gelecekte cocuklarima bilgiyi nasil geri kazandigimizi babamin biz okula nasil gidiyorduk karda kista biliyor musun sen minvalinde anlatirken ben #bilgidireniyor
90 bin kişi Can holding'e satılsın istemedi!
Öğrencilerin bu yönde bir talebi yoktu.
Hepimiz hatta tüm ülke bu şirketin esas işi hakkında fikir sahibiydi.
Hesabı ödeyecek olan bizler değiliz.
Hayalleri olan genç öğrencilerin ne suçu var?
#bilgidireniyor
Okulumu geri verin. Hiç devamsızlık yapmayacağım, 9 derslerine geleceğim, ders biter bitmez kaçmayacağım saatlerce kampüsümde oturacağım, Blab'tn çilekli limonatami alip kedileri seviceğim, İmza atıp kaçmayacağım. YA BEN OKULUMU ÇOK SEVİYORUM YA. #bilgidireniyor
Bilgi Üniversitesi öğrencileri final sınavlarına girseydi, ondan sonra gerçekten elzem bir durum varsa okul kapatılırdı. Her özel üniversitede süreç nasıl işliyor bilmiyorum ama birçok öğrenci finalden yeterli not alamazsa BÜT’e ya da yaz okuluna kalacak. Belki de bir dönemleri uzayacak.
Şimdi çocuklar okul nöbetinde. Muhtemelen haber ve WhatsApp gruplarını takip etmekten, moral bozukluğu yaşamaktan sınavlarına bile odaklanamayacaklar. “Odaklansınlar, bana ne, bize ne” demeyin. Bu kadar vicdansız olmayın. Bir zamanlar siz de öğrenciydiniz, bugün sizin çocuklarınız o sıralarda oturuyor. Ayrıca herkes okul sahibini, bağlantılarını, ilişkilerini bilmek zorunda da değil.
Bir gece alınan kararlar ülkenin tamamını tedirgin ediyor. Bilmem farkında mısınız?
Bilgi Üniversitesi ile ilgili atıp tutan birçok kendini bilmez insan görüyorum ve bu konuda bir şeyler yazmak istiyorum.
Can Holding, Bilgi Üniversitesi tarihçesine baktığımızda çok ufacık bir yer kaplamaktadır. 2019 yılında üniversiteyi satın aldıklarında biz öğrenciler tarafından sert bir şekilde tepki görmüş, zaman içerisinde kampüslerimizde Bilgi kültürüne ters aksiyon aldıklarında tepkilerin katlarca fazlasını tekrardan tecrübe etmiştir.
Büyük ihtimalle Can Holding'den Bilgi Üniversitesi öğrencilerinden daha çok nefret eden yoktur. 30 yıllık tarihinin son 7 yılında aktif olan bir kapitali Bilgi Üniversitesi ile bağdaştıramazsınız. Kaldı ki bazı kişiler, 2023 seçimlerinde Erdoğan'ın kazanamadığı senaryoda Can Holding'in üniversiteyi satmak istediği söylentilerini duymuştur.
Ayrıca Bilgi Üniversitesi, son derece özgür bir üniversitedir ve kuruluşundan yakın tarihe kadar bireylerine kontrol edebilecekleri bir öğrenciden ziyade, kendilerini BİLGİ ile özdeşleştirmeyi tercih etmiş birer yetişkin gözüyle bakar. Kampüs içerisindeki işletmelerin sattığı ürünler veya gerçekleşen partiler, bu sebepten ötürü eğitimin kalitesizleştiği gibi saçma iddialar ile bağdaştırılamaz.
Bilgi Üniversitesi, özellikle sosyal bilimler ve iletişim fakültelerindeki bölümlerde ülkemizin en saygın ve kaliteli akademisyen kadrolarına sahiptir. Bu akademisyenlerin en büyük ayrıcalığı, BİLGİ'nin kültürü gereği, yalnızca sıfat olarak "akademisyen" olmaları ve iletişim kurarken akademik duvarları yıkıp geçmeleridir.
BİLGİ'de hazırlık dönemi ile birlikte geçirdiğim 5.5 yılda bir kez bile hiçbir akademisyene ulaşmakta zorluk yaşamamış, hatta bazılarıyla neredeyse "arkadaş" olmuştum. Bugün bile neredeyse bir düzine kadarıyla günlük hayatımda konuşur, ofislerini ziyaret ederim. Daha doğrusu, ederdim... Malum.
BİLGİ'yi masonlukla bağdaştıran ve bizi kötü amellerin (!) peşine sürüklediğini iddia edenler (ki bu ne alakaysa...) için de şunu söyleyebilirim ki BİLGİ, size öğrenciden daha çok kaliteli insan olma yolundaki bir birey olarak bakardı. Bugüne kadar her yıl 1000'den fazla (Evet, günde ortalama 3 etkinlik) etkinlik düzenlenmesi, 100'den fazla kulübün olabildiğince aktif tutulmaya çalışılması, dünyaca ünlü ve tarihe damga vurmuş isimlerin sürekli konuk edilmesi gibi aksiyonlar, öğrencilere "Gidin ve kendiniz için kendi istediğiniz işleri yapın," demesinin bir yoluydu.
Ayrıca mezunlarına ömür boyu derslere girmek veya etkinliklere katılmak gibi hakları tanıyan ender üniversitelerden biriydi. Çünkü BİLGİ'nin mottosu hep "Non scholae, sed vitae discimus." olmuştu. Yani, "Okul için değil, yaşam için öğrenmeliyiz."
Ben bu yorumları olabildiğince görmezden gelmeye çalışıyorum ve bir türlü BİLGİ'yi kazanabilecek puana sahip olmamış insanların kendi iç çatışması sebebiyle intikam duygusuna büründüğünü düşünmek istiyorum. BİLGİ'nin ne olduğunu, ne sunduğunu en iyi santralistanbul kampüsüne adım atmış, oranın havasını almış insanlar bilir.
Biz güzeliz, temiziz ve aydın olmaya çalışan kimseleriz. Zamanla büyümesini umduğumuz parlaklığımız ile bu ülkeye ışık tutmak, en büyük ideallerimizden. Üniversitemizi kapatmak, ancak bu ülkeyi karanlığa boğmak isteyenlerin eseridir.
Ancak ışık sonsuzdur ve engellenemez. BİLGİ ruhu her zaman devam eder.
Keşke üniversitemiz daha da yaşayabilseydi.
Çok üzgünüm.