Bademlerden Say Beni
Beni bir ağaç gölgesiyle hatırla,
Bir martı kanadında, bir dalga sesinde.
Zamanın en ince yerinden kırıldığı o anda,
Bademlerden say beni, çiçek açtığım mevsimde.
Bir gün bir rüzgâr geçerse şehrinden,
Savrulan yapraklar gibi dağılırsa hatıralar,
Korkma, yitip gitmem ben bu sessizlikten,
Bademlerden say beni, baharı getiren o kar.
Dallar dolusu beyazlık, bir parça sabır,
Kışın soğuğunda saklı o narin duruş.
Görürsen çiçeklenen ağaçları birer birer,
Bademlerden say beni, zamana karşı direniş.
Paul Celan
İnsanın ruhu bazen kırılmaz; ama yine de eksik yaşar.
Sessizce eksilir canlılık, varlık yavaşça solar.
‘Yaşamıyor gibi’ yaşarsın.
Bu, büyük acıların, derin çöküşlerin hikâyesi değildir. Daha sinsi, daha gündelik bir kayboluştur. Ruha canlılık veren şey azar azar kaybolur.
Sabah uyanırsın hayat devam eder. Yapılması gerekenler yapılır, konuşulması gerekenler konuşulur. Fakat bütün bunların ortasında insan, kendi varlığına dokunamaz hâle gelir. Ne dibe vurmuşsundur, ne de suyun yüzüne çıkabilmişsindir. Bir araf, bir arada kalma hâli: Nehirde sürüklenen bir dal parçası gibi, yönsüz, ağırlıksız.
Ruh sağlığı yalnızca hastalıkların yokluğu değildir. İnsanın iç dünyasında yeşeren bir “iyi oluş” hâli vardır ki, onu beslemediğimizde hayat sessizce solmaya başlar. Varlığın cevherini daima diri tutmak gerek.
Modern zamanların en büyük yanılgısı da burada: Kötü hissetmiyorsak iyi olduğumuzu sanıyoruz. Oysa insan, sadece acı çekmeyerek değil; anlam bularak, bağ kurarak, bir şeye kalbini vererek iyileşir.
Bugünün dünyası, insanı fark ettirmeden yoruyor. Gürültü çok ama temas az. İlişkiler var ama derinlik yok. Pek çok insan, kendi hayatının seyircisi gibi yaşıyor. Hayat yanı başımızdan geçip gidiyor.
Her şey yerli yerinde görünür, ama hiçbir şey tam olarak hissedilmez. Adeta, yaşanmamış bir hayattan ölürüz.
Çare ise büyük devrimlerde değil, küçük uyanışlarda. İnsanın yeniden bir şeye yönelmesinde, bir heves, bir tutku, bir ülkü sahibi olmasında.
Bir işe dalıp zamanın akışını unutmasında.
Bir dostun gözlerinde kendini hatırlamasında.
Kendinden büyük bir anlamın çağrısına kulak vermesinde.
Çünkü insan, ancak bağ kurduğu ölçüde vardır.
Ve hayat, ancak içine karıştığımızda, onunla alış verişe girdiğimizde, varoluşun sevincini hissettiğimizde başlar.
Allah’ım sahip olduğum her ��eyde bana bereket ver. Allah’ım bana hayır ve kolaylık kapılarını aç, şer ve zorluk kapılarını benden uzaklaştır. çünkü benim hiçbir güç ve kuvvetim yoktur. seninle yardım isterim, sana sığınırım ve sen bana yetersin.
"Kim gece uyanır 'La ilahe illallah vahdehu la şerike leh, lehü'l-mülk ve lehü'l-hamd ve hüve ala külli şey'in Kadir; Sübhanallah velhamdülillah ve la ilahe illallah vallahu ekber ve la havle ve la kuvvete illa billah, Allahumme'ğfir lî' der veya dua ederse kabul olur"
(Buhari)
Gönenli Mehmet Efendi Hz.'den tavsiyeler.
* Her ne niyetiniz varsa 21 Fatiha.
* Evdeki huzursuzlukların telafisi için
Araf/89. ayet, bir tesbih.
* 1000 istiğfar çek sonunda dua ederken, filan kardeşimi ya da eşimi kötü alışkanlıktan kurtar diye dua et.
