Türk Milletinin bağımsızlık aşkını yüreğinde taşıyan gerçek bir vatan evladı olan Kaymakam Mehmet Kemal Bey'i vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.
Askeriyle, polisiyle, jandarmasıyla, genciyle, yaşlısıyla hepimiz Türk Milletinin evlatlarıyız neden bu hale geldik? Neden bu kin bu nefret 🇹🇷
@umitozdag@zaferpartisi
Bugün Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda 65. gün. Dosyaya girecek bütün belgeler dosyaya girdi. En son olarak Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nden beklenen belge 24 Mart’ta dosyaya girmiş olmasına rağmen iddianame mahkemeye verilmedi.
Bu suça en üst sınır olan 3 sene ceza almış olsaydım dahi bu kadar süre hapiste yatmazdım.
Bu günden itibaren iddianame mahkemeye gidene kadar Silivri Cezaevi yönetiminin yemeklerini almamaya karar verdim. İftar ve sahuru Ramazanın kalan son 3 gününde hücremde kantinden aldığım malzemelerle yapacağım. Bayram ve sonrasında ise cezaevi yönetiminden yemek almayacağım ve odamda bulunan yiyeceklerden ÖLMEYECEK KADAR yiyeceğim.
Biz düşman değiliz. Düşman gibi davranılmayı, düşman ceza hukuku uygulamaları ile yatmayı haketmiyoruz.
Sadece bir tek hukuk uygulaması istiyoruz. Bize duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin.
Adaletli olun!
@zaferpartisi@AliSehirlioglu@adalet_bakanlik@yilmaztunc@ipekkozbey@eceuner12@fatihaltayli@ismailsaymaz@cuneytozdemir@OzlemGurses@baharfeyzan@cumhuriyetgzt@gazetesozcu@nefesgazete@KararHaber@milliyet@nowhaber@halktvcomtr@tele1comtr@szctelevizyonu@KRTCANLI@ankahabera
Tutuklu olduğum “halkı kin ve düşmanlığa kışkırtma” suçunun cezası 1-3 yıl. En üst sınır olan 3 yıl ceza alsam bile, hapishanede şimdi kaldığım kadar kalmam mümkün değil. Oysa 66 gündür iddianamem hazırlanmadan yüksek güvenlikli bir cezaevinde hücrede tutuluyorum.
Tutuklama ile siyasi ceza veriliyor. Her 30 günde bir yapılan tutukluluk değerlendirmesinde tutukluluğum “güçlü suç şüphesi var” denilerek uzatılıyor.
Oysa bırakın suç şüphesini; suçlu olsam/bulunsam serbest kalacağım.
Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
Bu haksız, hukuksuz, uygulamayı TÜRK MİLLETİNE şikayet ediyorum.
Genel Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu, Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın, günlerdir Saraçhane'de yükselen baskı rejimi ve muhalefete uygulanan düşman ceza hukukuna karşı direnen Türk Milleti'nin şerefli evlatlarına yazdığı mektubu okudu.
“Büyük Türk milletinin değerli evlatları,
Sevgili İstanbullular, Mustafa Kemal’in Askerleri,
Sizleri Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda 61 günden bu yana tutulduğum hücremden sevgiyle selamlıyorum. Her akşam hücremde televizyonlarda, sizlerin Saraçhane ve bütün Türkiye’deki asil demokrasi ve hukuk mücadelenizi izliyorum. Soğukkanlı ama heyecanlı, vakur duruşunuz ve kararlı tavrınız ile bütün dünyayı etkiliyorsunuz. Hem tavizsiz şekilde hukuk ve demokrasi, hem milli üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti mücadelesi vermeniz ülkemizin geleceğinin güvencesidir.
