He's not just defending AI energy use. He is smuggling in a whole anthropology where humans are basically inefficient meat computers that you have to pour food and years into before they become useful. And once you accept that, the next move is obvious. If people are just costly biological training runs, then burning mountains of electricity to build synthetic intelligence starts to feel not only equal, but superior, even if it negatively impacts actual humans.
That is the dystopian. It makes human development sound like a bug in the system, and it makes sacrificing human and creational flourishing for more computational power sound logical. To him, the grid gets strained, prices go up, ecosystems get hit, but hey, humans eat too, so what's the difference?
The difference is that humans aren't an inefficient line item. They're the point. If your worldview can look at a child growing into an adult and describe it as energy spent to train intelligence, you haven't said something profound. You've revealed a horrifically rotten worldview.
6 Şubat depreminde arkadaşlarını kaybeden Imperial College London öğrencileri Arda Kancal ve İdil İğde enkaz altında kalan insanları tespit edebilen yapay zeka sistemli drone sistemi geliştirdi.
Times'a haber olan bu gençlerin isimlerinin burda da duyulması gerekiyor.
👏👏
Epstein ile ilgili gerçekliği teyid edilmemiş sansasyonel bilgilerin ne yazık ki en çok dikkat çekenler olduğunu görüyoruz, “bebek yemişler, ayin yapmışlar” diye yorum yapılıyor, az önce yapay zeka ile üretildiği belli olan saçma şeyler gördüm, yayılmasın diye yayınlamıyorum.
Benim sözüm makul çoğunluğa olacak…
Üzerimize boca edilmiş milyonlarca belgedeki bilgi yığınını bu şekilde kullanmak bir fayda sağlamıyor. Bunları teyid etmeye çalışan gazeteciler var, belki uzun vadede bunlardan bir şey çıkar.
Bu konuyu ciddiye alan bir uzman hem de endişeli bir anne olarak şunu söylemek istiyorum:
Dokümanların içinde en rahatsız edici olanlar bence Epstein’in evinden ve ofisinden alınan gerçek kanıt olan fotoğraflar - bu fotoğraflar en küçük mağdurun 14 yaşında olduğu bilgisine ek daha da küçük çocukların olmuş olma ihtimalini gösteriyor.
Çocuğun yaşı küçüldükçe suç artmıyor, 5 de 9 da 14 de çocuk ve suç, kalbimizi aynı şekilde sızlatmalı, aynı öfkelendirmeli. Ama yaş küçüldükçe insanların konuya dikkati artıyor ama hepsi çocuk. Bunu yeterince anlattım.
Bizzat polis tarafından Epstein’in ofisinden ve evinden toplanan, “çerçevelenmiş” yani herhangi birimizin evindeki gibi etrafa yerleştirilmiş fotoğraflardaki çocuklar kim, eş dost çocuğu mu, ya da mağdurlar mı, neden çocuksuz bir adamın evinde ofisinde bu kadar çok “çerçeveli” çocuk fotoğrafı var bilmiyoruz.
Epstein’in ne yaptığını bilmesek bu fotoğraflar sevilen bir aile büyüğü gibi, çocuklarla gülen, eğlenen, gündelik hayata dair kareleri olan güvenilir bir insanın tatlı fotoğrafları hissini yaratabilirdi. Ama Epstein’in ne yaptığını bildiğinizde bu fotoğraflar son derece rahatsız edici hale geliyor. Bunu aramızdaki Epsteinları anlatan bir işaret olarak okuyorum. Tüm araştırmalar söylüyor ki özellikle yaşı daha küçük çocukları istismar edenler ağırlıklı olarak yakın çevreden.
Epstein ile ilgili dava kayıtların ve mağdurların anlattıkları Epstein’in çok planlı ve takıntılı bir cinsel saldırı örüntüsü olduğunu gösteriyor. Birbirlerini tanımayan mağdurlar bile Epstein’in adımlarını neredeyse tıpatıp aynı şekilde anlatıyorlar.
Okuduklarımdan seyir iştahınızı kabartacak şekilde detaylar ve açıklamalarla Epstein’in bu parafilisi hakkında konuşabilirim. Siz de “vay be ne sapıkmış, bak kadın ne güzel anlatıyor” dersiniz. Ama bunu yaparsam bu malzemeden beslenenlere malzeme vermiş olurum ve yeni mağdurların önlenmesine dair farkındalığı da yayamam. Çünkü herkes Epstein’in “sapıklığının” seyrine dalar.
Buradaki asıl mesele Epstein’in “ne kadar sapık” olduğu değil. Bazı “sapıklar” hep var. Asıl mesele, Epstein’in 30 sene boyunca herkesin gözü önünde, insanların bilmesine rağmen bunu yapabilmiş olması. Bizi koruyacak sandığımız sistemin buna izin vermesi. Gizli anlaşmalar, iyi hal indirimleri, güçlü insanların kollaması ile izin verilmiş. Epstein’in ofisindeki çerçevelenmiş çocuk resimleri gibi kendimizi ve çocuklarımızı emanet ettiğimiz güvenilir sandığımız sistem bu adamı idare etmiş.
