Biz elinde on binlerce masumun kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek değiliz.
Bu ülkenin dış politikasını sadece Türk milleti belirler, başka hiç kimse Türkiye’ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez.
Ne latif bir izah:
"İnsan babasının da hatasını bilir ama onu izah ederken edebi muhafaza eder. Çünkü onun evlâdıdır."
Allah rahmet eylesin Üstad Kadir Mısıroğlu.
Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu…
Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek…
Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…
15 Temmuz Şehitler Köprüsü dediğimiz Boğaz Köprüsü açılalı 53 yıl oluyor.
İlk açıldığında yaya geçişi de vardı. Sonradan atlayıp intihar edenler olunca yasaklandı.
#boğazköprüsü
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde kahraman şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.
Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en kalbî duygularımla tebrik ediyor, Kıbrıs Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.
Ana vatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkını haklı mücadelesinde asla yalnız bırakmayacağız.
Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum:
10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde.
Bugün dünya bize bakıyor, Türk milletine bakıyor; Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor.
Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor.
Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor.
Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız; tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız; birbirimizi Allah için sevecek; her karışında barışın, huzurun, refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.
Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle, birlikle, dayanışmayla esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.
Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz gecesi “hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” düsturuna sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleriyle iftihar ediyoruz.
Meclisimizin necip mensuplarının, bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum.
FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış olmakla birlikte FETÖ tehlikesi hâlen devam etmektedir.
Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir yapıyla mücadele asla rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz.
Altını çizerek söylemek istiyorum:
Demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren, fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan habis bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.
Çünkü Allah muhafaza, unutursak eski sıkıntıları tekrar yaşarız.
Unutursak şehitlerimize olan görevimizi yerine getirmemiş oluruz.
Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz.
O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.
Zalime merhamet etmek, mazluma zulmetmek demektir.
Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz.
15 Temmuz; iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir.