May Allah ﷻ guide the shias.
If Mount Uhud were turned to gold, it could be worth around $14.5 quintillion.
To spend that much in 100 years, you’d need to burn through roughly $397 trillion every single day.
And yet it would not equal the charity of a Sahabi رضي الله عنه.
🔴 Prof. Mehmet Ali Büyükkara:
Otizm & Engelli Dernekleri Federasyonu olarak yaklaşık 5 senedir herhalde gitmediğimiz belediye kalmadı.
İsteğimiz ise, ailelerin +18 otizmli çocuklarını bırakabilecekleri 1 gündüz bakımevi.
Belediyelerin köpekler için art arda açtığı şu yerleri görünce insan ağlamaklı oluyor.
"Akıllı kişiye gereken, her şeyin takdir edilmiş olduğuna kesin bir şekilde inanmasıdır. Zira olacak olan mutlaka olur; olmayacak olanın gerçekleşmesi için ise yaratılmışların elinden ne çare gelir?"
-روضة العقلاء
Ömer b. el-Hattâb (ra), helâk olan bir seriyye hakkında konuşan bir topluluğun yanından geçti. İçlerinden bazıları:
“Onlar şehittir, cennettedir” derken bazıları:
“Onlara ancak niyet ettiklerinin karşılığı vardır” diyordu.
Ömer (ra):
“Neyi konuşuyorsunuz?” dedi. Onlar da görüş ayrılıklarını anlattılar. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi:
“İnsanlardan kimi gösteriş için savaşır; kimi dünya menfaati için savaşır; kimi savaş kendisini kuşattığı için başka çare bulamaz da savaşır; kimi kavmiyet ve asabiyet uğruna savaşır; kimi ise yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak için savaşır. İşte gerçek şehitler bunlardır.
Her nefis, öldüğü hâl üzere diriltilecektir. Hiç kimse, öldürülen şu kişinin geçmiş ve gelecek günahlarının bağışlandığını kesin olarak bilemez.”
(Abdürrezzâk, el-Musannef, nr. 10396)
Ömer Nasuhi Bilmen (rh.):
"… Her zaman yüksek ruhlu, kalpleri ve yüzleri iman nuruyla aydınlanmış salih kişilerle dostluk
kurmayı, onlarla sohbet etmeyi bir kurtuluş ve mutluluk vesilesi olarak görmelidir."
"İslâm dininde cimrilik, korkaklık, öfkelenme, atalet, sefahat, kibir, gurur, haset, dalkavukluk, hıyanet, tecessüs, alay, kalp kasveti, uzun emel gibi şeyler alçak hisler cümlesindendir. Dolayısıyla bunlardan kaçınmak icap eder."
(Ömer Nasuhi Bilmen,Yüksek İslâm Ahlâkı, s.112)
Resûlullah sallâllahu aleyhi ve sellem Cuma gününden söz ederken şöyle buyurmuştur:
“...O günde bana çok salavât getirin, çünkü sizin salavâtınız bana arz olunur.”
(Ebû Dâvûd, Salât, 200,201)
Abdullah b. Mes’ûd radıyallâhu anh'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallâllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavât getirendir.”
(Tirmizî, Vitr, 21)
Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Bana bir kez salavât getirene Allah on kez salavât getirir (rahmet eyler).”
(Müslim, Salât, 70)
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), şöyle buyurmuştur:
“Bana salât ve selâm getirin.
Çünkü bu sizin için bir arınmadır.”
(İbn Hanbel, II, 364)
Ali b. Ebû Tâlib radıyallahu anh'ın naklettiğine göre, Resûlullah (sallâllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Cimri, yanında anıldığım hâlde bana salavât getirmeyen kimsedir.”
(Tirmizî, Deavât, 100)
Nu'mân b. Sa'd şöyle dedi:
Hz. Ali'nin ikamet ettiği ve emirlik yurdu olan Küfe'deydim.
O esnada Nevf b. Abdullah, Hz. Ali'nin yanına gelerek:
"Ey Mü'minlerin emiri, Yahudilerden 40 adam kapıda bekliyorlar dedi."
Hz. Ali içeri alın dedi.
İçeri girip Hz. Ali'nin huzuruna vardıklarında,
"Ey Ali bize, bu göklerde olan Rabbini tasvir et" dediler.
Bunun üzerine Hz. Ali radiyallâhu anh doğruldu ve etrafındaki Yahudilere şöyle seslendi:
"Ey Yahudi topluluğu!
