ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda üzerinde "önce" ve "sonra" yazan İran haritasını kendi fotoğrafıyla değiştirdi.
Bu tam anlamıyla bir "Firavun Şeciyesi" ve güç zehirlenmesinin tezahürlerindendir.
Nasıl ki binlerce yıl önce Firavun, Nil nehrine bakıp ayette de geçtiği gibi "Mısır’ın mülkiyeti ve altımdan akan ırmaklar benim değil mi" diyerek büyüklendiyse, bugün de Trump ve vahşi kapitalizm dünyayı bir menfaat haritası olarak görmektedir.
Gazze’yi bir sahil yatırım projesi olarak görmek, Grönland’a sahip olmak istemek, Ortadoğu'dan Afrika’ya kadar her yeri kendi "âli" menfaatleri için rant toprakları zannetmek çağdaş Firavun zihniyetinin ta kendisidir.
Ne var ki Rabbimizin değişmez yasaları vardır; teker teker işlemektedir.
Suların kendi emrinde olduğunu zanneden Firavun nasıl o sularda boğulduysa, asrımızın modern Firavunları da kurdukları mülkiyet hayallerinde ve yaşattıkları zulümlerin içinde elbet hezimete uğrayacaklardır.
Zira mülkün hakiki sahibi olan Allah, vaadinden asla dönmeyecek ve yeryüzündeki zulüm düzenini sonunda değiştirecektir.
Şüphesiz ki bu alemlerin Rabbine hiç de zor değildir.
Dünden beri kanım donuyor. Eski videolar zannettim. inek gübresi ile beslenen hindular, genel bir saldırı seferberliği başlatarak müslümanları öldürmeye koyulmuşlar. Subhanellah! Birleşmemiz için daha ne olmalı! Duyuralım, ibret alalım kardeşlerim. Nusret ya Allah
Yaşadığımız fasit toplumu İslâm ile değiştirmek yerine, İslam'ın bazı hükümlerini yaşadığımız toplumda meşrulaştırma adına yapılan her arayış beyhudedir.
Çünkü İslam'ın hükümleri kıyamete kadar geçerli iken bugün meşru görülmeyen şeyler ilk yasa değişikliğinde meşru görülebilir.
Zamanın değişmesi ile hüküm değişmez, dinde güncelleme yapma ile içtihat yapma aynı şey değildir.
Nasıl ki el kesmek şer'i delile binaen meşru ise; Halife Ömer'in kıtlık döneminde el kesmeyi uygulamaması dini güncellemek değil, o da aynı şekilde şer'i delile binaen bir uygulamadır ve de meşrudur.
Mesela bugün demokrasi ve laiklik meşru sayılmaktadır. Oysa ki İslam'a göre hiçbir zaman meşru olmayacaktır.
Güncelleme aklın belki de heva ve hevesin ortaya koyduğu yorum, içtihat ise şeri nasların içinden müçtehidin İslam'ı hükme ulaşmak için ulaştığı şeri hükümdür.
Şer'i olan şey meşru değilse meşru hâle getirmek her müminin görevidir. Zira Allah'ın şeriatı hayatımıza yön vermesi ve uygulanması içindir.
6 mushaf varken imparatorlukların topraklarına hakim olduk. Bugün 6 değil, 6 bin değil, 6 milyon değil, milyar mushaf, milyonlarca hafız var.
Ama İslam'ın kendi coğrafyasında bile mushafın hükümleri geçerli değil. Getirdiği Kitap henüz tamamlanmadan devlet kurmuş Rasulullah'ın siyerini, siretini, yol haritasını nasıl anlamalıyız?
https://t.co/hbWBYAD50L
Sandık Siyaseti | Siyasi Vizyon
Siyasi Vizyon’un bu bölümünde, Türkiye siyasetinde seçimden seçime değişen dengelerin arka planını ve iktidarın 2028’e yönelik stratejisini ele alıyoruz.
"31 Mart 2024 seçimlerinde AK Parti neden oy kaybetti? İktidar bu kaybı telafi etmek için nasıl bir strateji izliyor? CHP’ye yönelik operasyonlar, muhalefetin parçalanması ve 2028 seçimlerine giden süreç nasıl şekilleniyor?"
Toplumsal meselelere ve hukuksuzluklara yönelik hassasiyeti ile tanıdığımız Özgür-Der Başkanı Sayın Rıdvan Kaya'nın hesabının kapatılması eleştiriye tahammülsüzlüğün geldiği noktayı gösteriyor.
Bu tahammülsüzlük NATO Zirvesi sürecinden beri devam ediyor. Yanlışlar karşısında doğruyu söyleyenlerin sesinin kısılması yargıdaki adaletsizliğin sistemdeki çürümenin geldiği noktayı gösteriyor. Bu yolun yol olmadığının bilinmesi ve bu hukuksuzluktan bir an önce vazgeçilmesi gerekir.
