Ölümün ani ve hayatın kısalığını kendi sesiyle anlatırken, bir gün bu cümlelerle kendisini uğurlayacağımızı kim bilebilirdi...mekanın cennet olsun Serhat Kılıç...
Sen çocuklarını korumadın mı? Bir cam kırığında ayaklarına batmasın diye on kere süpüren sendin. Aç kalmasınlar diye on çeşit yemek yapan sendin. Onların canı acımasın diye yıllarca gözünün içine bakan sendin. Bir annenin yapabileceği her şeyi yaptın. Şimdi aklın ‘üşüdüler mi, canları acıdı mı, bir yere sıkıştılar mı?’ diye seni paramparça ediyor; çünkü hala onların annesisin ve hala onları korumaya çalışıyorsun. Keşke bir insanın sevgisi denizi durdurabilseydi… Seninki durdururdu. Şimdi senden güçlü olmanı kimse isteyemez de istemesin de. Ağla, bağır, çocuklarının adını söyle ve ne olur yanında birileri olsun. Bu yük, bir annenin tek başına taşıyabileceği bir yük değil!
bunlardan o kadar korkuyorum ki mesela sinek arı falan dürüstler niyetleri belli ama cekirgeler… kafada ne dönüyo bilemezsin saniyesinde kafana gözüne atlayabilir ve öncesinde 0 caktırma… bi de büyüyüp güclenip gelmisler Rabbim de kimseyi cekirgelerle sınamasın insallah cok zor
Buradan tüm babaların Babalar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Ama bugün biraz da babasızlığı konuşmak istiyorum. Çünkü bazı insanlar için bu gün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda derin bir özlemin adıdır. Baba; kendini güvende hissettiğin bir ses, düştüğünde arkanı yasladığın bir dağ gibidir. Onu kaybedince ya da hiç tanımayınca insan büyür ama içindeki bir taraf hep çocuk kalır. Kalabalıkların içinde bile eksik hissedersin bazen. Bir başarı kazandığında dönüp bakacağın kişinin olmayışı, içten içe can yakar. Babası yanında olanlar onun değerini bilsin. Çünkü bazı insanlar bir kez olsun babasının elini tutabilmek, sesini duyabilmek için nelerini vermezdi. Bugün hem babaların hem de içinde baba özlemi taşıyan herkesin günü… ❤️