Ücretli öğretmenliğe karşı olan biri olduğum için yaşanan mağduriyetleri paylaşmıyordum ama artık paylaşacağım.
Şanlıurfa Haliliye'den gelen bir mesaj:
"Hocam her gün kendimden nefret ederek ücretliye gidiyorum. Keşke yapmak zorunda kalmasam da bitse diyorum. Sınıftaki öğrenciler defalarca öğretmen değiştirmişler. Dördüncü sınıfa gidiyorlar ve 28 kişilik sınıfta doğru düzgün okuyabilen kişi sayısı ÜÇ. Ağlayasım ya da bırakasım geliyor ama sorumluluk hissini de üzerimden atamıyorum. Bir okulda nasıl 14 tane ücretli öğretmen olabilir? Kaç tanesi gerçekten sınıf öğretmeni?"
Sınıf öğretmenliği açığı giderilmeden verilecek ortaokul ve lise eğitiminin hiçbir anlamı olmaz. Okuma yazma bilmeyen çocuğa 5.sınıfta branş öğretmenleri ne verebilir? @tcmeb
Gaziantep'te bir akademide PDR'ci akademisyen, sınıf öğretmenlerimize kasten zor sorup düşük puan vererek Türkiye genelinde dezavantajlı duruma düşürmüştür. Gelen mesajları olduğu gibi paylaşıyorum:
1.mesaj: "Merhaba Onur hocam. Gaziantep Milli Eğitim akdemisinde görev yapan XXXX İsimli hoca çok ağır ve zor sorular sorarak bilinçli bir şekilde 60 altı puanlar veriyor. İlk sınav sonrası şikayet edilmesine rağmen bildiğini okumaya devam etti ve dönem sonu sınavından sadece bir sınıftan 7-8 kişiyi telafi sınavlarına bıraktığını biliyorum. Herkes korktuğu için yazmaya çekiniyor. Eminim şimdi yine çekindikleri için yazamayacaklar. Psikolojik olarak çok yıprandık. Bir sonraki dönem derslerimize girip bizi de aynı şekilde mağdur etmesinden korkuyoruz. Arkadaşlarımız tatil için gittiği memleketinden 1 gün sonra dönmek durumunda kaldı. Geçen dönem uygulama hocalığı yaptığı sınıfa genellikle ortalamanın 15-20 puan altında notlar verdiğini biliyoruz. Uygulamanın %60 etkiliği olduğunu söylediğimizde bile umursanmadı. Sizden ricamız sesimizi duyurmanız."
2.mesaj: "Hocam merhabalar 2. Sınavlarda bilerek düşük veren hoca hakkında şunu söylemek istiyorum bu hoca akademi başladığından beri adaylara büyük sıkıntılar yaşattı ilk dönem uygulamada 12 adaya 75 verdi
Bu dönem dersimize girdi sadece slaytı okudu gitti. İlk sınav notum 70. İkinci sınav notum 45. Ortalama 57.5 ile kaldım. Hoca 2. Sınavda bizleri 160 sayfa slayttan sorumlu tuttu ve en sorulmayacak soruları sordu. Çoğu aday kalem oynatamadı. Sınavda kalmayıp geçen adaylar da zaten ucu ucuna geçti sınavlardan. Aynı derse giren diğer hocaların sınavları bizim sınavımızdan çok daha kolaydı. Bizim ortalamalarımız diğer adayların ortalamalarının çok gerisinde kaldı.
Bu mesajı olduğu gibi paylaşmayın çünkü ek sınava gireceğim sıkıntı yaşamak istemiyorum ama bahsettiğim konuları bilmenizde fayda var diye düşündüm."
3.mesaj: "Hocam lütfen sesimizi duyurabilir misiniz. Hocam Gaziantep milli egitim akademisinde görev yapan bu dönem sınıf öğretmenliği, eğitim süreci yönetimi dersine giren XXXX hoca bilinçli bir şekilde her dönem zor ve detay sorular sorarak ve kasıtlı bir şekilde 60 altı puanlar verdi. Bu dönem sadece bir sınıfta 9 kişiye 60 altı puanlar verdi. Uygulama derslerinde ise ortalamanın sürekli 15 20 puan aşağısında puanlar veriyor. Hocam diğer akademideki arkadaşlarımız eğitimine devam ederken biz her dönem bu hoca dersimize girecek mi danışmanımız olacak mı korkusuyla odaklanamıyoruz. Dönem bitirme sınavlarında ise birçok kişiye 60 altı puan vererek bizim akademik kaygımızı zirveye çıkardı. Hoca bize de 60 altı verir diye ne konuşabiliyoruz ne de sikayet edebiliyoruz. Dersten kalma korkumuzu ise geçtim. Biz ne emeklerle AGS yi geçip akademiye geldik. Çocuğunu, yuvasını bırakıp ailelerimizden uzakta eğitim alırken bu hocamız yüzünden sürekli bir korku ve telaş içerisindeyiz. Sağolsunlar antep akademideki diğer hocalarımız bizimle gayet iyi ilgileniyor ancak XXXX hocanın korkusu yüzünden her ders döneminin başında bize gelmez, bizi inşallah dersten bırakmaz korkusuyla yaşıyoruz. Psikolojik olarak şuan hepimiz çok yıprandık. Eğitimimize devam etmemiz gereken yerde ya danışman hocamız olursa ya da dersimize girer de bizi bırakırsa diye düşünüyoruz. Allah rızası için sesimizi yetkili kişilere duyurun hocam. Artık daha fazla psikolojik olarak yıpranmak istemiyor, eğitimimize odaklanmak istiyoruz. Şu an tatildeyken bile ders dönemini, danışman hocalarımızı dört gözle bekliyo , bu hocamız dersimize girmez diye dua ediyoruz. Artık çok yorulduk Hocam. Allah rızası için sesimizi yetkili kişilere duyurun, bir çözüm bulun hocam."
