Mekanın cennet olsun büyük usta bizim jenerasyonumuz da bıraktığın o güzel izler için teşekkür ederiz. Bizlerde iz bırakanlardan bir kayıp daha verdik. Nur içinde yat
Yarın YKS 'ye girecek olan tüm Öğrencilerimize ve Kızıma başarılar diliyor, emeklerinin ve hayallerinin zayi olmamasını, doğdukları topraklarda gelecek kurmalarına vesile sonuçlara ulaşmalarını temenni ediyorum.
Türk Milletinin tarih önünde hür, müreffeh ve korkusuzca yaşama mücadelesini zirveye taşımış Genel Başkanımız, Başbakanımız, 9. Cumhurbaşkanımız, Demokrat Geleneğin adeta 2. Büyük kurucusu Süleyman Demirel’i Isparta-İslamköy’de mezarı başında şükranla, rahmetle andık; Allah rahmet eylesin…
Ayrıca memleketin dört tarafından vefa duygusuyla Çalcatepe-Anıtmezar’da buluşan tüm dava arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.
Hukukun Yerine Kayyum, Ekonominin Yerine Müdahale Konulamaz
Son günlerde beyaz et sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlere yönelik kayyum kararları kamuoyunda ciddi soru işaretlerine neden olmuştur.
Hiç kimse hukukun üstünde değildir. Rekabeti bozan, tüketiciyi mağdur eden, haksız kazanç sağlayan veya kanunlara aykırı hareket eden kişi ve kuruluşlar elbette hukuk önünde hesap vermelidir. Ancak hukuk devletinde amaç kadar yöntem de önemlidir.
-Kayyum uygulamalarıyla enflasyon düşürülebilir mi?
-Vatandaşın mutfağındaki yangın söndürülebilir mi?
-Üretim maliyetleri azaltılabilir mi?
Ekonomik gerçekler bize bunun mümkün olmadığını göstermektedir.
Enflasyonun nedeni üreticiler değil, yanlış ekonomi politikaları, yüksek maliyetler, bozulan fiyat istikrarı ve güven kaybıdır.
Eğer ortada rekabet ihlali, kartelleşme veya piyasa manipülasyonu iddiası varsa bunun denetim ve yaptırım mekanizması bellidir. Bunun için kurulmuş kurumlar vardır. Rekabeti bozduğu iddia edilen uygulamaların incelenmesi gereken yer öncelikle başta Rekabet Kurumu’dur. Bu nedenle kamuoyunun şu soruya tatmin edici bir cevap alma hakkı vardır: Rekabet hukukunun araçları kullanılmadan neden doğrudan kayyum ve el koyma yöntemleri gündeme gelmektedir?
Bir başka önemli mesele ise hukuki belirlilik ilkesidir. "Piyasa koşullarını bozucu hareket" gibi son derece geniş yorumlanabilecek kavramlar üzerinden yürütülen süreçler, sadece ilgili şirketleri değil, bütün yatırımcıları ve girişimcileri ilgilendirmektedir. Hangi davranışın, hangi kriterlere göre, ne zaman "piyasa bozucu" kabul edileceği açık, net ve öngörülebilir olmak zorundadır. Hukuk devletinin temel şartı budur.
Bugün bir şirkete yönelik alınan kararın yarın başka bir sektör için emsal oluşturmayacağını kim garanti edebilir? Bir yatırımcı, bir sanayici veya bir girişimci, mülkiyet hakkının hangi şartlarda sınırlandırılabileceğini önceden öngörebilmelidir. Hukuki güvenlik ortadan kalktığında sadece şirketler değil, yatırımlar, üretim ve istihdam da zarar görür.
Mülkiyet hakkı, yalnızca bireysel bir hak değildir. Aynı zamanda ekonomik kalkınmanın, yatırım ortamının ve piyasa güveninin temelidir. Anayasamızın güvence altına aldığı bu hakkın korunması, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez yükümlülüklerinden biridir. Hukuki süreçlerin belirsiz, ölçüsüz veya keyfî algılanması, ülkenin yatırım iklimine zarar verirken uluslararası alanda da Türkiye'nin hukuk devleti algısını olumsuz etkilemektedir.
Hukuk herkes için işletilmeli, ancak hukuk devleti ilkelerinden asla taviz verilmemelidir. Suç varsa yargı karar verir, delil varsa hukuk gereğini yapar. Fakat ekonomik sorunlara hukuki istisnalarla değil, doğru ekonomi politikalarıyla çözüm aranmalıdır.
@zafersahin06 Zafer bey,herkesi kendiniz gibi zannediyorsunuz herhalde 🤷♂️ bu tip asılsız haberler ile DP kurumsal kimliğine ve sayın Gnl bşk. anımıza saygısızlık yapıyorsunuz 80 yıllık geçmişiyle toplumun gönlümde yer etmiş bir misyonu yalan ve iftiralar ile zan altında bırakmaya hakkınız yok
CHP ile ilgili ‘Mutlak Butlan’ kararı dahil olmak üzere yaşananlar 'rakipsiz kazanma ve muhalefetsiz Türkiye' stratejisinin bir sonucu.
Seçimlere girmenin serbest ama kazanmanın yasak olduğu, demokratik rekabetin boğulduğu bir Türkiye hedefi var.
Artık kimse, hiç bir kurumsal yapı güvende değildir.
Karşılıksız sevgileri, sonsuz emekleri ve güçlü yürekleriyle hayatımıza ışık olan başta DEMOKRAT annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü'nü kutluyor,ebediyete intikal eden annelerimizi de rahmetle anıyorum.
Adem ipek
DP İSTANBUL İL BŞK
Bizim gelenek olarak çok uzun yıllardır şöyle bir sloganımız var: Demokrasi ekmeğimiz, aşımızdır.
- Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal
@DpGultekinUysal
İl Başkanımız Sayın Adem İPEK ve beraberindeki heyetimiz bugün AK Parti İstanbul İl Başkanı Sayın Abdullah ÖZDEMİR ve heyetini ziyaret ettik.
Nazik misafirperverliği için Sayın Başkan ve heyetine teşekkür ediyoruz.
Gültekin Uysal:
"Seçimlere girmenin serbest ama kazanmanın yasak olduğu, kazanıldığında da başlara neler geldiğini bu yakın zamanda yaşananlar zaten teyit ediyor. İktidar, Türkiye'nin nefes sahasını daraltma hedefindedir"