Anadolu insanının dünyayla, eşyayla nesnelerle ve varoluşla kurduğu ilişkinin bir özeti bu. Her şeyin bir fıtratı var. Kapının fıtratı açma-kapama. Gavurluk ise insanın fıtratına aykırılık. Anadolu irfanı dediğimiz şey bu. Bu yaşlı adam muhtemelen her şeyin en iyisini biliyordur.
"Men Atatürk'ün esgeriyem" diyen Türk'ün acısını yürekte duyan, Türk Beyi Ebulfez Elçibey'i, vefatının 26. yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.
Ruhun şâd, durağın uçmağ olsun Bey.
Bir kitabı gerçekten "okumuş" sayılmamız, metnin bize ne söylediğinden ziyade zihnimizde hangi yeni soruları uyandırdığıyla ölçülür. Fikrî derinlik, ancak bu sorgulayıcı bakış açısıyla mümkündür. Andre Gide'in günlüğünde yazdığı gibi okuduklarımız bizi yoldan çıkarmalı...
Tokluk, hayatı düşündürür. Toklukla birlikte, hayatla olan bağlar artar, kavileşir. Tokluk bir gâvur şeydir. İyi bir gâvurluktur tokluk. Kini azaltır, hoş görürlüğü arttırır.
Türkü söylenmeyen yörelerde bir gevşeklik, huysuzluk ve asilik var gibi gelir bana. Çünkü türkü; bir coğrafyanın hafızası, insanların ortak vicdanıdır. Mayasında türkü bulunmayan yürekler merhameti unutur; neşesini de kederini de paylaşacak ortak bir makam bulamaz.