3.mesajda paylaşım karakter sınırına yaklaştığım için FLOOD şeklinde gönderi altına diğer mesajları eklemeye devam edeceğim. Arkadaşlarımızın sonuçlarıyla ilgili 2 not ekran görüntüsünü sizlerle paylaşacağım. Arkadaşların çoğu ek sınava girmeden KOMİSYON kararıyla notları yükseltildi ve dersten kalmaları engellendi ancak 5 arkadaş cuma günü ek sınava girecek.
Sınıf öğretmenliği sadece bir bölüm adı değil; bir çocuğun okul hayatındaki ilk öğretmeni olma sorumluluğu. Biz bu sorumluluğu taşımaya hazırız. Yeter ki sınıflarımıza kavuşalım.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
Ücretli öğretmenlik, öğretmen açığını günü kurtararak karşılayan geçici bir uygulamadır. Kalıcı çözüm bellidir: İhtiyaç kadar kadrolu öğretmen ataması. #UcretliDegilSinifOgretmeniAta@tcmeb
Eğitimin omurgası, ilk basamağı, geleceğin mimarı ilkokul; ilkokulun ruhu ise sınıf öğretmenidir.
Ancak bugün Türkiye genelinde 23 bin sınıf öğretmeni açığı varken, sınıflarımız boş kalıyor; Gaziantep’te ve pek çok ilimizde minik yavrularımız "öğretmen yok" denilerek erken saatlerde kapıdan geri çevriliyor, eve yollanıyor.
Öğrenci sırada güvenle oturmayı beklerken, velilerimiz endişe içinde çocuklarının eğitim hakkının eksik kalmasını izliyor. Atama bekleyen binlerce sınıf öğretmeni ise meslek aşkıyla göreve hazırken geçici tedbirlere, ücretli öğretmenlik sistemine mahkum ediliyor. Yamalı bohçayla medeniyet inşası olmaz!
İlk çizgiyi çizen, harfi öğreten, "ben yapabilirim" diyeni hayata bağlayan bu meslek; onurlu, güvenceli ve tam kadro istihdamı hak ediyor. Çocuklarımızın ilk heyecanı kursağında kalmasın, sınıflar öksüz kalmasın!
Sayın yetkililer sesimizi duyun:
🔹 23 bin sınıf öğretmeni açığı acilen kadrolu alımlarla kapatılsın,
🔹 Geçici görevlendirmelerden vazgeçilsin,
🔹 Okullarımıza, yavrularımıza ve geleceğimize hak ettiği kadrolu öğretmenler atansın!
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
@Yasingrms0@memetsimsek Sınıf öğretmeni açığı her geçen gün büyürken, bu açığın ücretli öğretmenlerle geçici olarak kapatılması çözüm değildir!
Eğitimde tasarruf olmaz. Çözüm ücretli öğretmenlik değil, yeterli ve kadrolu sınıf öğretmeni atamasıdır!
@Yusuf__Tekin@tcmeb@edipuzen#Sınıfa8BinÜcretliyeSon
Resmi verilere göre 10 binden fazla ilkokul sınıfı öğretmensiz kalma riskiyle karşı karşıya. Çözüm güvencesiz ve geçici istihdam modelleri değil, doğrudan kadrolu atamadır!
Eğitimde yama kabul edilemez, sınıf eğitimi geçici sistemlere bırakılamaz! #Sınıfa8BinÜcretliyeSon
Okullarda öğretmen olmadığı için eğitim alamayan çocuklar. Üstelik Türkiye’nin bir çok okulunda bu eksiklik ücretli öğretmenlik adı altında dolduruluyor. Çoğu da öğretmen olmayan, öğretmenlik eğitimi almayan kişiler tarafından.
Eksiklik varsa o kadrolar, anlının teri ile AGS’ye girmiş yeterli puan sıralaması olan kişilerin hakkıdır.
2026 AGS ile 50 bin öğretmen ataması şarttır!
Bu sene yaklaşık 2 Trilyon TL ile en yüksek bütçe MEB'e ayrılmıştı ama tarihin en düşük ataması da (10.000) bu sene yapıldı. Sayın @Yusuf__Tekin bütçe ne kadar olursa atama sayısı artacak? 10.000 öğretmen atamasının maaşı bütçeyi %0,5 etkilerken 20.000 öğretmen ataması %1 etkiliyordu. Yakın zamanda tarihin en uzun süre Millî Eğitim Bakanı olarak görev yapan https://t.co/bsE83pGfuoşisi olacaksınız ama bir önceki bakanın 1 yılda yaptığı atamayı siz 3 yılda yapabildiniz. Öğretmen atama sayısı pazarlık konusu edilemez. İhtiyaç neyse o kadar atama yapılır. Ücretli öğretmenlik sadece izne ayrılan öğretmenler için geçici çözüm olarak değerlendirilmelidir. Şu anda ücretli öğretmenliği tasarruf için kullanıyorsunuz fakat bu ancak ülkemizin eğitimini düşünmeyeceklerin tercih edeceği bir yoldur.