El-Vakiye Televizyonu
“Gazze’ye Karşı Şu Anki Görevimiz”
Hizb-ut Tahrir Üyesi Faziletli Şeyh Yusuf Muhareze’nin (Ebu Humam)
"Ümmetin Meseleleri: Ümmet Gazze'yi Unuttu mu?" programındaki söyleşisinden bir kesit
H. 21 Safer 1448 M. 4 Ağustos 2026
https://t.co/5Uew5WybUy
https://t.co/noeaSlmpij
Bugün Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında, üç ülkenin toprak bütünlüğünü korumak, güvenliğini sağlamak ve tehditleri engellemeye yönelik bir savunma ittifakı oluşturmak amacıyla Mekke Anlaşması imzalandı.
İlk bakışta akla gelen soru şudur: Bu bir savunma ittifakı olduğuna göre ortak düşman ve tehdit algısı da birlikte benimsenmiş demektir. O hâlde düşman kimdir? Dünyada ve coğrafyamızdaki şerrin başı sömürgeci kâfir Amerika mı, Filistin işgalcisi, bebek katili, gasıp Yahudi varlığı mı?
Türkiye'nin NATO üyeliği gerçeği başta olmak üzere, bu üç ülkenin de (halklar hariç) düşmanı Haçlı-Siyonist ittifakı değildir. Üç ülkenin de ABD'nin yörüngesinde döndüğü, Trump'ın bir dediğini iki etmedikleri, gasıp varlık "İsrail'le" bir an önce normalleşip onu suçlarından aklayarak bölgeye entegre etmeye can attıkları izahtan varestedir.
Dolayısıyla bu ittifakın fikir babasının ABD olduğuna hiç şüphe yoktur. Kısa ve uzun vadede amaçlanan şey ise öncelikle ABD'yi İran'da saplandığı bataktan kurtarmak için Devrim Muhafızları üzerinde baskı oluşturmak, Irak ve Yemen'de İran'ın vekil güçlerinin tasfiyesinde işbirliği yapmak, ABD'nin Çin'i çevreleme stratejisi kapsamında bu üç ülkenin siyasi, ekonomik, askerî ve stratejik üstünlüklerini bir yakıt olarak kullanmak ve en önemlisi, yakın gelecekte ortaya çıkabilecek yeni İslami uyanışlara karşı önleyici bir kalkan oluşturmaktır.
Keşke bu ittifak İslam'ın ve Müslümanların maslahatı için olsaydı. Ama ne yazık ki değil. Zira bunun için önce siyasete İslam akidesi zaviyesinden bakmak, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmek, sonra da "hür" olmak gerekir.
İman mı, İmkân mı?
🖋️"Müslüman için asıl soru 'Ne kadar güçlüyüz?' değil, 'Allah bizden ne istiyor?' sorusudur."
🖋️"Müslüman kendisine sunulan seçeneklere mahkûm bir seçmen değildir; bütün sistem ve liderleri vahiyle değerlendiren kimsedir."
#SizeYalanSöylediler
https://t.co/2rHn8thd1x
Ankara ve Şam arasında sık sık gerçekleşen bu görüşmeler, Türkiye-Suriye ilişkilerindeki "kuvvetli bağa" işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın çalışmalardan memnuniyet duyduğunu açıklaması iki ülkenin Washington ekseninde bir siyaset yürüttüğünü gösteriyor.
Siyasi Analiz
Sudan'daki Durum Ve Amerika'nın Hedefleri
🔘 Sudan’daki durum nereye doğru gidiyor?
🔘 Amerika, çözüm önerisiyle neyi hedefliyor?
🔘 Yakın zamanda bir çözümün gerçekleşmesi mümkün mü? #sudan
Analizi okumak için yorumdaki linke tıklayın!🔻
Köklü Değişim Yenimahalle Temsilciliği Açıldı
Köklü Değişim Yenimahalle Temsilciliği, Abdullah İmamoğlu'nun konuşmacı olarak katıldığı "Yalanların Gölgesinde Gazze Ölüyor" başlıklı konferans ile hizmete açıldı.
Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda İmamoğlu, Gazze'deki güncel duruma değindi.
İmamoğlu konuşmasında, İslam ümmetinin tüm sorumluluklarını yerine getiriken, buna karşın güç sahibi yöneticilerin sorumluluklarını yerine getirmediğini ve Gazze'yi yanlız bırakıp tüm İslâm ümmetine koca bir yalan söylediklerinin altını çizdi.
Program, misafirlerimizle ikram eşliğinde yapılan hasbihal ile sona erdi.
Köklü Değişim Yenimahalle Temsilciliği Açıldı
Köklü Değişim Yenimahalle Temsilciliği, Abdullah İmamoğlu'nun konuşmacı olarak katıldığı program ile hizmete açıldı.
Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda İmamoğlu, "Size Yalan Söylediler" başlığıyla güncel bir konuya değindi.
İmamoğlu konuşmasında, İslam ümmetinin tüm sorumluluklarını yerine getiriken, buna karşın güç sahibi yöneticilerin sorumluluklarını yerine getirmediğini ve Gazze'yi yanlız bırakıp tüm İslâm ümmetine koca bir yalan söylediklerinin altını çizdi.
Program, misafirlerimizle ikram eşliğinde yapılan hasbihal ile sona erdi.
Yeni temsilciliğimizin hayırlara vesile olmasını Allah Subhanehu ve Teala'dan niyaz ediyoruz.