Bundan 29 yıl önce İznik’te başladığımız diyabet kampları yolculuğunda bir kampı daha geride bıraktık. 16-21 Ağustos 2026 tarihlerinde iki dönem olarak Uludağ’da düzenlediğimiz “Arkadaşım Diyabet Aile Kampı” nı tamamladık.
Bu yıl iki dönemde ülkemizin farklı şehirlerinden 459 kişiyle birlikte olduk. 87 ailenin İstanbul dışından katılması ve 30 ailenin ücretsiz katılımını sağlayabilmemiz bizim için ayrıca sevindiriciydi.
Kampta 22 kişilik diyabet ekibi görev yaptı. Ekibimizde Tip 1 diyabetlilerin yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinden 8 çocuk diyabet ekibi üyesi de yer aldı (Ankara, Ordu, Sivas, Tekirdağ, İzmir, İstanbul)
Kampın en önemli kazanımları; bilgiyi umutla birleştirmek, yalnızlığı azaltmak, birlikte olma duygusunu güçlendirmek, çocukların diyabeti kabullenmelerine ve arkadaşlıklar kurmalarına katkı sağlamak oldu.
Diyabet eğitimini bir topluluk deneyimine dönüştürdük; yeni tedaviler ve teknolojileri konuştuk, çocukların sensör ve insülin pompalarını tanımalarını ve başka çocuklarda görerek benimsemelerini sağladık. Çocuklar, aileler ve diyabet ekipleri arasında yeni bağlar kuruldu; ekip üyelerinin motivasyonu arttı.
Emek veren herkese yürekten teşekkür ederiz.
Farkında mısınız ekseriyetle,
Kötüye “sen dur” demek yerine,
İyi olana “sen idare et”denilir.
Çünkü kötünün tepkisinden çekinilir, iyinin anlayışı garanti görülür.
Sonunda huzuru bozan korunur, huzuru koruyan yorulur.
İyilik, başkalarının hoyratlığını sürekli taşımak zorunda kalmamalı.
Hiç fark ettiniz mi birçok ilişki kavgası, kadının bir sorunu fark etmesi ve erkeğin asıl sorunu çözmek yerine kadını o sorunu fark ettiği için suçlamasıyla başlıyor.
Hayatımın büyük bir kısmını “yarın” için endişelenerek geçirdim.
Henüz yaşanmamış ihtimalleri düşündüm, olmayacak şeylerden korktum, olacaklara hazır olmaya çalıştım.
Sürekli bir sonraki günü, bir sonraki ayı, bir sonraki yılı planladım.
Sonra fark ettim…
Ben yarını düşünürken, bugün sessizce geçip gidiyordu.
İçtiğim kahvenin tadını kaçırdım.
Sevdiğim insanların yüzüne yeterince uzun bakmadım.
Güzel bir günün içinde bile zihnim başka bir zamandaydı.
Oysa hayat, her şeyi yoluna koyduğumuz o kusursuz “yarın”da başlamıyor.
Hayat tam şu anda oluyor.
Ve belki de en büyük kaybımız zamanın geçmesi değil;
zaman geçerken orada olamamamız..
boynunda vibrator tasiyor diye kadini gozaltina almislar. adaletin saglanmasi adina cuzdaninda kondom tasiyan erkeklerin de toplatilmasini bekliyoruz sonucta seks sekstir ve her an devleti unufak edebilir
Boş bırakmayacaksın kendini. Salih kimselerle dostluk yapacaksın. Seni hayra teşvik edecek, ayakların hep hayırlı yerlere gidecek, kulakların hayr söz işitecek. Sürekli bir birliktelik ve çalışma ortamı oluşturup nefsini meşgul edeceksin. Boş vakti olan adamı nefsi yer bitirir.
Beni en çok iş bulmak için arıyorlar ve bu gün 34 yaşında mastır yapmış Konyalı bir kızımız aradı.
Yıllardır iş bulamadığını anlattı ve ağladı.
Bütün belediye başkanlarımıza sesleniyorum.El becerileri kazandıracak çok çeşitli kurslar açınız artık kalem efendisi işler bitti.
“Paranın sana sağlayacağı en büyük güç, ihtişamlı bir lüks değil; çıkarlarına ters düşen her masadan hiç tereddüt etmeden kalkıp gidebilme özgürlüğüdür.”
— Niccolò Machiavelli
Hayatın neresinde olursam olayım hala dört gözle bekleyecek o kadar çok şey var ki…
Tanımadığım insanlar. Görmediğim yerler. Keşfetmediğim fikirler. Henüz olmadığım kendimin versiyonları.
Dünyanın benim için daha fazlasını sakladığına inancım hep devam edecek…
Toplu taşım araçlarında yüksek sesle konuşulmaz, telefonla özel konuşmalar yapılmaz, kulaklıksız müzik, video izlenmez. Özgürlük diğerlerine karşı sorumlulukla başlar. Aileniz eğitmediyse de siz kendinizi eğitebilirsiniz.