gitmeyen anne sayesinde, çocuğun batırdığı banyoyu ben temizledim.
Elinde kıyır kıyır elmalı kurabiyeyle evin içinde dolaşan çocuk için "örtü sereyim de öyle yesin" dedim. Annesi "Oturup yemez ki" diyerek omuz silkti.
Komşu çocukları bahçe aydınlatmalarını kırıyor. Söyleyince, "Çocuğumdan daha kıymetli değil" karşılığını alıyorsun.
Sorun çocuklarda değil. Sorun, kitap okumayan, pedagojiden bihaber ama Instagram'da izlediği iki videoyla kendini "çocuk ruhundan anlayan ebeveyn" ilan eden yetişkinlerde.
Neymiş efendim, çocuk özgürmüş, keşfederken engellenmezmiş, hayır denmezmiş, yoksa özgüveni kırılırmış.
Peki hangi psikoloji, hangi din, hangi kültür, hangi örf bu vurdumduymazlığı meşrulaştırıyor?
Yeni bir akım ortaya çıkardılar: "sorunlu davranışları özgürlük sanan bir ebeveynlik"
Disipline "travma", sınır koymaya "baskı" adını verdiler bir de...
Çocuk merkezli olmak; her şeyi çocuğa bırakmak değil, onun iyiliği için sağlıklı sınırlar çizebilmektir.
Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değil, saygı duyarak var olabilmektir.
Ebeveynlik; sadece sevmek değil, yön gösterebilmek ve sorumluluk vermektir.
Çocuklarımızı özgürleştiriyoruz sanırken, aslında onları ölçüsüzlüğe teslim ediyoruz.
Topluma, hayata, başkasının varlığına karşı duyarsız bireyler yetiştiriyoruz.
Ama unutmayın, çocuklar her zaman öğrenir. Ya sorumluluğu ya sorumsuzluğu...
Ve çoğu zaman derslerini öğretmenlerinden değil, ebeveynlerinden alırlar.
O yüzden mesele çocuk değil. Mesele aynaya bakmayı reddeden yetişkinlik.
Şeyma Çekici
#çocuk #eğitim #aile #anne #baba
Hükümet şiddet içeren dizileri yayından kaldırsa
Bu ülkede özgürlük yok diyorsunuz
Hükümet her türlü pisliğin döndüğü tik tok'u kapatsa
Bu ülkede özgürlük yok diyorsunuz
Hükümet çocukları şiddete sürükleyen oyunları yasaklasa
Bu ülkede özgürlük yok diyorsunuz
Hükümet sosyal medyaya yaş sınırı getirse
Bu ülkede özgürlük yok diyorsunuz
Özgürlük diye diye gençleri zehirlendiniz OÇocukları...