ZUHUR-İ MEHDÎ HAKTIR
Bedri Gencer
İslâm âleminin son hadis hafızları ve müctehidleri sayılan İbni Hacer Askalânî ile Celâleddin Süyûtî başta olmak üzere pek çok büyük, müctehid ve muhakkık âlim, Zuhur-i Mehdî'nin imanı mûcib manevî tevatürle sabit olduğu üzerinde icmâ etmiştir. Yani Ehl-i Sünnet Akaidi kitaplarındaki akideler için geçen “haktır” (“Mucizât-ı enbiya ve kerâmât-ı evliya haktır” gibi) ifadesiyle, “Zuhur-i Mehdî haktır.”
Ancak DİA İslâm Ansiklopedisi’nde bile görüldüğü gibi, maalesef son yıllarda bilhassa ilahiyat fakültelerinde manevî tevatürle sabit İnşikak-ı Kamer gibi mucizelerin ve Zuhur-i Mehdî'nin inkârı moda olmuştur. O yüzden bugüne kadar birçok hayatî İslâmî konuda muazzam kaynak kitaplar ortaya koyan, ilahiyat dışından Şaban Er Hoca, bu hayatî konunun tahkikini üstlenmiş.
Şaban Er, önceki kitaplarında olduğu gibi, bu kitabında da birincil el kaynaklardan, büyük âlimlerin Türk ve dünya kütüphanelerinde mahfuz yazma kitaplarından yüzlerce nakille Zuhur-i Mehdî'nin manevî tevatürle sabit, hak olduğunu apaçık ortaya koyuyor.
Er, Şaban (2026) Âhir Zamânda Hurûc Edeceği Mütevâtir Hadîs-i Şerîfler İle Müjdelenen El-Mehdî Radıyallâhü Teʻâlâ Anh. İstanbul: Fusus Kitabevi.
Cenab-ı Hak, Şaban Er’in sa’yini meşkûr eylesin, ümmete faydalı böyle nice önemli eser vermeye muammer ve muvaffak eylesin.
Bu muazzam kitap, her Müslümanın kütüphanesinde yer almalı…
SİPARİŞ
Kökler Kitabevi
@koklerkitabevi
https://t.co/H6OKHRS0wo
Gerek içerisinde en eski tarihli yazma eserlerin kullanılması gerekse ilk devir kaynaklarının esas alınması itibarıyla, bu sahada bugüne kadar yazılmış en muteber eser diyebiliriz.
Meraklılarına hararetle tavsiye olunur...
Yıllardan beri sayfamızda yazdığımız bilgiler büyük bir yekûna ulaştı. Öteden beri dağınık vaziyette bulunan yazıların, etimolojik bilgilerin ve eski tabirle "hurde malumat"ın toparlanması için talepler geliyordu.
Bunları bir kitapta toplasak nasıl olur?
@BURAYA_YABANCI@aysenuryazici Sana dokunan kısım ne? Annenle mi evlendi de bu kadar alınganlık gösterdin? Yani "zurnanın zırt deliği bile değilsiniz" bu tenkit hadsizliğini kendinizde bulabilmek için
@ahmetsimsirgil@liderhabertv Safevîler'in soyu, Şah İsmail de dahil Safevîler'in itikadı Şaban Er'in Osmanlı'dan Bugüne Seyyidler, Müteseyyidler Ve Van-Görentaş Seyyidleri Ve Şerifleri Hanedanı kitabında 30 kadar orijinal kaynaktan, tıpkıbasımlarıyla ve tercümeleriyle 60 sayfa olarak yazılmıştır.
@Madecassollll Kendisine haram ve yabancı bir erkeğin karşısında nikah kıyılması neden bu kadar çok övülmüş anlamadım? İslam nikahında uygun olan kızın vekilinin mecliste bulunmasıdır.
-Ali Emirî
-Mehmet Zeki Pakalın
-Osman Nuri Ergin
-Süheyl Ünver
-Seyfettin Özege
gibi tek kişilik kültür orduları neslinin son halkası Şaban Er’den seyyidlik gibi istismara açık önemli, hassas bir konuda muazzam belgesel kaynak bir eser daha:
Osmânlı'dan Bugüne Seyyidler, Müteseyyidler Ve Vân-Görentaş Geylânî Seyyidleri Ve Şerîfleri Hânedânı
Allah sa’yini meşkûr eylesin
Kitap, dört kısımdan oluşuyor. Tafsilat:
https://t.co/CuZnxjwGq5
RÂFIZÎLİK HAKKINDA ANA KAYNAK
Tarihi lekeleyen Filistin ve Suriye acılarından sonra İslâm dünyasında gündemin başına oturan ikiz ideolojiler:
Siyonizm ile Şiizm
Bunun için güncel malumat çerçöpünün ötesinde sağlam ilmî kaynaklardan bilgilenmeye ihtiyaç var.
Şaban Er’in hazırladığı kitap bu konuda bir numaralı kaynak.
Râfızîlik (Şiizm) hakkında İslâm âlimlerinin görüşlerine dair en orijinal, sağlam ve kapsamlı (büyük boy 880 sayfa) kitap.
Eser, Şaban Er’in müellif ve mütercim hakkındaki geniş açıklaması ve Mehmed Emin Tokâdî tarafından yapılan İbni Hacer Heytemî’nin es-Savâ‘iku’l-Muhrika li-İhvâni’l-İbtidâ‘i ve’z-Zendeka adlı eserinin tercümesi ile İslâm ve Osmanlı dünyasından 70 büyük âlimin basma ve yazma eserlerinden aktarılan Râfızîlik hakkındaki fetvalarını bir araya getiriyor.
Kitabı okuyanlar, Râfızîliğin Ehl-i Kitab ve Ehl-i Kıble olmaktan çıktığına dair aktardığımız bilginin kaynaklarına ineceklerdir.
@altayfunozcan@heveskargazi Babası 2. Murad mı yoksa Fatih devri mi hocam? Net bir tarih var mı? Bir de makalenizdeki ifadelerden sanki dervişin kendisinin fırına girdiği anlaşılıyor. Feda etmiş gibi kendini:)