📍 Bilecik'in İnhisar ilçesindeki Gedikkaya Mağarası’nda, MÖ 14500 ila MÖ 11200 yıllarında yapıldığı değerlendirilen 25 kaplumbağa heykelciği bulundu.
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Sarı başkanlığında yürütülen kazılarda kireç taşından yapılmış, bazıları kil malzemeyle kaplanmış, en büyüğü yaklaşık 30 santimetre uzunluğunda ve 20 santimetre genişliğinde olan yaklaşık 25 kaplumbağa figürü ortaya çıkarıldı.Karbon-14 testleriyle Epipaleolitik Dönem'e denk gelen söz konusu heykelciklerin, ritüel amaçlı yapılıp mağaraya yerleştirildiği düşünülüyor.
Prof. Dr. Deniz Sarı, heykelciklerin çoğunun amatörce şekillendirdiğini dile getirdi. Bu sebeple heykelciklerin ritüel amaçlı yapıldığını tahmin ettiklerini belirten Sarı, şunları kaydetti: "Hıdırellez'de insanlar adaklarını adarlar ve kağıtların üzerlerine dileklerini yazarlar. Ardından kapatırlar ve bir yere gömerler. Burada da aynı şekilde, yuvarlak halkalar oluşturan mimari bir düzenleme var. Bunların etrafında da toprağa saplanmış halde, çoğu yarım veya hızlıca şekillendirilmiş kireç taşından kaplumbağa heykelcikleri bulduk."
Bölgede bir "dağ kültü" oluştuğunu düşündüklerini ifade eden Sarı, şöyle konuştu: "Belki de bu dönem için böyle bir kültten bahsetmek çok erken ama şunu biliyoruz, ele geçen küçük boyutlu heykelciklerin büyük bölümü 'bilinçli olarak Gedikkaya Tepesi'nin formunda tasarlanmış' izlenimi veriyor. Kaplumbağa sembolizmi gerek Yakın Doğu'dan bildiğimiz Natufian kültüründe gerekse çok daha önceki Üst Paleolitik Dönem kültüründe yaygın." Kaynak: AA (19.08.2026)
🇰🇿Kazak Hassak gurubunun Türk dünyası için hazırladığı ezgi:
"Sen Türksün. Oğuz-Atan. Osman'ın kılıcını elinde tutarak, Hünkar Süleyman yolun açarak, Atatürk ile yücelerek yükseldin..."
Kalın Oğuz beyleri işitin!
Türk-Kürt-Arap demeyeceğiz; sadece Türk milleti için konuşuyoruz!
Ötüken Neşriyat, 61 yıldır Türk milletinin hizmetinde Türk tarihinin temel metinlerini yayımlamanın kıvancıyla yolunda miskal zerresi kadar sapma olmadan emin adımlarla yürüyor. Tarihimiz Türkistan’ın derinlerinden adını çetin mücadelelerle Türkiye koyduğumuz mübarek yurdumuza, bir mızrak gibi uzandığımız Avrupa ortalarına kadar geniş bir coğrafyanın meselelerini tek bir isim altında birleştirir. Bu isim ulu bir sayvanın gölgesinde bütün hikâyemizi toplayan Türk ismidir. Kültürümüz, irfanımız, milliyetimiz insanlığın pek çok birikiminden beslenmekten kaçınmadan bizi bugünkü milletler camiasının ve büyük insanlık tarihinin saygın milletlerinden biri yapmıştır. Bu yolculukta, millî irfanımızın nimetlerini kimseden esirgemeyen milletimizin bu isme bir veya birkaç ortak aradığını veya Türk adından başka adların da bu büyük eserde telif hakkı sahibi olduklarını düşünmüyoruz.
Geçen asrın başında çözmüş olmamız gereken tarih ve kimlik meselelerinin iğreti bırakılmasından kaynaklı hataların tekrarlanmaması adına mesuliyet alarak Türk milliyetçiliğinin temel sütunu olan tarih tezlerimizi yeniden işleyip seslendirecek bir mecra olmak üzere Türk bilim camiasını irfan ocağımızda el birliğine davet ediyoruz. Ayrıntılı müzakerelerle akademi içinden ve dışından yazarlarımızı oluşturacağımız platformlarda ağırlamak ve yol haritamızı şekillendirmek için çalışalım. İşimizin ve kavgamızın başındayız. Tarafımız, Türkiye’nin sahibi olan Türk milletinin tarafıdır.
bengü il tuta olurtaçı sen!
Ötüken Neşriyat
Selam olsun şanlı mazimize!
Selam olsun Enver’e, Talat’a, Cemal’e!
Talat Paşa, Türk Milleti’nin aziz Şehididir!
Şehidimize dil uzatmaya kalkan hainler, haddinizi bilin!
“Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk’tü bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır."
- Gazi Mustafa Kemal Atatürk
#3MayısTürkçülerGünü