Arda Tagay ve Jakobs, 2. yarıda Galatasaray'a muazzam hareketlilik getirdi.
Oyuncu değiştirip, sahaya genç attıkça, aç futbolcunun değerini gördük. Sane'nin çıkması iyi oyun için etken.
İlk yarı sadece Kaan Ayhan'a bakıyordu. 2. yarıda soldan Jakobs'la da geldik. Arda Tagay ile de hücum senkronu oturdu.
Kaleci olsa kazandırdık da. Hazırlık maçı nihayetinde. Bu ortamda çok anlam yüklemiyorum.
Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken, kanala, yalana, talana ve aynı zamanda ranta ve millet aleyhine olan her hususa karşı durduğum için bugün buradayım.
Bugünkü mahkemede yaptığım savunmamı milletim okusun;
https://t.co/S5ZXocmA69
Merkez Bankası döviz rezervleri Ekrem Başkan tutuklandıktan sonra tam 40 milyar dolar eridi.
Yıllardır 85 milyon insan yüksek faiz, yüksek enflasyon, yüksek işsizlik ve düşük gelirle sürünüyoruz.
Özellikle son beş yıldır maaşlarımız daha çok eridi, gelirimiz azaldı, kredi kartlarımıza ve borçlarınıza devasa faiz ödedik.
Ama asıl tefeci faizini sıcak para getiren yabancılar aldı. Dışarıya kanadık. Milli servetimiz eridi. Dış borcumuz 530 milyar dolara çıktı.
Bütün bu bedelleri ödedikten sonra elimizde biriken net döviz rezervi 67 milyar dolar.
Sadece 67 milyar dolar.
19 Mart sabahı gelip gizli tanık iftarlarıyla Ekrem Başkanı tutukladınız. Bu haksız, hukuksuz ve vicdansız tutuklama sonrası döviz rezervimiz 40 milyar dolar düşüşle 27 milyar dolara geriledi.
Daha da düşmeye devam ediyor. Üstelik faizler yüzde 46 ve dolar kuru sabit olmasına rağmen düşüyor.
Faizleri artırıp iliklerimizi kurutarak yabancıya dolar üzerinden net yüzde 15-20 arası faiz vermelerine rağmen rezervlerimiz eriyor.
Bu yoksul Milletin 40 milyar doları neden eridi?
Saray’da yaşayan birinin siyasi korkuları yüzünden. Beyefendi seçim kaybetme korkusuyla memleketi ateşe attı.
Bu Büyük Millet yıllardır kan kusuyor. Çocuklar beslenemiyor. İnsanlar kirasını ödeyemiyor. Emekliler aç kalmamak için çöp toplamaya başladı. İntiharlar aldı başını gitti.
85 milyonun çektiği bu kadar acının bedeli olan 40 milyar doları üç haftada eritiniz.
Siz kendiniz ne sanıyorsunuz?
85 milyon insan sizin köleniz mi?
Yazık değil mi bu mazlum Millete.
Bunun hesabını nasıl vereceksiniz.
Bugüne kadar biz düşünüp kahrolduk. Kederden saçımız ağardı.
Bundan gayrısını da siz düşünün.
Dünyanın en büyük 100 şirketinin piyasa değeri açısından son 25 yılda Avrupa'nın payı %40'tan %10'a düştü. ABD ile AB arasındaki fark ise daralmıyor, genişliyor. Rakamlar ortada: ABD'li şirketler küresel üst sıraları domine ediyor, ilk 10 arasında tek bir Avrupalı şirket bile yok.
Avrupa'nın en umut verici start-up'ları dahi ABD'ye gidiyor çünkü orada finansman ve sadece vizyoner fikirlere yer veren değil, aynı zamanda bunları tutarlı bir şekilde uygulama cesaretine sahip bir ortam buluyorlar. Bu da geleceğin en iyi 10 start-up'ının büyük olasılıkla ABD'den çıkacağı anlamına geliyor.
