“Nicelik yarışı, akademik alanı bir pazar yerine dönüştürmüş durumda. Sadece ücretli makale basan dergiler, başkaca ülkelerden katılımcıların olmadığı uluslararası kongreler, piyasacı yayınevleri akademiyi kuşatmış durumda.”
Bahattin Cizreli yazdı:
https://t.co/Dh03mPNQrH
“Entelektüel ilgi üniversiteyi terk etmiştir. Ancak bu bir yok oluş değil, zayıflasa da bir mecra değişimidir.”
Bahattin Cizreli yazdı:
https://t.co/Dh03mPNiC9
Yıllardır çalışıyor olduğum Fizik, Metafizik, Gayb: Dinin Ontolojik Teklifi başlıklı çalışmam İhsan Fazlıoğlu hocamızın takriziyle yayımlandı. İslam'ın ontolojik teklifinin anlaşılması bakımından katkıda bulunması temennisiyle dost, arkadaş ve öğrencilerime muhabbetlerimle...
İyilik Kumbarası adıyla bir iyilik hareketimiz var.
Bu haftaki iyiliğimiz içerik üreten arkadaşlara destek olmaktı.
Şimdi "içerik üreticilerine burs" diye bir şey başlatmak istiyorum.
Halihazırda bir şeyler üreten veya üretmek isteyen kardeşlerim bana ulaşabilir. (Şartlar sıkı olacak, üretim esas)
Gençleri desteklemek isteyen olursa onları da bir araya getirebiliriz.
Hatta buradan STK'lara sesleniyorum. Gelin hepimiz topluma faydalı içerik üreten gençleri destekleyecek projeler yapalım.
Gençlerimizin manevi ihtiyacı, Afrikalıların maddi ihtiyacından daha fazla olabiliyor. (bunu Afrika'ya yardım eden biri olarak söylüyorum)
Binalarınız, ekipmanlarınız, her şeyiniz var. Bunları gençlerin kullanımına açabilirsiniz.
Faydalı içerik üretenlere burs verebilirsiniz. Birçok şey yapılabilir.
"Dini evre bunların ötesindedir. Bir birey halidir. Kişi Tanrı ile baş başa kalır ve toplumsal normların ötesine geçer. Kierkegaard’a göre iman, bir konfor alanı değil, bir “korku ve titreme” halidir."Son zamanlarda okuduğum en derli toplu maksadına ulaşan yazılardan. @enis_doko
Mahalle Dindarlığı: Mehmet Akif Ersoy olayına Kierkegaardçı bir bakış?
Enis Doka (@enis_doko) yazdı.
https://t.co/xhgYzoEP8t
"Bir kişi muhafazakâr bir çevrede yetişmiş ve tamamen o normları gösteriyor gibi gözükebilir. Ama bu kişi hala içsel olarak Estetik Evrede olabilir. Dışarıdan görünen o 'dindar' kabuk kırıldığında ortaya çıkan yaşam tarzı (eğlence, cinsellik, mal hırsı gibi), kişinin aslında başından beri manevi olarak estetik evrede olduğunu gösterir. Yani bir 'savrulma' değil, bir 'ifşa' söz konusudur."
Hatırladınız mı, 6 gol yedikleri İspanya maçından önce de aynen böyle dua etmişlerdi ama dua etmeden çıkan güçlü İspanyollar karşısında rezil olmuşlardı...
Şimdi geleyim gerçeğe...
Bu çocukları akılla yönetirseniz, Bulgaristan ve Gürcistan maçlarında olduğu gibi harikalar yaratırlar... Siz yeter ki onlara maçları duaların değil aklın ve gücün kazandığını öğretin...
Bugün Hürriyet Ankara'nın manşetinde yer aldık. Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programımızın önemini ve imkanlarımızı anlattık.
Ülkemiz bir afetler ülkesi. Daha nitelikli arama-kurtarma personelleri ve itfaiyeciler yetiştirmek için daha iyi eğitim olanakları sağlamak hepimizin ortak görevi.
@ybuankara@acengizkoseoglu
Bauman’ın akışkan modernitemdediği şey, sadece ekonomi, siyaseti ya da ilişkileri değil, inanç dünyasını da etkiliyor. Eskiden din, hayatın en sağlam direklerinden biriydi. Değerler kuşaktan kuşağa aktarılır, ibadetler ve toplumsal kurallar görece sabit kalırdı. Ama şimdi işler değişti. Akışkan çağda inançlar da kimlikler gibi hızla şekil değiştiriyor. Bağlanmak zor geliyor, sorumluluk ağır geliyor, ibadet bile bazen anlık bir ruh hâli, bir deneyim olarak yaşanıyor.
Bauman’ın meşhur sözü vardır ya akışkan olan, içine konduğu kabın şeklini alır.İnanç da bazen böyle oluyor; sabit bir kaya olmaktan çıkıp kişinin duygularına, ruh hâline göre biçim alıyor. Bu özgürleştiriyor gibi görünebilir ama aslında insanı köksüz bırakıyor. Rüzgâr nereden eserse oraya savruluyorsun.
Bence din, akışkan bir dünyada iki yoldan birini seçebilir Ya modern tüketim kültürünün bir anlık haz ürününe dönüşür, işte böyle bol mesnevi alıntılı, tasavvuf soslu, instagram maneviyatı, ya da insana tutunabileceği sabit bir zemin sunar. Kur’an’ın kavl-i sâbit dediği şey, işte bu değişmeyen hakikat zemini. Mesele, bu sabit zemini savunurken, akışkan çağın dilini konuşabilmekte. Çünkü kelimelerimiz katı, muhataplarımız akışkansa, mesaj yerine ulaşmaz. Din dilini de, tebliğ metodumuzu da bunun üzerine yeniden yorumlamamız lazım.
Bugün Etlik'te gerçekleşen tanıtım günlerinde Yüksekokul olarak yerimizi aldık. Aday öğrenci ve ailelerinin yanı sıra stantlarımıza ilgi gösteren yönetici hocalarımıza teşekkür ederiz.
Geçmişten Geleceğe AYBÜ!
🔗🔗2025 Kayıtlarımız Başladı!
✔️İslam ile ilgili pek çok soruya ülkemizin önde gelen akademisyenlerinden kolayca cevap bulabileceğiniz bir uzaktan seminer programına katılmak ister misiniz?
https://t.co/CRVy57XPcJ
#SUSEM
🗣 Eski CHP milletvekili sanatçı Sabahat Akkiraz:
'Saflarımız netleşti. Bir taraf cumhuriyet ve laiklik diğer taraf ümmet.
Ben Atatürk ve Hz. Ali’nin gösterdiği yolda yürürüm."
#MarwaelSherbini, #Almanya'daki Müslüman karşıtı ırkçılığın varabileceği en son noktayı gösteren bir cinayetin kurbanı olmuştu. Peki Marwa kimdi ve onu neden tanımamız gerekiyor? Köln sokaklarında bu soruya cevap aradık.
https://t.co/Mf3B7My9R2
Sabit fikirli insanlarla iletişim kuramazsınız çünkü o sizi anlamak için dinlemez aksine siz konuşurken vereceği cevabı/ezberi hazırlar. Önce kendi zannına peşinen inanıp sonra her şeyi ona uydurmaya çalışır. Diyalog değil ya propaganda ya savaş halindedir. 2 kitap tavsiyem