Bir adam Peygamberimiz (s .a.v.)’e gelerek:
"Ya Resûlallah, Rabbimden isterken nasıl isteyeyim?" dedi.
Peygamber Efendimiz ona 4 kelimelik bir sır verdi.
Mübarek parmaklarını sıkıca birleştirerek şöyle buyurdu:
"İşte bu kelimeler var ya, senin hem dünyanı hem ahiretini toparlayıp sana getirir."
"Allahümme'ğfir lî, verhamnî, ve âfinî, verzuknî."
Manası:
Allah'ım! Beni bağışla, bana merhamet et, bana afiyet ver ve beni rızıklandır.
Âmin, âmin, âmin.
şüphesiz Allah; içinden geçtiğin zor zamanları, bunları yaşarken kalbinin nasıl yaralandığını, hayatının ve emeğinin şartlarına razı olarak gösterdiğin sabrı ve yolunda karşılaştığın tüm imtihanları bilir. zaman zaman umutsuzluğa teslim olmanın eşiğine geldiğin hâlde, kaderine yazılana rıza gösterip o’nun tedbirine ve takdirine güvenerek ayakta durduğunu da görür. Allah; gücünün yettiği her şeyi denediğini, razı olmanın senin için kolay olmadığı anlarda bile rızayı seçtiğini bilir ve bil ki, mutlaka yaşadığın her şeyin karşılığını sana verecek, kalbini teselli edecek ve içini ferahlatacaktır; çünkü o, Allah’tır.
ya rabbi, bu geceyle birlikte kalbimi sana teslim ediyorum. bana ariflerin sükûnetini, tevekkül edenlerin huzurunu ve işinin senin elinde olduğunu bilenlerin rahatlığını nasip et. Allah’ım bedenime dinlenme, nefsime yenilenme ver, içimdeki sıkıntıyı gider. yarınki sabahımı sana uzun zamandır ettiğim dualar için hayırlı bir başlangıç eyle. Allah’ım beni meşgul eden her şeyi sana havale ediyorum, gizliyi bilen sensin ve aklımın, gücümün yetmediği her şeye sen kadirsin. Allah’ım günlerin ağırlığını göğsümden kaldır, içimi nurla doldur, kalbimi sana olan güvenle doldur ve hayatımı tükenmeyen bereketlerle doldur. Allah’ım kaderimden beni razı eyle, nasiplerini hayallerimden daha geniş, lütfunu beklentilerimden daha bol kıl. ey ismiyle çağrıldığında müjde veren latîf, ey rahmeti her şeyi kuşatan rahman, göğsümü ferahlatacak kapılar aç. kendimi sana emanet ediyorum, sevdiklerimi ve sevdiklerimin sevdiklerini de, beni hiçbir kuluna muhtaç etme ey âlemlerin rabbi.
cuma gününde kendin için dua et ve dilini salavat ile süsle. Allah’ım, ey hâlleri değiştiren, bizim hâlimizi kudretin ve gücünle en güzel hâle çevir. ey aziz ve yüce olan. Allah’ım, ey gizli lütfun ve vefalı vaadin sahibi, yalnızca senden yardım ister, yalnızca sana dayanırız. zamanlarımızı seni anmakla, affınla, lütfunla, bereketinle ve rızanla güzelleştir. Allah’ım, içinde haram bulunmayan bir rızık, gösterişten uzak bir amel ve bizleri cennetine ulaştırmanı diliyoruz.
içine kapanık, üzgün olduğun ve konuşacak hâlin olmadığı bir zamanda yaşadığım bir tecrübeden tavsiye: gece namazından sonra yâsîn sûresini oku, kalbinle dua et ve duada ısrarcı ol. yakup peygamberin (a.s.) duasını dilinden düşürme: “ben derdimi ve hüznümü yalnızca Allah’a arz ederim.” ardından şöyle dua et: Allah’ım, ey sıkıntıyı gideren, ey kederi kaldıran, ey darda kalanların duasına icabet eden. yaptığımız hiçbir dua senden gizli değildir. Allah’ım, her şey senin kudretin, izzetin ve gücünledir. sen buna elbette kadirsin. ferahlamayı senden isteriz ve sığınak yalnız sensin. Allah’ım, yeryüzü kendisine dar gelen herkes için bir ferahlık ve bir çıkış yolu nasip et. ey celâl ve ikram sahibi.