YÜCE DİVANDA BİR CUMHURBAŞKANI
Celal Bayar, Atatürk’ün en güvendiği ve özellikle ekonomi politikalarını emanet ettiği lider kadronun başında geliyordu.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 3’ncü Cumhurbaşkanı ve CHP’nin 2’ci Genel Başkanıdır! (Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat ettiği 10 Kasım 1938 ile
26 Aralık 1938 tarihleri arasında 46 gün Genel Başkanlığa vekalet etmiştir.)
Atatürk vefat ettiğinde, Bayar T.C. Devletinin Başbakanı idi.
Bayar, Atatürk’e sadece büyük bir sevgi beslemekle kalmaz, ona sarsılmaz bir saygı ve hayranlık duyardı. Siyasi hayatı boyunca ve sonrasında Atatürk’ün Devrimlerine ve mirasına her zaman sadık kaldı.
“Atatürk’ü sevmek bir ibadettir” sözü Bayar’ındır.
Atatürk’ü Koruma Kanunu olarak bilinen 5816 sayılı yasa 1951 yılında Bayar ve Menderes tarafından meclise getirilmiş ve kabul edilmiştir.
Bayar, “Galip Hoca” kimliğiyle, Ege dağlarında düşmanla göğüs göğüse çarpışmış bir Kuvvacıdır.
Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklal Madalyası sahibidir. (Bu madalya, hem cephede fiilen çarpışan, hem de o dönem Mecliste Milletvekili olarak görev yapan son derece kısıtlı ve özel bir gruba nasip olmuştur.)
Bayar, Yüksek Adalet Divanı denilen mahkeme tarafından İdama mahkum edildi. O tarihte 78 yaşında olan Bayar’ın cezası, Müebbet Hapse çevrildi ve Kayseri Cezaevine gönderildi…
Bunları, hem yakın tarihimizi okumak-araştırmak zahmetinde bulunmayan gençlerimiz için, hem de görev yapan siyaset insanları için ibret olması temennisiyle yazdım. Özellikle, Türkiye üzerine oynadıkları oyunların sonuna yaklaştıklarını sanan emperyalist çetelerle işbirliği içinde olanların, nasıl bir ihanetin içine düştüklerini son bir kez daha düşünmelerini istedim.
Bayar, ABD-İSRAİL maşası olan “Silahlı bir dinci örgütü” devletin en hassas birimlerine girmesi için emir verir miydi?!
İşgalci düşman ile, kurşun kurşuna çarpışan Bayar, sizce ülkemizin Kozmik Odasına, CIA elemanlarının girmesine izin verir miydi?
Bayar ve arkadaşları, darbe yönetimi tarafından yolsuzluk-hırsızlık-rüşvet olaylarıyla suçlandı mı? Bir kuruş yolsuzluk tespit edildi mi?
CB Bayar’ın ve Başbakan Menderes’in Bakanlarından bir tanesi; “Ben ne yaptıysam, Başbakan tarafından emredildiği için yaptım” dedi mi?
Bayar’ın Türkiye dışında “Usulsüz edinilmiş para-mal varlığı” olduğu yabancı istihbarat örgütleri tarafından iddia edildi mi?
Bayar, 54 Bin insanımızın yaşamını çalan kanlı Narko Terör Örgütünün başı “Bebek Katili” bir pisliği serbest bırakır mıydı?
Bayar, Atatürk’ün talimatıyla başta İş Bankası olmak üzere, çok sayıda fabrika ve tesisin açılmasını başaran ekibin önemli bir üyesi olarak. Türk Milletinin BİR TANE TESİSİNİ sattı mı?
Bayar, Türk Devletinin sofrasına Atatürk düşmanlarını asla oturtmadı.
Gelelim sözün özüne;
26 05 1960 akşamı yatan “İzmir Mebusu Küçük Menderes” lakaplı Ecz. Kemal Serdaroğlu ertesi gün, tutuklanacağını ve yavrularına 6 yıl sonrakavuşacağını biliyor muydu!
Ya, 11 09 1980’de ülkenin en genç Belediye Başkanı olan Rifat Serdaroğlu,
ertesi gün “Siyasi Yasaklı” olacağını biliyor muydu?
Allah, kimse ile sözleşme yapmaz. Yarın ne olacağını, uyanıp uyanmayacağımızı veya nerede uyanacağımızı sadece o bilir…
Kimse kendisini “Vazgeçilmez” zannetmesin, kimse ben ölürsem ülke batar diye hayale kapılmasın. Mustafa Kemal öldü, ülkemiz battı mı?
