@idgoktas Sana, seni yetiştiren ailene, karakterli arkadaş çevrene, kimlik gelişimine katkı sağlayan herkese ve her şeye çok teşekkür ederim. Kaliteyi hak eden çok insanımız var, onlara muhteşem bir hediye oldun. İyi ki görünür olmuşsun.
🎤 Deniz Göktaş'ın YouTube'da yayınladığı stand-up gösterisi izlenme rekoru kırıyor:
"Biraz tatsız bir şey söyleyeceğim. Ben Recep Tayyip Erdoğan'ı hiç sevmedim. Hayatımda bir dakika bile. Ama..."
Maradona'lı Napoli, tarihinin ilk şampiyonluğunu aldığında şehir mezarlığının duvarına;
"Ne kaçırdığınızı bilmiyorsunuz" pankartı asılmıştı...
Ertesi sabah mezarlık duvarında şöyle bir yazı ile karşılaşıldı;
"Kaçırdığımızı kim söyledi"
Kılıçdaroğlu'nun 2.5 saatlik batışını artık konuşmayayım diyordum, ama bunu görünce yazmak farz oldu.
Sorunun cevabını dinlemeden ikinci, üçüncü soru soruldu yazmış @drmadiguzel . Öyle değil.
Kılıçdaroğlu o kadar anlamsız cevaplar verdi ki gazeteciler soruların anlaşılıp anlaşılmadığından emin olamadıkları için tekrar tekrar sormak, soruları netleştirmek zorunda kaldılar.
Kılıçdaroğlu tüm ama tüm sorulara bir safsatayla, bir savuşturmayla karşılık verdi. Döngüsel mantık, yanlış ikilem, whataboutism gibi safsataları defalarca kullandı. "Parayı veren de söylüyor, almadım diyen de kanıtlıyor" derken itirafı da inkarı da kanıt saydı. Öyle bir durum ki tura gelse Kılıçdaroğlu kazanır, yazı gelse öteki kaybeder.
Bu kadar çok safsatanın, bilişsel çarpıtmanın, yön değiştirmenin kullanıldığı bir başka konuşma ancak bir absürd komedi filminde olabilirdi, zaman zaman kendimi Sacha Baron Cohen filmi izliyor gibi hissettim.
Ve Kılıçdaroğlu neredeyse gazeteciler kadar çok soru sormuş. Transkript çıkarıp baktım, cümlelerinde 316 kez soru kalıbı var. Bazıları direkt, bazıları retorik soru. Üç gazetecinin tamamında 199 soru var. "Siz niye şunu sormuyorsunuz, siz gazeteci değil misiniz" kalıbını tam 36 kez kullanmış. Birisi saldırdıysa saldıran Kılıçdaroğlu. Sesi de sürekli yüksek perdedendi zaten.
Kılıçdaroğlu tam 19 kez iddianameleri okumadığını, bilmediğini söyledi. Yüzlerce CHP'liyi tutuklatan, milyonlarca seçmenin iradesini gasbeden bu davaların iddianamelerini, bir CHP yöneticisi olarak okumadım dedi. Bir vatandaş ve seçmen olarak yazıyorum @drmadiguzel Utanın, ne diyeyim, utanın. O da utansın siz de utanın.
Ve el insaf. 260 kez yargı, hukuk, dava, mahkeme dedi. Sürekli bunların arkasına saklanıyor. Sürekli gidip aklansınlar diyor. Başında Akın Gürlek'in olduğu bir adalet sisteminde mi aklanacak bu insanlar? El insaf.
100 küsur kez arınma, temizlik, kirlilik, ahlak gibi kelimeleri obsesif bir şekilde tekrarladı. 90 kez "söyledim, defalarca söyledim" diyerek sürekli hesabı geçmişe iade etti. Bu kadar çok obsesif bir şekilde aynı kelimeleri tekrar etmenin anlamını ben artık söylemeyeyim ne biçim psikolog derler sonra. Konuyu okuyucuların vicdanına bırakıyorum.