Bu mücadeleyi verirken bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukuka saygılı, provokasyonlara kapalı şekilde davranacağınıza eminim. Siz bu mücadele ile sadece Ümit Özdağ’a, haksız şekilde tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkmıyorsunuz. Siz Türkiye’nin geleceğine sahip çıkıyorsunuz. Sizlerin demokratik bir hukuk devletinde yaşamasına sahip çıkıyorsunuz.
Muhalefete 2. sınıf yurttaş muamelesi yapılmasına, düşman ceza hukuku uygulanmasına karşı çıkıyorsunuz. Karşı çıkmaya, hukuk devleti mücadelesine devam edin değerli kardeşlerim.
Ve sevgili polis kardeşlerim,
Eski bir polis akademisi hocası olarak sizlere de sesleniyorum. Bu insanlar sizin halkınız, bu insanlar sizin çocuklarınız. Onlara, Türk halkının temsilcilerine sadece Türk polisi olarak davranın lütfen. Tanrı hem gençliğimizi, bizi hep polislerimizi korusun.”
Zafer Partisi Genel Başkan Vekili Ali Şehirlioğlu, Ekrem İmamoğlu için ortak bildiri yayınlayan 400 sanatçıya seslendi:
🎙️ Değerli sanatçılarımız, 61 gündür gayri hukuki bir şekilde tutuklanmış olan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Ümit Özdağ için daha iddianamesi bile hazırlanmamış olup hukuksuzluğun, adaletin ve adeta düşman ceza hukuku uygulanarak hürriyetinin gaspedilmesi karşısında sessiz kaldığınızı üzülerek hatırlatmak isterim.
Hukuk herkese lazımdır
23 Mart 2025 saat 19:30’da Silivri Ceza İnfaz Kurumu önünde Zafer Partisi tarafından kurulan Zafer Otağı'ndaki iftara,
Zafer Partisi Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu,
İstanbul İl Başkanımız Hakan Akşit,
Genel Başkan Yardımcılarımız Ali Dinçer Çolak,
Musa Ertugan,
Özcan Pehlivanoğlu,
Uğur Batur,
Parti Sözcümüz Azmi Karamahmutoğlu ve GİK üyelerimizin yanı sıra,
Adalet Partisi İstanbul İl Başkanı Sayın Cem Sucuoğlu,
Anahtar Partisi İstanbul İl Başkanı Sayın Nurettin Beşinci,
Bağımsız Türkiye Partisi İstanbul İl Başkanı Sayın Fuat Şengül,
Büyük Birlik Partisi İstanbul İl Başkanı Sayın Gökhan İlgar,
Demokrat Parti İstanbul İl Başkanı Sayın Adem İpek,
İyi Parti İstanbul İl Başkanı Sayın Yücel Coşkun,
Memleket Partisi İstanbul İl Başkanı Sayın Reşat Şahin Öztürk,
Milli Yol Partisi İstanbul İl Başkanı Sayın Hamit Cilalı,
Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkanı Sayın Nuri Özata katılacaktır.
Hepsine içtenlikle teşekkür ediyorum.
@zaferpartisi@AliSehirlioglu@HakanAksit34@Alidincercolak@ErtuganMusa@O_PEHLIVANOGLU@ugurbaturr@AzmiKaramahmut@nuriozatatr@APGenelMerkez@nurettinbesinci@mfuatsengul@gokhanilgar@ademipek24@Yucel_Coskun @rsahinozturkmp @HCilali79920
Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın gözaltı ve tutukluluk sürecinde, hem kendisinden hem de partimizden desteğini esirgemeyen CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel başta olmak üzere, tüm CHP camiasına tekrar teşekkürü bir borç biliriz.
Bu arada, İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde Genel Başkanımızla defalarca görüşme isteğinde bulunması ve Genel Başkanımızın evine ABB Genel Başkanı Sayın Mansur Yavaş ile yaptığı ziyaretin de gönül borcunu kalbimizde hissediyoruz.
