“Because in truth, my love, if you have thought of me once then I have thought of you a thousand times.
You have captured my heart. It is yours.
I am at your mercy now.”
— Kamand Kojouri
Usulca düşüp birikmiş anılardan, sadece senin olanları toplayıp birbirine bağlıyorum. Odamdaki duvara yansıyışlarına bakarken, hiç solmayan sana bakıp uykuya dalıyorum. Bana fısıldadığın sözlerin yankıları, varacakları bir yer olmadan odamın içinde dolanıp duruyorlar.
Usulca düşüp birikmiş anılardan, sadece senin olanları toplayıp birbirine bağlıyorum. Odamdaki duvara yansıyışlarına bakarken, içimde kabaran her acıda seni hissediyorum. Bu doğru olmak zorunda değil, sadece olduğun gibi kalmanı istemiştim.
-bts, film out
Sıcaklığını, gülümsemeye devam etmeni ve anlayışlı seni. Ama yine de...
Eğer gözyaşlarının miktarını ölçmek mümkünse, ben çoktan geç kaldım.
Ama nihayet senin olduğun yere yetiştim ve seni buldum.
“Şu anda sana güzel söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı dilerdim.” Yine de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek; “Seni tanıdığıma çok sevindim, kendi çapımda.”