Sonuç şu: İki buçuk saat boyunca tek bir mantıklı söz yok. Üstüne çıplak aramaya maruz kalmış bir kadının ifadesi, Demirtaş'ın hapse yollanması gibi konulardaki utanç verici cevapları var. Özetle 2.5 saat parti içi iktidarı kaybettiği için hırsından kendini kaybetmiş ve iktidarla işbirliğine girmiş bir adamın arınma temalı obsesyon operasını izledik.
İnsanlar aptal değil. Bu ülkede çocuk yetiştirmeye çalışan bir anne olarak sizi allaha havale ediyorum, ama havaleyle de kalmam nefesim yettiğince de yapabileceğim her yerde size karşı duracağım. Biliyorum yalnız değilim.
Sabahattin Önkibar:
♦️ AKP öncesinde Türkiye'nin hapishanelerinde 57 bin kişi varken, bugün 436 bin kişi var.
♦️ AKP öncesi Türkiye’nin dış borcu 129 milyar dolar iken, şimdi 576 milyar dolar.
♦️ AKP öncesi emekli 8 çeyrek altın karşılığı aylık maaş alırken, bugün 2 çeyrek altın karşılığı aylık maaş alamıyor.
♦️ AKP öncesi Türkiye hukuk devletiyken, şimdi ülke siyaseti şekillendiren saray savcıları tarafından yönetiliyor.
♦️ AKP öncesi Doğu Akdeniz ve Ege, mavi vatanın parçası iken bugün değil.
♦️ AKP öncesi Türkiye hukukta 55. sıradayken, bugün 143 ülke içinde 118. sırada.
♦️ AKP öncesinde ülkemiz Uluslararası Şeffaflık Örgütü verilerine göre yolsuzlukta 102 ülke arasında 64. sıradayken, şimdi 182 ülke arasında 124. sırada.
♦️AKP öncesinde açlık sınırımız 120 dolar iken, bugün 610 dolar.
♦️ AKP öncesinde enflasyon ve faiz oranları makul seviyelerdeyken, şimdi dünya şampiyonlarındanız.
♦️ AKP öncesinde katil Apo hain iken, şimdi siyasi Önder.
♦️AKP öncesi Ege'deki 19 ada Türk toprağı iken, bugün Yunan toprağı.
Fotoğraf netleşiyor…:)
Doğu Perinçek:
"CHP'de Mustafa Kemal Paşa'nın geleneğinin temsilcisi Kılıçdaroğlu'dur."
Yarın da Hüdapar “Kılıçdaroğlu şeriatı benimsemiş bizden biridir” derse şaşırmam:)
"Üniversitede, en çok sevdiğim hocanın odasındaydım. Bana, “Ne olmak istiyorsun?“ dedi. “Entelektüel olmak istiyorum.” dedim.
“Senden entelektüel olmaz” dedi”
Şaşırmıştım, sonra, kırılgan bir ses tonuyla;
“Dersinizi geçmeme rağmen sürekli dersiniz deyim. Okulda en çok okuyan, araştıran ve tartışmalara giren, hep benim?" dedim.
“Senden Entelektüel olmaz”dedi.
Çok kızmıştım!
"Doç. tezlerin konularını bile ben öneriyorum" dedim. Prof. gülümseyerek geriye yaslandı.
Senden çok iyi bir araştırmacı olur. Ama entelektüel olmaz. Nedenine gelince, sana entelektüel olamazsın dediğimde, bana bir entelektüel gibi “Niçin olmaz?" diye sormadın, aksine alındın ve hiddetlendin.
Yazarlık bilgi işidir. Entelektüellik bilgi değil, davranış biçimidir. Bir insanın entelektüel olması için en az 3 kuşak ailesinin okuması gerekir.
