AKADEMİK DERGİLERDE YAYIN İÇİN PRATİK BAZI ÖNERİLER
-Yüksek lisans/doktora öğrencilerinin (ve tabii ki akademisyenlerin de) akademik bir makaleyi yazmadan önce hangi dergilere göndereceklerine karar vermeleri iyi olur.
-Dergiler kendilerine ulaşan her makaleyi yayınlamazlar. Her derginin bir alanı vardır. Bir yazım ve atıf formatı vardır.
-Makaleyi yazmaya başlamadan önce olası dergilerin web sayfaları (Manuscript Guidelines) incelenmelidir. Makale baştan itibaren bu formata göre yazılmalıdır.
-Dergiler etki faktörlerini yükseltmek isterler. Yazdığınız makale, gönderdiğiniz dergide yayınlanmış makalelere referanslar içermelidir.
-WOS, SCOPUS'ta indekslenen dergilere yayınlayabileceklerinden çok daha fazla makale gelir. Gelen makalelerin çok küçük bir kısmı için yerleri vardır. Çoğu zaman makaleleri çok küçük nedenlerle reddederler. Dergi editörü (ve hakemler) makalenin özgün katkısına, diline, metodolojisine, kullandığı dataya, analiz tekniklerine ve çıkardığı sonuçlara bakarlar. Eğer dilde yazım hataları varsa ve metodoloji yeterince bilgilendirici değilse makaleyi reddederler.
Bu nedenle yöntemin makalede açıkça yazılması gerekir. Bilimsel bilgiyi diğer bilgi türlerinden ayıran şey yöntemdir.
-Sosyal bilimlerde ise tek bir yöntem yoktur. Nicel bir makalenin metodolojisi nitel bir makalenin metodolojisinden farklıdır. Yazdığınız alanın metodolojisini çok iyi bilmeniz ve makalenizde akademik yazım kurallarının tümüne uymanız beklenir.
Not: IUM'deki tez danışmanlarına yönelik eğitim programı için hazırladığım notlardan kısa bir alıntı)
Türkiye'de insanlar OECD ortalamasının çok üzerinde uzun süreler çalışıyorlar. Buna akademisyenler de dahil. Bizim sorunumuz az çalışmak değil, verimsiz çalışmak.
Müdürlüğümüz, Nilüfer Halk Eğitimi Merkezi, Bursa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu temsilcileri ve Uludağ Üniversitesinden Doç. Dr. Zerrin FIRAT'ın katılımlarıyla muhtemel bir Erasmus Ortaklık projesi hakkında bir toplantı gerçekleştirildi.
@serkangur_bursa @mahmutbrs16
Bursa Büyükşehir Belediyesiyle birlikte Hürriyet Ziraat Parkta düzenlediğimiz 16. BALGÖÇ Balkan Panayırının ilk gününü hemşehrilerimizin yoğun desteğiyle tamamladık.
Pazar öğleden sonra panayırımız devam edecek olup katılımınız bizleri mutlu edecektir. #balgöç#bursabalgöç
BAL-GÖÇ olarak; Atatürk ve silah arkadaşlarının, aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun derken, 30 Ağustos Zafer Bayramı'mızın 100. yılını yürekten kutlarız.
Kova'nın tahammül edemediği şeyler;
-Cahil insanlar
-Anlaşılmamak
-Yanlış anlaşılmak
-Kısıtlanmak
-Gösterdiği saygıdan dolayı ego yapan insanlar
-Manipülatif insanlar
-Yapıcı olmak yerine yıkıcı olan insanlar
-Saygı göstermeyen insanlar
-Belirsiz ,kararsız , net olmayan insanlar
Yenilgileriyle barışan insanın içinde gerçek bir devrim başlar. O artık daha mütevazı, sınırlarını bilen, zorluk içindeki kişilerin halinden anlayan, neyi yapıp neyi yapamayacağını idrak etmiş bir insan olarak yeniden doğmuştur. ‘Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır’.
yığın psikolojisi aldatıcıdır, gevezelikten uzak durup kendini yetiştirmeye bak!
[boş zaman “boşa geçirilen zaman” değil, “kişinin kendini eğitmeye ayırdığı zaman” demektir.]
Türkiye'de yeni modellere gereğinden çok itibar edilir.
Çoğu yönetici, eskisini yıkıp yenisini kurmakla övünür.
Oysa model sadece bir senaryodur.
Senaryonun başarısı da onu hayata geçirecek ekibin niteliğine ve o toplumun beşeri sermayesine bağlıdır.