Avrupa, yerleşik sektörlerine bağlı kalmaya devam mı edecek yoksa bir zamanlar kendisini zirveye taşıyan öncü ruha nihayet geri mi dönecek? Bu sorunun yanıtı yukarıdaki durumun da değişip değişmeyeceğini belirleyecek.
Avrupa'nın artık daha az bürokrasiye ve regülasyona, daha az beyaz belgelere (white paper) ve yuvarlak masa toplantılarına, ama daha fazla uyumlu eylem planları ve eylemlere ihtiyacı var. McKinsey kısa süre önce Avrupa için stratejik zorunlulukları olan 14 anahtar teknoloji belirledi. Bu aslında Avrupa için teoriyi pratiğe dönüştürmek, güçlü yönlerinden yararlanmak ve nihayetinde inovasyonlarla sahada yeniden bir ekonomik güç haline gelmek için bir şablon. Aslında bu her ülkenin gelecek stratejisi için bir zorunluluk...
-Genişletilmiş konnektivite
-Yapay zeka
-Yarı iletkenler
-Bulut altyapısı
-Elektrifikasyon ve yenilenebilir enerji
-Dijital ve siber güvenlik
-Yeni nesil yazılım geliştirme
-Mobilitenin geleceği
-Robotik gelecek
-Gelecek uzay teknolojisi
-Gelecek Biyoteknolojisi
-İklim teknolojisi
-Kuantum teknolojisi
-Sürükleyici teknolojiler
Müsilaj Marmara'yı Örümcek Ağı Gibi Sardı Ama Hâlâ Arıtma Yerine Derin Deşarjı Savunan Yöneticiler veya Danışmanlar Var!
Görüntü, bir dalışım esnasında denize bir litre bile arıtılmamış atık bırakmadığını iddia eden bir belediyenin sınırları içinde karşıma çıktı. Harika bir plajın ilerisinde, 20 m derinlikte denize boca edilen atıkları görüyorsunuz. Kent merkezine yakın kıyılardaki neredeyse her dalışta karşılaştığımız üzücü bir manzara bu. Buna benzer binlerce boru halen Marmara'yı kirletmeye devam ediyor.
Müsilaj, yüzeyden 30 m derinliğe kadar tüm Marmara Denizi'ni sardı. Hatta yer yer yüzeye çıkmaya bile başladı. Müsilajın ortaya çıkmasındaki üçlü tetikleyiciden kontrol edilebilir tek neden olan deniz kirliliğinin önlenmesi şimdilik en önemli önlem. Ancak halen bazı belediye yöneticileri veya danışman ekipleri, ileri biyolojik arıtma yapmak yerine atıkların ön arıtmadan sonra derin deşarjla Marmara Denizi alt akıntısına verilmesini ciddi ciddi savunuyorlar.
Arıtılmadan denizin ister yüzeyine, ister ortasına, ister derinine deşarj edilen her atık müsilaj oluşumuna katkı sağlıyor. Lütfen kendinizi de insanları da kandırmayın!
Marmara'nın ilk 25-30 m yüzey suları Karadeniz kökenlidir ve kuzeyden güneye Akdeniz'e doğru akar. 30 m'nin altındaki su Akdeniz kökenlidir ve tam ters istikamette, güneyden kuzeye Karadeniz'e akar. İşte bu harika oşinografik yapı, bazılarının tembelliğinin bahanesi olmuş durumda. "Eğer atıklar alt akıntıya verilirse, Marmara'dan uzaklaşarak Karadeniz'e gider ve Marmara kurtulur" savunmasını yaparlar.
Bu görüş, deniz ekosistemini, temel ekolojiyi bilmemekten, suyun sadece hidrolik ve dinamik yapısına odaklanmaktan kaynaklanıyor. Doğada hiç bir atık yok olmaz. Döngülerle en sonunda bir yerde ortaya çıkar.