Okulun önüne bak. Hepsi son model araç dolu ve hocalara ait. Her sene model yenilerler. Gerçekten böyle bir yenilenmeye ihtiyaçları var mı? Niçin bu şekilde yaşıyorlar.
Çünkü o ünvanlarla gördüğün hocalarının kariyerleri ne kadar yüksek olursa olsun, ruhları feodal bir köylü. Güçlerini topluma kabul ettirmek için böyle hava atmak zorundalar.
Gerçek bir entelektüel asla bu güdüyle hareket etmez. Entel feodal köylülere artık diploma ve ünvan da yetmez. Tıpkı paranın yetmediği gibi.
Prof. Dr. İlber ORTAYLI Anısına Saygıyla 🙏🙏🙏
🟡 İşte TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'nun Fatih Terim eleştirisine neden olan açıklamaları!
Fatih Terim’in “hesap sorma” ve “kaybedersen bedelini ödersin” sözleri, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi.
Geleceğe Dönüş
Günlük Darlama Dozumu sunayım. Türkiye yönetim sistemini üçe ayırırım.
Saray (15 Temmuz sonrası RTE'yi kontrole alan, Uçum'un sözcüsü olduğu grup)
RTE (oyu ve AKP TBMM gücü)
Bahçeli (RTE'nin başta kalmasını sağlayan MHP)
Her şey bu üçlünün kendi arasında geçiyor.
Bugün piliç üreticisi arkadaşımla biraz sohpet ettik.
13 piliç üreticisi firmaya piliç fiyatları bahane edilerek kayyum atandı ya hani, gelin size gerçeği anlatayım;
Piliç fiyatları son bir yılda TÜİK'in uydurma enflasyonunun nerdeyse yarısı kadar artmış!
Üstelik ülkemizde tavuk eti Avrupa'daki fiyatların yarısına satılıyor.
Ekonomiyi batıran ve enflasyonu kontrol edemeyen iktidar, yoksul bıraktığı halkın ulaşabildiği en ucuz protein kaynağı olan tavuk etinin fiyatı iç pazarda düşsün, enflasyon artmasın diye, 2 yıldır ihracatı yasaklamıştı!
Yatırımını ihracata göre yapmış olan üreticiler, zararına üretim yapıyor, batmamak için direniyordu!
Yani aşırı fiyat artışı tamamen işin bahanesi!
Peki asıl amaç ne?
Yerli hayvancıyı batırıp, kırmızı eti ithal eden iktidar, bu işi de elbette yandaşlara yaptıracaktı!
5 dolara ithal edilip, 27 dolara satılan kırmızı et piyasasında dönen rantı, ilkokul matematik bilgisiyle bile hesaplamak mümkün!
Peki ya beyaz et pazarı kimin elinde?
Bir çoğu yandaşların elinde değil tabiki.
Pazardaki rantı anlamanız için şöyle bir veri ileteyim;
Kayyum atanan firmalardan sadece bir tanesi için Cargill firmasından Türkiye'ye her gün bir gemi dolusu yemlik mısır geliyor ve bu ithalat iktidar yandaşlarının elinde değil.
Böylesine büyük bir ranttan pay almamak bu iktidarın doğasına ters!
Operasyonun tek amacı sektörü tamamen ele geçirmektir.
Gerisi lafı güzaf!..
@yaminelamal@trt@trtspor@trt1 Sunucu "Bütün Müslümanlar İran'ı destekliyor." falan deyince ben de siyah formalılar için sure okumaya, dua etmeye başladım. Az sonra siyahlar gol attı. Yiyen takım meğerse İran'mış. Peki ben günah işlemiş olur muyum hocam? Bir de bunun kefareti nedir hocam?
@mkorkmaz62 Senin anneliginin de öğretmenliğinin de Allah belasını versin. Sen bu çocuğu da öğretmenliği de hak etmiyorsun. Buna rağmen çocuk hala seni seviyorsa bu çocuğunun koca yürekli oluşundan gelir. Se den değil