@spkgovtr Bu saatten sonra sistemde bir kuruş tutmayacağım, elime geçen her parayla döviz ve altın alacağım. Kanun uygulanmayan piyasada para tutmam. Tutanlara başarılar,bol kazançlar.
@1982emresirin Emre bey bir konuyu yanlış yazmışsınız 16 eylül tarihi ben 14 eylülde satış emri verdim pry pnu 14 EYLÜL de ne tasfiye ne temerrüt vardı bizide tasfiye sürecine aldılar. 14 eylülde satış emri vermiş pblk görünen çok kişi var. @1982emresirin
@MTanal Ben 14 eylül para piyasa fonu pry satış emri verdim T-0 valör fiyat açıklamama durumu yok o tarihte tasfiye ve temerrütte yok 15 i akşamı pry temerrüte düşüyor peki ben 14 ü satış paramı neden alamıyorum hadi bunu açıklayın bana
@_cevdetyilmaz@memetsimsek@spkgovtr
“Her şeyden evvel müvekkilimin hiçbir şekilde hesap hareketlerinde bir farklılık yoktur. Savcılık makamının da bu yönde bir iddiası yoktur. Bu yönde bir soru sorulmamış, herhangi bir hesap farklılığı ile ilgili suçlama getirilmemiştir. Tek bir kuruşla ilgili suçlamada bulunulmamıştır. Bilakis Savcılık ifadesi sırasında müdafii olarak bizzat ben, Ağırel’in hesap hareketlerinin incelenmesini ve MASAK raporu alınmasını talep ettim. Zira bu kadar şeffafız. Eğer savcılık ifadesi elinizde mevcutsa bu hususu teyit edebilirsiniz.” 👇🏻
Ne kadar kolay iftira atıyorlar. Ne kadar kolay bir gazeteciyi karalıyorlar. Murat Ağırel’in hesaplarında hiçbir farklı hareket yok. Savcılığın böyle bir sorusu da tespiti de yok. İfadeki ilk soruların şablon, herkese sorulan gelir tespiti amaçlı sorular olduğunu bile bilmiyorlar. Bırakın hesapta farklılığı bu olaydaki tarafların herhangi biriyle bir kuruşluk para trafiği tespiti ve iddiası bile yok. İfadeyi okumadan konuşup iftira atıyorlar. İfadeyi okusalar Murat’ın bu kişiler ‘Almanya’ya gelin biz masrafları karşılayalım’ dediklerinde verdiği çok sert yanıtı da bilirler. Yazıklar olsun.
Sayın @kelkitlioglumrt ve Sayın @ebasaksengul’ün TV100’de yapılan programda müvekkilim @muratagirel hakkında “iddia” olarak ifade ettikleri hususların hiçbirinin gerçeklik payı yoktur. Bu nedenle zorunlu olarak açıklama yapılması gerekliliği doğmuştur.
Söz konusu hususları kamuoyu önünde dile getirmeden evvel bize sormuş olsalardı kendilerine müvekkilimin emniyet ve savcılık ifadesinin tam metnini, savcılığın tutuklamaya sevk yazısını ve tutuklama kararını sunar, müvekkilime yöneltilen sorulan soruların sebeplerini izah ederdik.
Her şeyden evvel müvekkilimin hiçbir şekilde hesap hareketlerinde bir farklılık yoktur. Savcılık makamının da bu yönde bir iddiası yoktur. Bu yönde bir soru sorulmamış, herhangi bir hesap farklılığı ile ilgili suçlama getirilmemiştir. Tek bir kuruşla ilgili suçlamada bulunulmamıştır. Bilakis Savcılık ifadesi sırasında müdafii olarak bizzat ben, Ağırel’in hesap hareketlerinin incelenmesini ve MASAK raporu alınmasını talep ettim. Zira bu kadar şeffafız. Eğer savcılık ifadesi elinizde mevcutsa bu hususu teyit edebilirsiniz.
Her ne kadar bu bir iddiadır denilmiş ve savcılık makamı kaynak olarak işaret edilmişse de böyle bir iddia savcılık makamına ait değildir. Yanlışlığı apaçık ortada olan bu hususu dile getirmek her şeyden önce savcılık makamını yalanlamaktır.
Sayın Kelkitoğlu sanıyorum ki savcılık sevk yazısını ve tutuklama kararını okumamış. Eğer okumuş olsaydı, ifade ettiğinin aksine, hesap hareketi farklılığı nedeniyle tutuklanmadığını görebilirdi. Müvekkilim, “neden sana gelen belgeleri araştırmadın, basına veya savcılığa sunmadın” denilerek tutuklamaya sevk edilmiş, bu gerekçeyle örgüte üye olmamakla birlikte yardım ettiği iddiasıyla tutuklanmıştır.
Öyle sanıyorum ki kafa karışıklığı yaşadıkları konu, ifadenin en başında müvekkile yöneltilen “aylık kazancınız ne kadardır, üzerinize kayıtlı malvarlığınız nedir, herhangi bir şirket ortaklığınız var mı” gibi sorulardır.
Mali Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen her mali suç soruşturmasında bu sorular rutin olarak yöneltilen sorulardır. Adını soyadını sormak kadar rutindir. Bugün Sayın Kelkitoğlu hakkında da Mali Şube Müdürlüğü bir soruşturma yürütüyor olsa aynı soruları sorar. Hatta hangi suçtan mahkeme önüne çıkarsanız çıkın, size kimlik tespiti sırasında ilk olarak aylık kazancınız, üzerinize kayıtlı malvarlığınız sorulur.
Öyle ki ifadeyi alan polis memuru bile “bunlar rutin, herkese sorulan sorular” dedikten sonra sadece soruşturmaya konu 2 adet soru yöneltmiştir ki bunlar da “neden haber yapmadın” ve “belgeleri Sarıgüllere verdin mi” sorularından ibarettir. Savcılık makamına verilen ifadede de yine bu iki soru yöneltilmiştir.
Müvekkilimin onur, şeref ve haysiyetine zarar verecek, kamuoyunda farklı düşüncelere sebebiyet verecek bu tür yanlış ve haksız beyanların, soruşturmanın selametine de zarar verdiği unutulmamalıdır.
Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.
Cumhuriyetimizin değerlerini ve demokrasiyi kararlılıkla savunan, aydın duruşuyla hafızalarımızda yer edinen Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı, katledilişinin 27. yılında saygı ve rahmetle anıyorum.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve diğer üst düzey AB liderleri, açıklamalarında Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı hukuki açıdan değerlendirmemekte, bunun yerine Avrupa Birliği üyesi Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tezlerini koruma refleksiyle hareket etmektedir.
Oysa söz konusu anlaşma, iki egemen devletin uluslararası hak ve hukuktan doğan yetkileri çerçevesinde attığı meşru bir adımdır.
Uluslararası hukuk, yalnızca Avrupa Birliği üyelerinin haklarını koruyan bir ayrıcalıklar düzeni değildir ve Türkiye ile Libya, egemen devletler olarak kendi hak ve çıkarları doğrultusunda karar alma iradesine sahiptir.
Hukukun üstünlüğü savunulacaksa, Avrupa Birliği yönetimi ve üye devletleri çifte standartlardan vazgeçmelidir.
Bomboş bir iddia ile Murat’ı tutuklamaya sevk etti savcı.
Bravo Fuat Uğur! Daha ifadesi bile alınmadan kimin tutuklanmaya sevk edileceğini günler öncesinden ifşa ettin!
Bravo Türk yargısı! Daha ifadesini bile almadan kimi tutuklamak istediğinizi açıkladınız!