Benden dinleyin ve benden başka da hiçbir kimseye soru sormayın.
Aziz ve Yüce olan Rabbim, hiç bir şeyden icad edilmemiş (yaratılmamış), her şeyden önce var olan, bir şey ile karışmayan, zihinlere mahal ve hayalet olmayan, bir perde arkasında değil ki ihata olunsun, sonradan var olan da değildir. Bilakis eşyaya şekil veren ve şekilden münezzeh olandır.
O ebedidir.
Üzerinden zamanların ve ahvâlin (olayların) geçmesi ile yok olmaz.
Hayalet ile nasıl nitelenir? Fasih diller onu nasıl tasvir eder?
'Eşya içerisinde olmayana, eşyadan ayrılmış ve eşyadan ayrılmayanı, eşyadan bağımsız oldu' nasıl denir?
Bilakis o, keyfiyetsiz olarak insana şah damarından daha yakındır.
Hiçbir şeye benzemez.
Bir an olsun bile kulları, onların sözleri ve gece karanlığında attıkları adımları ondan gizlenemez.
Ayın ve güneşin parlaklığı, onun nurunu örtemez.
Gece ve gündüzün ardı ardına gelmesi, onun irade ve ihatasıyla olmuştur.
O bütün zamanları, mekânları ve sonlu şeyleri bilendir.
Sonlu ve sınırlı olmak yarattıklarının vasfıdır.
Kainatı, ana unsuru (ham maddesi) önceden var olan şeylerden yaratmamıştır.
O, yarattıklarını yaratıp onlara güzel bir şekil verdi. Yüceliğinde tektir.
O, kullarının ibadetlerine muhtaç da değildir.
Dua edenlerin dualarına süratle icabet eder.
Göklerde ve yerlerdeki melekler ona itaat eder.
Bedenleri çürümüş ve kaybolmuş ölüler, hayatta olup dolaşan canlılar, gökler ve yerlerin bilgisi onun yanında eşittir.
Sesler ve farklı diller O'nu meşgul etmez.
Farklı sesleri duyu organları olmaksızın işitendir.
Her şeyi gören işiten ve yerli yerine koyan Hayy ve Kayyûm'dur.
Duyu organları olmaksızın Hz. Mûsâ (aleyhisselâm) ile konuştu.
Sıfat keyfiyetinden münezzehtir.
Her kim yaratıcıyı mahdut olarak tasavvur etse mabudu tanıyamamıştır.
Her kim mekânların onu kuşatacağını düşünürse, hayret ve karışıklık içerisinde bocalar. Bilakis o, her mekânı kuşatandır.
Rahman'ı Kur'ân tasvirinin dışında tasvir etmeye kalkışan kimse, eğer sen sözünde haklıysan, bana Cebrâîl, Mîkâîl ve İsrafil'i tasvir et.
Heyhat! Sen, senin gibi bir mahlûku tasvir etmekten acizken, yaratıcıyı nasılda tasvir etmeye kalkışırsın. Sen pejmürde şekilleri idrak etmekten âcizken, nasıl olurda uyku ve uyuklamadan münezzeh olan yaratıcıyı tasvir ve idrak etmeye kalkışırsın.
Göklerin ve yerlerin mülkü ona aittir.
Büyük Arş'ın Rabbidir."
Ebû Nu'aym el-İsfahani, Hilyetu'l-Evliya, 1/72.
80 yıl 5 vakit namaz kılsan günde 1 saatten 29.200 saat yapar 12 yıl bir fiil ayakta duruyorsun günde 24 saat 105.120 saat eder 80 yılda namaz kıldığın saat adamın 12 yılda boş boş ayakta durduğu saatin sadece %28’i. Biri hakikat diğeri uydurma. Adam ona bir defaya mahsus verilen ömrü hiç ediyor. Toplumsal hayattan soyutlanmış. Temel ihtiyaçlarını çevresi karşılıyor bu nedenle tam bağımlı. Uyku konforu yok. Mahremiyet yok. Temizlik yok. Sağlık yok varsa da kendi inisiyatifinde artık yok. Seyahat yok. Sürekli akut stres ve ağrı. Hak din İslam ile şereflendiren Rabbime şükürler olsun. Bizim inancımız bize eziyet etmiyor. Günlük yaşantımıza da mani olmuyor. Rabbim bizleri iman üzere sabit kılsın. Eksiklerimizi gidersin, bizleri affetsin. Rahmet ve merhameti ile muamele etsin. Amin.