Türk sinemasının öteki Türkan'ı. Düzgün yönetmenlerle çok acayip filmler çekebilirdi. Gel gör ki şartlar gereği 3 film birden salonlarında yalnız erkeklerin arzu nesnesi olabildi. Giovanni Scognamillo uzun uzun bahseder kitaplarında kendisinden, en azından o vermiştir hakkını.
Fransa'da Thélyson Orélien'in fenomene dönen romanının AI ile yazıldığına dair iddilar var. Hatta olay iddia olmakta çıktı. Goncourt Akademisi romanı aday listesinden çıkardı. Mesele şu ki, roman bu kadar popüler olmasaydı, kimse AI ile yazıldığını bilmeyecekti.
Adamın en iyi filmi Wild Horse Nine. Çünkü en iyi film henüz yapılmamış olandır. Çünkü bu filmi henüz bitmedi. Vizyona gireceği Kasım ayından sonra da bakarız bir hâl çaresine.
@t24comtr Mlli maç arası futbol medyası yine bol keseden atmaya başladı. Yazacak şey yok malum. Sıkılmasıdılar şu palavralardan. Yiyen oluyor demek ki.
Eski fişler çıkıyor olmadık yerlerden / 4 aralıkta kelebek yemişim İstanbul'da / Güneşe ��zenmişim Mardin'de 7 kasımda / Suya yanmışım 9 ekimde: Antalya / Dağ köyünde bir dağ zirvesine oturmuşum, 3 haziran / Yele bükülmüş, dumana üzülmüşüm ağaç kovuğunda, 8 nisan. KAHRAMAN ÇAYIRLI
Brecht'in Kafkas Tebeşir Dairesi'ndeki sorusu aklıma düştü:"Çocuk doğuranın mıdır emek verenin mi?" Aytmatov'un Kırmızı Eşarp'ına (a.k.a. Selvi Boylum Al Yazmalım) dek gider bu hesap. Neyse, hak yerini bulmuş. Merhum, mirasını kendisine en çok emek veren kişiye bırakmış.
Kadir İnanır'ın iki tanık huzurunda hazırlanan vasiyetini avukatı açıkladı: Bütün maddi ve manevi servetini Jülide Kural'a bıraktı, Kural hayatta olmazsa mirasın TİHV, İHD ve Nesin Vakfı'na bırakılmasını istedi
📌 Gerçek dışı haberler hakkında suç duyurusunda bulunulacak
https://t.co/RhycT1cSyB
@mknews_tr "Türkiye’ye dönersem sadece Galatasaray için dönerim” diyen biri, neden ikisi telekonferans, biri yüz yüze olmak üzere kendisini isteyen kulüple üç kez görüşsün? Bu bir kere söylenip konuyu bir daha açılmayacak şekilde kapatacak bir cevaptır.
@Alkolikyorumlar Galatasaray kendini sevmeyenleri hasta etti. Hepsi birer ruh hastası oldu. Galatasaray'ın başarısı ruh sağlığı bozuk insanlar yarattı. Lacan'ın, ürettiği sanrıları hayata tutunma ve zihnini bir arada tutma mekanizması olarak gördüğü "zavallı insan"ının sıradan bir örneği bu kişi.
Starbucks'a geldim. Ücretsiz internet ve tek bir kahveyle günü geçirme imkanı. Zizek’in dediği gibi “Kolektif arzumuzu Starbucks’ta adil ticaret etiketli bireysel bir latte ile kurtarmaya çalıştığımızda, devrim potansiyelini fiyata dahil edilmiş bir vicdan vergisi olarak öderiz."
Blue Jean'in mektup arkadaşı köşesi vardı. Oradan mektuplaştığım bir kızla duygusal bir ilişkim olmuştu. Farklı şehirlerdeydik. Üniversite sınavında aynı fakülteyi kazanıp yolumuzu eğitimin ışığında birleştirmiştik. Şimdi yaşanmaz böyle hikayeler. Sağa kaydır, bul bi' tane.