Underrated life advice: A good life is built by simply doing uncomfortable things sooner. The delayed conversation gets harder. The ignored problem gets bigger. The small repair gets more expensive. Peace is never found through avoidance. It’s found through direct early action.
Kaçın, konfor bağımlısı olun. Toplumumuz henüz açık iletişimi kaldırabilecek zeka ve eğitim düzeyinde değil. Zor konuşmaları başlattığınızda “bir kabahati var ki adım atıyor” olarak yorumlanıyor. “Bana kıymet veriyor” diyebilecek muhakemeye sahip insan 3-5’tir ancak.
Birini suskunlukla terbiye etmeye çalışmak çirkin bir şey hakikaten. O “sakin ve kendine dönmüş” erdem soslu görüntünün altında korkunç bir cezalandırma, punduna getirme, yola getirme, karşı tarafı muhatapsız bırakarak yorma çabası var çünkü. Oysa bana göre küfürleşerek kavga etmek bile susarak terbiye etmeye; hizaya çekmeye, duygusal olarak adeta “ürkütmeye” çalışmaktan daha erdemli. Neden biliyor musunuz? Çünkü susarak yaptırım uygulamaya çalışmakta “erdem görünümlü” bir taklit var. İkiyüzlülük var, riyakârlık var. Ve daha da ötesi ne biliyor musunuz? Bu zamanda artık herkes o kadar kenardan dolaşıyor, herkes o kadar yarım ağız konuşuyor, kimsede o kadar sınır duygusu yok, kimsede o kadar ben-sen-ilişki bilinci yok ki. O muğlaklık içinde sen de kayboluyorsun. Sana bir sınır çizse, bunu böyle istiyorum, bu şöyle olmalı, bu böyle olmalı dese “tamam” dersin mesela. Genellikle susarak cezalandıran insanlar açık iletişim de kurmayan insanlar çünkü.
someone once told me “emotional intelligence is the discipline of sitting with a feeling long enough to understand it before you hand it to someone else” and that honestly changed how i move.
susmanın motivasyonu ceza vermek midir, değildir elbette ama neden bile isteye kaygı içinde boğulmasına izin verirsin ki yakınlık kurduğun insanın. böyle bir şey yaşadığımda ilk düşündüğüm karşı tarafın kendiyle kalma ihtiyacı vardır oluyor. daima kendimde suç bulup herkes senin
the best thing you can do for yourself is actively increase your surface area for luck to hit you. go outside, try new cafes, museums, events, take a new route home, speak to people, ask questions, side quest. the more you do, the more serendipity and synchronicity will find you.
You need boredom. A lot of it. Start by going on walks without music. No stimulation. No distractions of any kind. If you learn to sit with your own thoughts, for long enough, in time they will start serving you. You'll start having ideas once again. You'll start developing an extreme sense of clarity that will shift you into the next stage of your life. All by being bored, which is pretty insane.
hayatın hile kodu özgüven değil, yapmak. özgüvenli insanlar kim ne düşünür, sonu ne olur diye düşünmeden yapıyorlar, yapmış bulunuyorlar diğerleri yapayım mı yapmayayım mı diye düşünüp potansiyel çürütürken.
Ekliyorum, mevzu utanmazlıkta. Bu hayatı devamlı kendinden utanarak, elalem ne der diye düşünerek geçirirsen hayatı kendine zehir edersin. O utangaçlık bi kırılsın, yaşam adeta level atlıyor.
Türkiye’de genel kanı ne ise tam aksine doğru gitmek neredeyse her zaman kazandırıyor. Şu anda çok fena memurluk-sözleşmeli işçilik övülüyor, büyük ihtimalle memuriyeti yiyecekler diğerine de ayar çekecekler. Bakalım nasıl.
Dünya ekonomisine yön veren ABD daha öncesinde enflasyonunu çeşitli finansal enstrümanlarla ihraç edebiliyordu. İşsizliğini de ihraç edecek bir model bulacaktır.
ABD hariç hiçbir ülke vatandaşı Frontier AI modelleri kullanamayacak ve muhtemelen tüm dünyaya hızlıca yayılması beklenen yapay zeka otomasyonları düşünülen kadar hızlıca yayılmayacak.
Eskiden bilgiyi öğrenip, özümser, hayatımıza entegre ederdik. Artık $100 abonelikle Claude’dan veya Chatgpt’den satın alıyoruz.
(50 yaş linkedin postu)