Uyum sağlamak için çok çaba sarf ettiğim o samimiyetsiz ,ikiyüzlü insanların doldurduğu ortamlara dönüp baktığımda ne kadar eğreti durduğumu şimdi görüyorum.
İnsanlar size hayatında ne kadar yer açıyorsa o kadar yer açın, ne kadar öncelik veriyorsa, o kadar önem verin. Her kim olursa olsun. Ve sizi bir kol mesafesinde tutan, fazlasından ödü kopan hiç kimseyi hayatınızda varsaymayın. Bu ilişkilerin dengesidir.
Ayarı, dengesi olmayan her kişi, ilişki, fazla ya da az su verilen bir bitki gibi ya solar ya da çürür. Denge, zaman ve içtenlik, hayatın mayasıdır, değerlidir. İnsanların sizi içten sevme kapasitesini fark edebilmek de öyle. Dışarıya yansıttığımız değil, gerçekte yaşattığımız kimliklerimiz, onlar da gökyüzü gibi zaten. Hep kendini gösterir, görün diye.
deniz göktaş yalnızca iktidara değil, üç kuruş daha fazla kazanabilmek için her türlü omurgasızlığı yapabilen ünlülere de müthiş bir ders verdi. onurlu insan nasıl olunur dersi.
Ben dahil o kadar keriz bir hale getirildik ki, tutuklanıp senelerce hapis istemiyle yargılanması gereken kadın görevden istifa etti diye bi bok oldu sanıyoruz.
Herkese iyi biri olmaktan vazgeçtiğinde kötü biri olmuyorsun. Seçimlerini, özgürlüğünü, samimiyeti, denizine kıyı olmak istediğin kişileri ve elbette kendi hayatını seçmiş oluyorsun.
Anlatarak anlaşılacağına çok inandığı bir dönemi oluyor insanın.. Cahillik mi dersin toyluk mu... Hem kendisiyle ilgili meseleler de hem de başkasıyla. Sanki anlatsam anlaşılır, sanki anlatsam dinler gibi çok iyi niyetli bir yerden güzel duygular aslında. Sonra... Sonra geçiyor.
Kötülüğe ve kötü insanlara hoşgörü adı altında gösterdiginiz tahammül onların kötülükte seviye atlamasına yardım eder.Bu yüzden kötüyü alttan almak yerine olabildigince uzak duracaksın.
Hakkını savunamamışsın üstüne başkasının hakkını da yedirmişsin ama hala yalakalık yaparak kendini iyi göstermeye çalışıyorsun. Ne yaparsan yap bombok bir insansın.