📍 Okmeydanı
Yoksulluğun, cinayetlerin ve uyuşturucunun günbegün arttığı bu mafya-çete düzeninde bir geleceğimiz yok!
Geleceğimizi ve özgürlüklerimizi kazanmak için mücadeleyi büyütelim, Bu Pisliği Devrim Temizler sözünü yükseltelim.
🚩 Eşit ve özgür yarınlar için bizimle yürü!
Her şeyi kendimizden bekleriz: Bize dayatılan yoksulluk ve yasaklara karşı kurtuluş kendi ellerimizdedir. Tüm gençleri kavgamıza omuz vermeye davet ediyor, AKP faşizmine karşı mücadelemizi büyütmeye çağırıyoruz!
"Terörsüz Türkiye" sürecinin faturası gençlik hareketine kesilemez: Demokratik haklarımızı hedef alan yasaklara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz!
İçişleri Bakanlığı geçtiğimiz günlerde “Terörsüz Türkiye sürecinde toplumsal huzuru sağlama” gerekçesiyle ‘Üniversitelerde Güvenlik Tedbirleri’ adlı bir genelge yayımladı.
Sürecin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılması dahi AKP’nin demokrasi ve özgürlükler sorununa yaklaşımının değişmediğini, toplumsal ve siyasal mücadeleleri hâlâ “terör” parantezinde ele aldığını göstermektedir.
Devlet Bahçeli’nin Türkgün gazetesindeki açıklamasında sürecin “radikalleşmiş ve marjinalleşmiş yapıların da tasfiyesi”ni kapsadığını ifade etmesi de bu yaklaşımın sınırlı olmadığını göstermektedir. Mücadeleci dinamiğin her biçiminin tasfiye saldırısının hedefi haline getirildiği bu tabloda, İçişleri Bakanlığının genelgesi öğrenci hareketinin ve üniversite öğrencilerinin hak temelli çalışmalarının da “terör” parantezine alınarak ezilmek istendiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Ortada gerçek anlamda bir barış, çözüm ya da demokratikleşme programı bulunmamaktadır. Türkiye, Suriye ve Irak’ta paralel ve eşgüdümlü ilerleyen süreç; bölgedeki mücadeleci dinamikleri asimile ederek mevcut devlet yapılarıyla bütünleştirmeyi, merkezî devlet otoritelerini güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bölgedeki bu yeniden yapılanmanın ABD’nin çıkarları ve bölgesel güç dengeleri ekseninde şekillendiği de göz ardı edilemez.
Hedefte yine öğrenci hareketi var!
Genelgeyle birlikte öğrencilerin başta nitelikli ve parasız yemek, barınma, ulaşım talepleri için yapacağı hak temelli eylemler, kulüp çalışmaları, kültür ve dayanışma etkinlikleri gibi tüm faaliyetler hedefe konulmaktadır. Genelgede yer alan ‘istihbarat faaliyetlerine ağırlık verilmesi’ ifadesi ise öğrencilerin ve akademisyenlerin fişlenmesinin önünü açacak uygulamalardır.
19 Mart’tan bu yana gerçekleşen demokratik eylemlerde polis şiddetinin kamuoyuna yansıyacak şekilde gözle görülür hale gelmesi yetmiyormuş gibi üniversitelerin ‘özel güvenlik birimlerinin’ yetkilerini artıracak talimatlarda bulunulması önümüzdeki dönemde iktidarın gençlik kesimlerine uygulayacağı ‘tarife’nin habercisi niteliğindedir.
Akademiye “Terörsüz Türkiye” talimatı...
Öte yandan YÖK’ün üniversitelerin yeni eğitim-öğretim yılının ilk derslerinde ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin işlenmesini ve bu konuda panel, konferans, çalıştay gibi etkinliklerin düzenlenmesini istemesi, akademinin KHK’lerle içinin boşaltılarak neyin hedeflendiğini açıkça ortaya koymuştur.
Halkın cebinden çıkan vergilerle finanse edilen ve sınırsız imkanlarla şımartılan faşist ve dini oluşumlara karşı tek bir maddenin yer almamasına şaşırmıyoruz. AKP iktidarının devrimci gençliği tasfiye ederek kampüslerde istediği gibi at koşturmak peşinde olduğunun farkındayız.
Baskılarınız, yasaklarınız ve fişlemeleriniz gençlik hareketini durduramayacak! Üniversiteleri sermayenin, iktidarın ve gericiliğin arka bahçesine çevirmek isteyenlere karşı sözümüz açık: Demokratik ülke, demokratik üniversite mücadelemizi büyütecek; eşitlik ve özgürlük yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
Her şeyi kendimizden bekleriz: Bize dayatılan yoksulluk ve yasaklara karşı kurtuluş kendi ellerimizdedir. Tüm gençleri kavgamıza omuz vermeye davet ediyor, AKP faşizmine karşı mücadelemizi büyütmeye çağırıyoruz!
Devrimci Gençlik Dernekleri
"Terörsüz Türkiye" sürecinin faturası gençlik hareketine kesilemez: Demokratik haklarımızı hedef alan yasaklara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz!
