Fethullah Gülen:
Demokrasi Allah'ın bir nimetidir!
Laik-demokratik bir düzende İslam adına atıldığı iddia edilen adımlar, günün sonunda sadece o sistemin çarklarını döndürür.
İslami kavramlarla sokağa dökülenlerin fedakarlıkları bile trajik bir şekilde "Demokrasi Bayramı" olarak sisteme can suyu yapıldı. Oysa, bugün "demokrasi" diye kutlanan değerler, dün bizzat Gülen tarafından kutsanıyordu.
“ Buradan kesin olarak anlaşılmalıdır ki; İslam adına bu sistemi destekleyenler İslam'a değil, sisteme hizmet ediyorlar. Ne yaparsanız ve hangi niyetle yaparsanız yapın, günün sonunda İslam değil; sistem ve sistemin batıl değerleri güçleniyor.”
Erdoğan'ı destekleyen seçmeni ikiye ayırabiliriz:
Bir tarafta Erdoğan'ı demokrat gören, laik ve demokratik düzene gönül vermiş azınlık; diğer tarafta ise şeriat için oy veren çoğunluk bulunmaktadır. 15 Temmuz gecesi Erdoğan'ın çağrısıyla sokağa çıkanlar, demokrasi isteyen azınlık değil, şeriat hayaliyle sandığa giden o çoğunluktu. Darbeyi engelleyen halkın dilinde demokrasi, laiklik veya Mustafa Kemal yoktu; tekbir, tehlil ve şehadet vardı. Yani insanları sokağa döken İslam ve İslami kavramlardı. Fakat trajik bir şekilde, o gece canlarını siper eden bu insanların eylemi, şeriat isteyenlerin hanesine değil, demokrasi isteyen azınlığın hanesine yazıldı ve 15 Temmuz "Demokrasi Bayramı" ilan edildi.
Buradan kesin olarak anlaşılmalıdır ki; İslam adına bu sistemi destekleyenler İslam'a değil, sisteme hizmet ediyorlar. Ne yaparsanız ve hangi niyetle yaparsanız yapın, günün sonunda İslam değil; sistem ve sistemin batıl değerleri güçleniyor.
Bir diğer dikkat çekici husus ise şudur: Darbeyi, Türkiye'de demokrasi ve dinler arası diyalog söylemini en çok savunan, demokratik değerlerle barışmayı önemseyen bir yapı gerçekleştirmesine rağmen, sanki demokrasi darbe üretmiyormuş veya darbelerin karşıtıymış gibi, 15 Temmuz'da yaşananlar demokrasinin hanesine yazıldı.
Diğer mesele ise şudur: 15 Temmuz sonrasında Fethullah Gülen grubuna dair rapor yayımlayan Diyanet, bu yapının ilhamcı, keşifçi ve ebcedci bir yapı olduğunu, liderlerinin Allah ve peygamberle direkt temasta olduğu için asla yanlış yapmayacağına inanıldığını delilleriyle ortaya koydu. Fakat ne ilginçtir ki; aynı söylemlere sahip olan, aynı düşünceyle hareket eden, liderlerinin Allah ve peygamberle ilişkili olduğuna ve asla hata yapmayacağına inanılan yüzlerce irili ufaklı grup olmasına rağmen, Fethullah Gülen grubu bu zihniyeti ve itikadıyla mahkûm edilirken diğer gruplar el üstünde tutuluyor. Sistem için mesele kimin neye inandığı değil, o inancın işine gelip gelmediği meselesidir.
Aynı şeyi komedyen meselesinde de yaşadık; sistem için "zararsız" olan komedyenler istedikleri şeyle dalga geçme özgürlüğüne sahipken, sistem için "zararlı" olanlar cezalandırılıyor. Oysa her iki zümrenin yaptığı da alçaklıktır ve İslam nezdinde şirk ve küfürle mahkûm edilmiştir.
"İnsan, elini duaya açmayıp lisan-ı hâliyle 'ben bana yeterim' dediğinde, kelepçelerini kendi elleriyle hazırlar."
Bu dersimizde, küfür yolunu seçenlerin karşılaşacağı zilleti ve dünya yorgunluğu üzerine kimlerin pınarlardan sular içeceklerini konu edindik. Kâfur karışımlı kadehten içmek isteyen bizlerin hedefinde olması gereken hasletleri ele aldık.
İnsan Suresi Tefsiri 4. Dersimizin YouTube Kanalımızda
🔴 YARDIM ETTİ, TUTUKLANDI!
Üç çocuk annesi Ümran D., Afrika'daki bir dernek için gönderdiği 22.620 TL yardım parası gerekçe gösterilerek "terör finansmanı" suçlamasıyla 9 aydır Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor!
