@pronetomisery_ Ayberkin harika bir kariyeri olabilirdi onu da batıracak gibi geliyor inşallah yapmazlar böyle cringe bir şey. Ayberkin star ışığı hiçbirinde yok. Ayberk gelme lan buraya
DENİZ AŞIRI DALGALAR: İstibdad ve Mizah
Bu akşam, saat: 21.00'de, canlı, herkese açık.
Deniz Göktaş'a soruşturma açılmış. Şaşırdık mı? Hayır! Benim tepkim bir acı tebessüm oldu. Ülkem adına içim sızladı.
Baskının olduğu yerde ister istemez eleştiri saklanır, ironiye dönüşür ve mizah ortaya çıkar. Eleştiri inceldikçe incelir ve en sanatsal biçimine kavuşur: "dalga geçmeye".
Acı tebessüme yol açan da budur: hem acı, hem tebessüm. Gülmek değil, kahkaha değil, acı tebessüm, en hafif biçimiyle: tebessüm.
Aşırı tuzluluktan ötürü su altı yaşamının olmadığı denizin adıdır ÖLÜ DENİZ.
Ölü Deniz istibdadın/baskının, otokrasinin simgesi. Doğal yaşamın azlığından çok yokluğu. Oysa toplumun yaşamak için tuzdan arınmaya, nefes almaya ihtiyacı var, gülmeye, neşelenmeye, yaşam umudundan vazgeçmemek için direnmeye ihtiyacı var.
Bu dönemlerde ciddi eleştiriler geri çekilir, ironi ortaya çıkar: mizah, yani gülünç olan. Korkuyu bastırmanın en kısa yoludur dalga geçmek. Evet dalga geçmek, yani küçümsemek, önemsememek, hafife almak. Korku ancak böylelikle cesarete dönüşür.
Seni korkutan şeyden korkmadığını göstermenin en etkili yolu dalga geçmektir: acziyetini kudrete dönüştürmek.
Sanatçılar bunun için var: acziyetimizi cesarete, cesaretimizi umuda dönüştürmek için. Ölü Deniz'i tuzdan arındırmak için sanatçılar sorunlarla dalga geçerek topluma nefes aldırırlar.
Nefes alamazsak ölürüz çünkü.
https://t.co/NHIUP9EfVX @YouTube
— Videodaki kişi “Avukat Selçuk Kozağaçlı”. Hukuksuzca tutuklu. Soma’da katledilen 301 madenciden tutun, aklınıza gelebilecek her toplumsal olayda halk ile dayanışma halinde olup mağdurların avukatlığını üstlenmiş bir insan. Bu konuşmasını sizlere tekrar hatırlatmak istedik:
“Ne için yaşıyoruz? Güvenlik yok, iş yok, gelecek yok, hukuk yok, anayasa yok. Yaşıyoruz, bu yaşamak çok kutsal öyle mi? Yaşamın kendisi değil kutsal olan. Kutsal olan adil bir yaşam, kutsal olan onurlu bir yaşam...”