İçişleri Bakanlığı geçtiğimiz günlerde “Terörsüz Türkiye sürecinde toplumsal huzuru sağlama” gerekçesiyle ‘Üniversitelerde Güvenlik Tedbirleri’ adlı bir genelge yayımladı.
Sürecin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılması dahi AKP’nin demokrasi ve özgürlükler sorununa yaklaşımının değişmediğini, toplumsal ve siyasal mücadeleleri hâlâ “terör” parantezinde ele aldığını göstermektedir.
Devlet Bahçeli’nin Türkgün gazetesindeki açıklamasında sürecin “radikalleşmiş ve marjinalleşmiş yapıların da tasfiyesi”ni kapsadığını ifade etmesi de bu yaklaşımın sınırlı olmadığını göstermektedir. Mücadeleci dinamiğin her biçiminin tasfiye saldırısının hedefi haline getirildiği bu tabloda, İçişleri Bakanlığının genelgesi öğrenci hareketinin ve üniversite öğrencilerinin hak temelli çalışmalarının da “terör” parantezine alınarak ezilmek istendiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Ortada gerçek anlamda bir barış, çözüm ya da demokratikleşme programı bulunmamaktadır. Türkiye, Suriye ve Irak’ta paralel ve eşgüdümlü ilerleyen süreç; bölgedeki mücadeleci dinamikleri asimile ederek mevcut devlet yapılarıyla bütünleştirmeyi, merkezî devlet otoritelerini güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bölgedeki bu yeniden yapılanmanın ABD’nin çıkarları ve bölgesel güç dengeleri ekseninde şekillendiği de göz ardı edilemez.
Hedefte yine öğrenci hareketi var!
Genelgeyle birlikte öğrencilerin başta nitelikli ve parasız yemek, barınma, ulaşım talepleri için yapacağı hak temelli eylemler, kulüp çalışmaları, kültür ve dayanışma etkinlikleri gibi tüm faaliyetler hedefe konulmaktadır. Genelgede yer alan ‘istihbarat faaliyetlerine ağırlık verilmesi’ ifadesi ise öğrencilerin ve akademisyenlerin fişlenmesinin önünü açacak uygulamalardır.
19 Mart’tan bu yana gerçekleşen demokratik eylemlerde polis şiddetinin kamuoyuna yansıyacak şekilde gözle görülür hale gelmesi yetmiyormuş gibi üniversitelerin ‘özel güvenlik birimlerinin’ yetkilerini artıracak talimatlarda bulunulması önümüzdeki dönemde iktidarın gençlik kesimlerine uygulayacağı ‘tarife’nin habercisi niteliğindedir.
Akademiye “Terörsüz Türkiye” talimatı...
Öte yandan YÖK’ün üniversitelerin yeni eğitim-öğretim yılının ilk derslerinde ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin işlenmesini ve bu konuda panel, konferans, çalıştay gibi etkinliklerin düzenlenmesini istemesi, akademinin KHK’lerle içinin boşaltılarak neyin hedeflendiğini açıkça ortaya koymuştur.
Halkın cebinden çıkan vergilerle finanse edilen ve sınırsız imkanlarla şımartılan faşist ve dini oluşumlara karşı tek bir maddenin yer almamasına şaşırmıyoruz. AKP iktidarının devrimci gençliği tasfiye ederek kampüslerde istediği gibi at koşturmak peşinde olduğunun farkındayız.
Baskılarınız, yasaklarınız ve fişlemeleriniz gençlik hareketini durduramayacak! Üniversiteleri sermayenin, iktidarın ve gericiliğin arka bahçesine çevirmek isteyenlere karşı sözümüz açık: Demokratik ülke, demokratik üniversite mücadelemizi büyütecek; eşitlik ve özgürlük yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
Her şeyi kendimizden bekleriz: Bize dayatılan yoksulluk ve yasaklara karşı kurtuluş kendi ellerimizdedir. Tüm gençleri kavgamıza omuz vermeye davet ediyor, AKP faşizmine karşı mücadelemizi büyütmeye çağırıyoruz!
Devrimci Gençlik Dernekleri
🔴 NATO zirvesi öncesinde yapılan operasyonlarda tutuklanan Devrimci Gençlik Dernekleri (@DGdernekleri6) üyesi Oğuzhan Fil bugün görülen duruşmada tahliye edilirken, mahkeme Nuri Şahin için tutukluluğa devam kararı verdi
Baskılar nafile, ‘NATO’ya Hayır’ demekten vazgeçmeyeceğiz!
NATO’ya karşı çıktığı için tutuklanan Balıkesir’deki bir arkadaşımız tahliye edilirken Zonguldak’ta tutuklu bulunan bir arkadaşımız hakkında ise tutukluluğa devam kararı verildi!
Geride hiçbir arkadaşımızı bırakmak yok: Hepsini alacağız!
Baskılar nafile, ‘NATO’ya Hayır’ demekten vazgeçmeyeceğiz!
NATO’ya karşı çıktığı için tutuklanan Balıkesir’deki bir arkadaşımız tahliye edilirken Zonguldak’ta tutuklu bulunan bir arkadaşımız hakkında ise tutukluluğa devam kararı verildi!
Geride hiçbir arkadaşımızı bırakmak yok: Hepsini alacağız!