Saray rejimi, çöküşünü engellemek için ülkeyi zapturapt altına almaya, toplumu karanlığa boğmaya devam ediyor. Son dönemde basın üzerindeki baskıların artması, sosyal medya hesaplarına art arda erişim engelleri getirilmesi ve son olarak Halk TV’ye uzanan kayyum gaspı rejimin halktan ve gerçeğin sesinden duyduğu korkunun kanıtıdır.
ABD aparatlığıyla, halk düşmanlığıyla, çıkar birliğiyle var olmuş ve ancak ayakta kalabilmiş siyasal İslamcı faşist rejim, bugünlerde fon skandallarıyla, iç hesaplaşmalarla ve sarıldıkları yılanlarla çöküşün eşiğinde olduklarını göstermiştir.
Gazetecileri tutuklamak, medya kuruluşlarını kapatmak, beğenmediği her yere kayyum atamak bu çöküşü görünmez kılmayacaktır.
Bu kayyum düzeni, medyayı tek adamın propaganda aygıtına dönüştürmek, toplumu biat ettirmek istemektedir.
BTK kararlarıyla özgür basını susturabileceklerini, gençliğin ve muhalefetin sesini kısabileceklerini sananlar çok iyi bilsin ki halkın haber alma özgürlüğüne yapılan baskılar ve sansür nafiledir!
Her tarafıyla çatırdamış, çöküşe hazır rejiminiz ülkenin her yerinden gözükmektedir; ne Tele1'i, ne T24'ü ne Halk TV'yi engelleyerek bu çöküşü gizleyemezsiniz.
Enkazınızı göreceğiz!
Halkın haber alma hakkını, gazetecilerin onurlu kalemlerini ve gençliğin gür sesini savunmaya devam edeceğiz.
Bugün gerçekleri haykırma, sesimizi duymayanlara ulaştırma günüdür. Bugün mücadele günüdür.
DTCF'de AKP - MHP destekli faşistlerin saldırısına karşı kendini savunan, aralarında bir arkadaşımızın da bulunduğu 3 öğrenci gözaltına alındı.
Genelgeleriniz, çeteleriniz, kolluğunuz sökmez; üniversiteleri özgürleştireceğiz!
Ankara’da ablukada gözaltına alınıyoruz!
LGBTİ+lara yönelik operasyonları protesto ettiğimiz için Ankara'da da 6'sı Sol Feminist Hareket'ten çok sayıda arkadaşımız hukuksuzca, polis şiddetiyle göz altına alındı.
Arkadaşlarımızı serbest bırakın!
İzmir’den ne yazık ki kötü haber geldi. Gözaltına alınan 18 kişiden 16’sı tutuklandı; 2 kişi ise ciddi sağlık sorunları nedeniyle adli kontrolle serbest bırakıldı.
Ne ailem, ne ben, ne de hiçbirimiz güvendeyiz.
#SonDakika
LGBTİ+'lara yönelik operasyonlara karşı eyleme polis müdahalesi
Muhabirimiz Sarya Toprak da gözaltına alınanlar arasında!
https://t.co/91bM78eVDD
"Tüm ülkeye gönderilen 'Ailenin, Gençlerin ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı ve Olumsuz Etkileyen İçerik ve Oluşumlardan Korunması'
isimli genelge fiili şeriat rejimine geçiş için yargı talimatıdır..."
LGBTİ+ derneklerine dönük saldırı ve gözaltılara karşı emek ve demokrasi güçleri olarak gerçekleştirmek istediğimiz açıklamada AKP'nin polisi tarafından saldırıya uğradık.
Lgbti+'lara dönük saldırılara karşı omuz omuzayız!
Gerici karanlığı parçalayacağız!
Evet, 80'ler akımı:
Amerikan destekli faşist darbe, öldürülen sayısız devrimci, ülkeye dayatılan sınırsız neoliberal sömürü, yükseltilen siyasal İslam ve CIA'nın kanlı tezgahlarında yetiştirilen "Our Boys"...
Melih Gökçek'in üç kuruş para için başlattığı ODTÜ Rant Yolu projesine karşı Hatay'daki ODTÜ'ye destek yürüyüşünde katledilen Ahmet Atakan'ın mücadelesi bugün de omuzlarımızda.
Rant görevini devralan Mansur Yavaş da bilsin:
Bizim yolumuz Ahmet Atakan'ın yolu, dönmeyiz!
İzmir #YanYana geliyor!
Operasyonlar, butlan, süreç, anayasa tartışmaları… İktidar tükenen ömrünü yeni hile ve aldatmacalarla, muhalefeti bölü parçalayarak uzatmaya çalışıyor.
Buna bir daha izin vermeyecek, ortak bir toplumsal gücü yaratmak için yan yana geliyoruz!
İl Sağlık Müdürlüğü’nden 20 hekime tutanak: Kürtaj haktır, cezalandırılamaz!
Kürtaj tıbbi bir uygulamadır. Kürtajın yasal ve güvenli hale getirilmesi mücadelemizin sonucudur.
Bedenimiz üzerindeki tahakkümünüze son verin.
Kürtaj yasaldır!
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.