Epstein in öldü olarak duyurulmasından tam 7 yıl sonra artık kimsenin yargılanamayacak olması bilgisi ile üzerimize boca edilen belgelerden bir anlam çıkarmaya çalışıyoruz.
Ben diyorum ki Epstein’e “deccal”, “sapık”, “canavar”, “bebek yemiş” diye 3-5 gün söylenip durmak ve sonra kötü bir kabus gibi unutmak yerine sistemin Epstein’e nasıl izin verdiğini anlarsak, işte o zaman sistemden hesabını sorar ve sistemin içine koruyucu frenleri koyarsın.
Epstein ile yazışmaları olan Türk isimler hakkında soruşturma olacak mı? Epstein mahkemesinde de konuşulan Türkiye’den kaçırılmış olma ihtimali olan kayıp çocuklar konusu hakkında bir araştırma başlayacak mı?
Epstein’in bazı bozuklukları olduğu belli. Ama asıl kötülüğü “anormal bir sapık” olması değil, asıl kötülüğü karmakarışık bir çıkar ağını yönetmek için köle tüccarı gibi sistem kurmuş ve bu sistem de güçlü insanlar tarafından idare edilmiş.
Bir kötünün bu kadar güç biriktirebilmesine izin veren sistem asıl dehşet verici olan gerçek.
Pankreas kanserini fareler üzerinde tedavi etmeyi başaran yöntem, insanlı klinik denemelere geçebilmek için gereken 30 milyon euroluk fonu bulamadı. https://t.co/WnZNolRsjq
Yalan. Ben müslüman bir hoca olarak atandım, sonra da bu kayyum paraşütler tarafından işten çıkarıldım. Yani dertleri müslümanlık değilmiş. Peki neymiş: Yıllarca beslendikleri Türkiye Cumhuriyeti düşmanlığını kullanarak ülkeyi ileriye götürecek Boğaziçi Üniversitesi'ni yok etmek.
Sokak röportajında hicivli bir röportaj veren vatandaş tutuklanalı tam 22 gün oldu. O zaman esip gürleyip “unutturmayacağız” diyen herkes şimdi sus pus. Hatta onunla da kalmadı, ona mikrofon tutan Kendine Muhabir Hasan Köksoy da tutuklandı. Anlattıklarında hiçbir yalan bulunmayan bu 2 insan yoktan yere tutuklu! 3 çocuğu babasız büyüyor!
Lütfen üşenmeyip paylaşalım. Kendine Muhabir Hasan Köksoy ve vatandaşımız derhal serbest bırakılmalı!
Teşhisi konulamayan hastalara teşhis koyan, içinde çok değerli hocaların olduğu, eşit hizmetle kamuculuğun canlı örmeği olan Cerrahpaşa ve Çapa’nın son durumu:
“Çapa’yı Esenyurt’a taşıyorsunuz, bir yandan da inşaat alanında hizmet veriyorsunuz. Hastayı büyük bir ameliyata alacaksınız, kalple ilgili problem olacak, kardiyoloji konsültasyonu yok, kan bankası yok.”
“Bitmeyen inşaatlar yüzünden yol daraldı, araçlar buralara park ediliyor, ambulanslar geçemiyor. İnsanlarla arabaları kaldırıp çekmek zorunda olduğumuz çok zamanlar oldu.”
“Borçları ödeyemeyen, medikal malzeme ve laboratuvar hizmeti alamayan bir noktaya geldik.”
“Bu hastaneler aynı zamanda teşhisi konamamış hastalara teşhis koyabilen hastaneler. Hem en yoksula hem en varlıklı hastaya eşit hizmet veriliyordu. Dönüşüm süreci bu hizmeti kesintiye uğrattı.”
https://t.co/HmkFc5liev
Özlem Gürses’in programına katılan Emin Çapa:
“Türkiye bir ekonomik kriz yaşamıyor.
Bu halkın krizi.
Asgari ücreti 30 bin 40 bin TL verebilir Türkiye. Böyle bir para var.
84 milyondan alınan para. 68 bin kişiye aktarılıyor.
Büyük pastayı 10-15 kişi yiyor”
Nevşin Mengü:
"Yıllarca 'Bu solcular ahlaksız' diye oturtulmaya çalışıldı. Ben seküler bir aileden geliyorum. Bizim çevrelerde bu tarz çok hoş karşılanmaz, Kemalistler daha ahlakçıdır. Bize hep tersi öğretildi.
Kemalistler hafif bulur, gayriciddi bulur böyle kişileri."
@nedimkaya0404nk "Benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan geç. benim takıldığım taşlara takıl yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi; anca o zaman beni yargılayabilirsin."
We congratulate Professor Ozturk on his selection to Forbes’ 30 Under 30, recognizing his contributions to understanding the origins of life’s homochirality.