Milyonlarca Mustafa Kemal’in Askeri olarak nasıl vatanımıza sahip çıktıysak, yarın da Cumhuriyetimize sahip çıkarız evvelallah…
Ders almak isteyen aynaya baksın ve altı delik ayakkabı ile dolaştığı günleri
hiç ama hiç unutmasın! Bizler buradayız…
Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
Türkiye'nin kalkınmasının mimarı olan #MerkezSağ'ın doğru adresi olarak bugün @_DemokratParti ünvanı ile yaşayan 'asıl' DOĞRU YOL PARTİSİ'nin,
dolayısıyla partimizin kuruluş yıl dönümünü kutlarız.
Gençlik kollarında yetiştiğim, teşkilatının en alttan en üste her kademesinde yer almaktan onur duyduğum, Türkiye'nin kalkınmasının mimarı olan #MerkezSağ'ın doğru adresi olarak bugün @_DemokratParti ünvanı ile yaşayan, 'asıl' DOĞRU YOL PARTİSİ'nin kuruluş yıl dönümünü kutlarım
Halkımın, bana ‘BABA’ demesinden fevkalade mutluyum.
Herkes her önüne gelene ‘BABA’ demez değil mi?
Zaten Türkçede bir tabir de vardır, “Her önüne gelene BABA denmez,” diye.
BABA bir şefkati, bir sıcaklığı, bir muhabbeti, bir sığınmayı temsil eder.(10 Mayıs 1993-HBB TV)
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in kendisine küfreden vatandaşla hikayesi... Bu olayı, CHP Milletvekili Engin Özkoç, Meclis kürsüsünden anlattı.
Demirel vefatının 11. yıl dönümünde anılıyor.
"Demirel’in ilk başbakanlık dönemi (1965-69) bizim öğrencilik yıllarımızdı ve Türkiye’nin yaşadığı en demokratik ortamdı. 1969 seçimlerini de kazanması 27 Mayıscı bazı çevreleri rahatsız etti." ... ⬇️
1- Vefatının 11. yılında
9. Cumhurbaşkanı sayın Süleyman Demirel’i rahmetle anıyorum.
Demirel’in ilk başbakanlık dönemi (1965-69) bizim öğrencilik yıllarımızdı ve Türkiye’nin yaşadığı en demokratik ortamdı.
1969 seçimlerini de kazanması 27 Mayıscı bazı çevreleri rahatsız etti.+
Şimdi pişmanız diye konuşan milyonlar hangi Demirel'e küfrettiler?
Demirel'e küfrederken "emperyalizme karşıyız" zannediyorlardı.
Slgı yöneticileri size dost olanı boğdurur
ABD DEMİREL'İ NİÇİN SEVMEZDİ?
1- TÜRK AĞIR SANAYİ'Ni SOVYET'LERE KURDURDU;
25 Mart 1967 tarihinde Sovyetler Birliği ile imzalanan savunma ve ekonomik işbirliği anlaşması ile aşağıdaki fabrikalar kuruldu.
-İskenderun Demir Çelik Tesisleri,
-İzmir Aliağa Rafinerisi,
-200 bin ton kapasiteli Seydişehir Alüminyum Tesisleri,
-Bandırma Sülfirik Asit Fabrikası,
-Artvin Lif Levha Fabrikası,
-Samsun Azot Sanayi fabrikası,
-Seydişehir Transmisyon Hattı,
-Paşabahçe Cam Sanayii fabrikası.
Sovyet Hükümeti -Türkiye ile yüzde 2,5 faizli ve 15 sene vadeli 200 milyon dolarlık kredi imzaladı.
Bu kredi tarım ürünleri ihracatıyla ödendi.
2-ABD ÜS'LERİ BAKANLAR KURULU KARARI İLE KAPATILDI:
YALÇIN BAYER ;Demirel üsleri neden kapattı?
09.08.2018 - 10:17Hürriyet Haber
SÜLEYMAN DEMİREL, Kıbrıs Harekâtı’ndan sonra Türkiye’ye uygulanan silah ve petrol ambargosunun kaldırılmaması nedeniyle 1975 yılında Amerikan üs ve tesislerini kapattı.
(21 üs ve tesiste, 5 bin asker ve sivil personel bulunuyordu.)