Zafer Partisi olarak, Atatürk çizgisinde Türk milliyetçilerinin oluşturduğu, Cumhuriyet ideallerini ve hukukun üstünlüğü ilkesini kabul etmiş, Anayasa ve kanunlarımıza bağlılığı içselleştirmiş bir partiyiz.
Bu hükümetin yarattığı hukuksuzluk ortamında, Atatürk ve 1924 Anayasası esaslarında buluşabileceğimizi düşündüğümüz CHP’yi de yaşadıkları bu süreçte; Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ gönderdiği mesajlarla, Genel Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu, Genel Başkan Yardımcılarımız ve teşkilatlarımızla da bizzat İstanbul ve çeşitli illerde destekledik.
Ancak bugün itibarıyla ortaya çıkan tabloda, DEM Partisi’nin Saraçhane önünde oluşan eylemlere katılım kararı aldığını öğrenmiş bulunuyoruz.
Partimizin yönetici ve üyelerinin, DEM Partisi’nin katıldığı, provokasyonlara açık bir ortamda bulunması mümkün olamayacağından; teşkilatlarımızın CHP’nin bu tip toplantılarına katılamayacağını üzülerek kamuoyuyla paylaşmak zorundayız.
Bunun dışında, ortaya çıkan hukuksuzluklarla ilgili olarak CHP ile yan yana mücadelemizi sürdüreceğimizi; ülkemizin yeniden güçler ayrılığı olan bir demokratik hukuk devletine dönmesi ve bu iktidardan kurtulması konusunda kararlı olduğumuzu kamuoyuna saygıyla arz ederiz.
Partimizin yönetici ve üyelerinin, DEM Partisi’nin katıldığı, provokasyonlara açık bir ortamda bulunması mümkün olamayacağından; teşkilatlarımızın CHP’nin bu tip toplantılarına katılamayacağını üzülerek kamuoyuyla paylaşmak zorundayız.
Genel Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu ile birlikte Ankara'da düzenlenen Nevruz Bayramı etkinliğine katıldık.
Demirden dağları eritip Ergenekon'dan çıktığımız binlerce yıllık tarihimizin en eski bayramlarından biridir Nevruz.
Binlerce yıllık Türk Bayramı olan Nevruz'u Türk'e yaraşır kutladık.
Büyük Türk Milleti'nin Nevruz Bayramı kutlu olsun.
@zaferpartisi
Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ, yalnızca bir siyasetçi değil; Türkiye'nin terörle mücadelesinde gerçeği ortaya koyan, PKK’nın en büyük yalanlarını delilleriyle çürüten bir akademisyen ve stratejisttir.
Terör örgütünün 30 yıldır beslediği “17 bin faili meçhul” yalanını, devlet arşivlerini titizlikle inceleyerek çökertti. PKK’nın sivil katliamlarını belgeledi, bölücü propagandayı somut delillerle altüst etti. Devletin dahi sistematik hale getiremediği bilgileri bir araya getirdi; sahaya indi, Eruh kırsalında terörün izini sürdü, Diyarbakır’da, Batman’da halkın nabzını tuttu, asker ve polisle birlikte analizler yaptı. Gerçekleri belgeleriyle ortaya koyarak PKK’nın kara propagandasına en büyük darbeyi indirdi.
İşte tam da bu yüzden Ümit Özdağ’ı susturmaya çalışıyorlar. Onun sesi, terör yalanlarının üzerine bir balyoz gibi indiği için rahatsızlar. Ancak bu, yalnızca bir kişiye yönelik bir baskı değil, doğrudan milli iradeye ve demokrasiye vurulmuş ağır bir darbedir. Bir siyasi partinin genel başkanını hukuksuzca tutsak etmek, halkın gerçekleri öğrenmesini engelleme girişimidir. Fakat unutulmamalıdır ki baskılar hakikati örtemez; aksine, direnişi ve kararlılığı daha da güçlendirir. Demokrasiye inanan herkes, bu adaletsizliğe karşı durmalı ve hukukun üstünlüğünü savunmalıdır.