Parayı teslim alan aracı Dilan A. tahliye edilirken, dul bir anne olan Ümran D. hakkında henüz iddianame dahi hazırlanmadı. Avukatsız yapılan 8 ara mahkemenin ardından tutukluluk süresi yine uzatıldı.
🔴 Üç çocuk annesi Ümran D., Afrika'daki bir dernek için gönderdiği 22.620 TL’lik yardım parası gerekçe gösterilerek "IŞİD'e finansman sağlama" suçlamasıyla 9 aydır Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.
Ümran D.’nin paraları gönderdiği aracı kişi Dilan A. tahliye edilmesine rağmen, Ümran D. hakkında hâlâ iddianame bile hazırlanmadı.
Avukatların alınmadığı 8 ara duruşmanın ardından, 10 Temmuz'daki son incelemede Ümran D.’nin tutukluluk süresi 1 ay daha uzatıldı.
Avukat Mustafa Kocamanbaş, çocuklarına tek başına bakan dul bir kadının yaşadığı bu hukuki çelişkiye ve mağduriyete dikkat çekerek müvekkili için acil tahliye çağrısında bulundu.
Kim bizim dinimizi mizah malzemesi haline getirmeyi kendine uygun görüyorsa o bizim düşmanımızdır.
Bunları görmeye dahi tahammülü olmaması gereken insanlar, bunların üretmiş olduğu içerikleri takip ediyorlar. Yapacağımız şey onlardan beri olmak ve düşmanlığımızı izhar etmektir.
🔴 Bugün saat 16:00'da Ankara Ulus’ta; Narin Güran cinayetinin açığa çıkarılması ve Yüksel Güran, Salim Güran, Enes Güran hakkında yeniden yargılama sürecinin başlatılması talebiyle bir basın açıklaması yapılacağı duyuruldu.
Önce bir cana kıyıldı; geride kalanların üzerine 'fail' damgası vuruldu. Anne en ağır ithamlarla itibarsızlaştırdı; sağcısıyla solcusuyla koca bir toplum, vicdanını susturup aileyi el birliğiyle linç etti.
Kimse babanın yüreğindeki yangını hissetmeye çalışmadı. Adamı kendi evlatlarının, kendi ailesinin onurunu korumak için tek başına bir orduyla savaşmaya mecbur bıraktı.
"Sen ve seninle beraber tevbe edenler, emrolunduğun gibi dosdoğru ol(un)! Azgınlaşmayın! (Çünkü) O, yaptıklarınızı görendir. Sakın zulmedenlere/zalimlere meyletmeyin! Yoksa size ateş dokunur. Allah’ın dışında dostlarınız olmaz, sonra yardım da olunmazsınız." (11/Hûd, 112, 113)
Dosdoğru olmak, yani istikamet; ancak emrolunduğumuz gibi inanmak, yaşamak ve şeriata ittiba etmekle mümkündür. Dosdoğru olmanın en belirgin şekilde sınandığı yer ise zalimlerle kurulan ilişkilerdir. Bu sebeple bir sonraki ayet, zalimlere meyletmeyi yasaklamıştır. Zira insanların istikametlerini korumakta en çok zorlandıkları nokta, ellerinde güç ve otorite bulunduran zalimlerle kurdukları ilişkilerdir. Çoğu insan, başına gelebileceklerden korktuğu için bazen doğrudan, bazen dolaylı, bazen susarak, bazen de konuşarak zalimlere meyleder.
#Hud112
Kürsüde ayet görünmesin diye etten duvar ören bu vandallık, münferit bir öğrenci şımarıklığı değildir.
Bu öfke, ellerine geçen ilk fırsatta hortlayan 28 Şubat faşizminin ve İstiklal Mahkemeleri despotizminin günümüzdeki genetik mirasıdır.
#Hud112
"Laik sistem sözde Müslümanlardan cesaret alarak İslami değerleri aşağılıyor. Bize düşen en gür sesle dinimizi savunmak! #Hud112" (görsel ekleyebilirsin)
İslam’a ve Müslümanlara kusulan bu kin, Allah’ın nuruna zerre kadar leke süremez.
Onlar bu cürümleriyle mülkün sahibine değil, sadece kendi ebedi hayatlarına geri dönüşü olmayan bir azabı reva görüyorlar.
#Hud112
İslam’a ve Müslümanlara kusulan bu kin, Allah’ın nuruna zerre kadar leke süremez.
Onlar bu cürümleriyle mülkün sahibine değil, sadece kendi ebedi hayatlarına geri dönüşü olmayan bir azabı reva görüyorlar.
#Hud112
Müslümanın en büyük imtihanlarından biri, Allah’ın kitabını değil yaşadığı çağın baskın kabullerini esas almasıdır.
Kendini laikliğin seküler girdabına kaptıranlar, kendi kimliklerini ve ahiretlerini feda ediyorlar.
#Hud112