Marmara çevresindeki evsel ve endüstriyel atıkların derin deşarjla Marmara'nın derinlerine verilmeye başlandığı 1980'li yıllarda bunun yanlışlığı akademik dünya tarafından dile getirildi. Ekolojik bakış açısına sahip olmayan danışmanların yazdığı raporlara istinaden yöneticiler bu uyarıları dikkate almadı. Partiler, başkanlar, bakanlar değişti bu yanlış uygulama değişmedi. Ve üzülerek 2024 yılında atıkların ileri biyolojik arıtma kurmak yerine ön arıtmadan sonra derin deşarjla denize verilmesini savunan yöneticiler, danışmanlar var.
Lütfen atıkları arıtın! Marmara hassas bir ekosistemdir ve 1 litre bile atık arıtmadan denize verilemez! Derin deşarjı ancak ileri biyojik arıtma yaptığınız atıklar için uygulayabilirsiniz!
Müsilaj neden değil sonuçtur. Müsilajın tek kontrol edilebilir tetikleyicisi olan kirliliği durdurmadan müsilajdan kurtulma şansımız yok!
Sistemleri çözüldü. Drone ile tespit edildi.
Her sabah 40 civarı kedi köpeği öldürüp poşetlerle çöp konteynerlerine koyuyorlar.
Çöp arabası gelip alıp öğütmeye götürüyor.
Kazı-gömü yok! Herkes yapılanı biliyor.
Organize-bilinçli kötülük!
Muhtemelen ülke genelinde durum bu.
#GebzedeKatliamVar
30.06.2022 günü Karabük'te, zamanın Karabük valisi Fuat Gürel'in oğlu Ali Emre Gürel'in kullandığı araç ile yaptığı kazada öğretmen çift Behiye ve Salih Portakal'ın can verdiği, kazayı gösteren MOBESE kayıtlarının yok denilerek soruşturma dosyasına konmadığı, kazada can veren öğretmen çiftin olay tutanaklarında hatalı taraf olarak gösterildiği, bu nedenle de Ali Emre Gürel'in 170 bin lira tutan araç hasarının faturasının kazada ölen çiftin çocuklarına gönderilip ayrıca haciz işlemi başlatıldığı, Vali Fuat Gürel'in son kararname ile görevden alınmasıyla birlikte kayıp olan MOBESE görüntülerinin bulunduğu ve olayda aşırı hızla giden Ali Emre Gürel'in asıl suçlu olduğu anlaşılalı birkaç saat oldu
@erdemaksakal@Trendyol@horozlojistik Trendyol müşteri hizmetlerine yazıyorsunuz. Onlar sizin adınıza kargo şirketi ile iletişime geçiyor ve 6 ia 8 iş gününde teslimat olmazsa paranızı iade ediyor.
Kucağınızda tutamazsınız‼️
Otomobil içinde çocuğun sabitlenmiş çocuk koltuğunda, emniyet kemeri takılmış durumda seyahat etmesi hayati önem taşıyor.
Bu konu ile ilgili yapılmış onlarca çarpışma testi mevcut.
Sadece kaza durumunda değil ani fren durumlarında da kucağınızdaki çocuğu tutabilme şansınız sıfır!
📌Kucağınızda tutamazsınız
📌Ani fren ve kaza durumlarında otomobil koltuğunda duramaz
📌Otomobil koltuğunda uyutmak doğru değil.
Biliyorum yola çıkacak olanların kafasını karıştırıyorum ama birileri de bunları söylemeli.
@hbolkan ile hem radyo hem de YouTube’da yaptığımız onlarca programda da bu konuyu anlattık, fizik kurallarının önemini paylaştık.
Aman dikkat!
Önümüzdeki 1 yıl içinde, Cumhurbaşkanı 3 AYM üyesi atayacak. Bu üyeleri de mevcut Cumhurbaşkanının ataması halinde Mahkeme kompozisyonunda iki üye dışında tamamı doğrudan (10) veya meclis çoğunluğu (3) aracılığıyla (toplam 13 üye) aynı kişi tarafından atanmış olacak.