Demirel, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Kissenger ile Türkiye’de, Başkan Ford ile Brüksel’de silah ambargosunun kaldırılması konusunu görüştü. Türkiye’ye uygulanan ambargonun TSK’nın savaş gücünü zayıflattığını ve dolaylı olarak da NATO’nun gücünün zaafa uğradığını anlattı. Muhatapları konunun ciddiyetini kavrayamadılar, kulak arkası ettiler ve Demirel lafı uzatmadı, diplomatik geyik muhabbetlerine girmedi,
25 Temmuz 1975 tarihili Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile üsler ve tesisler kapatıldı; asker ve sivil personel sınır dışı edildi. İncirlik ise sadece NATO amaçlı kullanımla sınırlandırıldı.
3-AYASOFYA'da İLK EZANI DEMİREL OKUTTU:
Tarihçi yazar Latif Salihoğlu, "Başbakan Süleyman Demirel'in talimatı ile
Ayasofya’da ilk ezanın 08.08.1980’de
4 minaresinden Ezânı ilk kez okuyan Hafız İsmail’dir. Oradaydım. Herkes gözyaşlarıyla dinliyordu. Belirtmiş olduğum tarihlerde, Ayasofya’daki ezanlara bizzat da icabet ederek orada (Hünkâr Mahfilinde) namaz kıldık” dedi.
İşte bu nedenlerle;
-12 Mart Muhtırası verildi.(Demirel Başbakan)
-12 Eylül Darbesi yapıldı.(Demirel Başbakan)
-28 Şubat post modern darbesi gerçekleşti. ( Demirel Cumhurbaşkanı)
28 Şubat darbesi, ABD'nin yeşil kuşak projesini uygulamak için yapılmış ve 15 Temmuz hain darbe girişimi ile sonuçlanmıştır.
Boğaz köprüsü, Keban, Karakaya, Gap, Tarım havzalarının sulama kanalları, Ketkük-Yumurtalık Petrol Boru hatları, ABD filolarının ülkeye sokulmamasının her biri ayrı bir yazı konusu olacak kadar hikayeleri ayrı.
Dinbazlar Demirel'i asla sevmezler.
Çünkü Cumhuriyet döneminde Türkiye'de faaliyet gösteren bir çok tarikat ve cemaatin hamisi İngiltere ve Amerika'dır.
Saygılarımla.
08.06.2020
Selahattin ÇAKMAK
Annesi ile birlikte Türkiye’ye gezmeye gelen Amerikalı turist;
“Türkiye’de yol kenarlarında restoranlar var. Amerika’da ürkütücü oluyor ama burada çok iyiler. Annemle iyi birini bulduk.
Tuvaletlerde çukur ve delik var ama gerçek tuvalette var.
Bu içtiğim şey hayatımda içtiğim en iyi şey.”
Görevini yerine getirirken yaralanan @EmniyetMugla personeli Polis Memuru TAYFUN BAŞ tüm sağlık müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur.
Şehitimize Allahtan rahmet, ailesine, yakınlarına ve @EmniyetGM Teşkilatımıza sabır ve başsağlığı dileriz
@_DemokratParti#Muğla
"Bu ülkede sağcı-solcu, ilerici-gerici yoktur; namuslu ve namussuzlar vardır. Siz namuslulardan olun."
Ölümünün yıldönümünde, hakikatı aramış mütefekkir CEMİL MERİÇ'i rahmet ve saygıyla anıyorum.
Bir dönem birbirleri ile kıyasıya rekabet etmiş liderler, kendilerini en çok eleştiren siyasetçilerden Osman Bölükbaşı'nın cenaze töreninde yanyana. Bu foto aynı yörenin yerel siyasetçilerine örnek olsun, yarın birbirlerinin cenazelerini kaldırırken helâllik sorunu yaşanmasın.
1935 yılındaki CHP kurultayı sırasında, CHP Genel Sekreteri Recep Peker bir belgeyi imzalaması için Atatürk’e getirdiğinde, belgede "Partim" ifadesini görür. Peker, "Paşam, niçin doğrudan CHP yazmıyorsunuz?" diye sorar. Atatürk de gülümseyerek "Ne bileyim sonuna kadar CHP'nin benim partim olarak kalacağını?" cevabını verir.
Falih Rıfkı Atay/Babamız Atatürk
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
Ceza Hukuku uzmanı Prof.Tahir Taner #27Mayıs darbesi sonrasında #DemokratParti'lilerin yargılanması için çıkarılan “geriye yürüyen ceza kanunu”na “Ben tarihten korkarım” diyerek imza vermemişti. Hukukun evrensel ilkelerini eğip bükerseniz o bozuk kantar yarın sizi de tartar.