Yıllar sonra yine aynı cümleyi kurmamak için yazıyorum
“Keşke zamanında Apple, Amazon, Nvidia’yı görseydik…”
Bu cümleyi kurdugunuza pişmansanız bu tweeti okuyun.
Çünkü önümüzdeki 10 yılın hikâyesi net yapay zekâ ve savunma teknolojileri.
Geçen yıl 5–6 dolar seviyesindeyken $SKYT ve $PLTR için aynı şeyi söylemiştim.
Bugün yine söylüyorum
Bazı hisseler şimdiden yolun başında 10x yaptı bile.
Bazıları ise hâlâ kimsenin dikkat etmediği yerde duruyor.
Ama hikâye aynı
Büyük hareketler, kimsenin henüz inanmadığı yerden başlar.
Benim yakından takip ettiğim bir liste bu.
Kendi analizimde kullandığım, ara ara grafiklerini de paylaşacağım.
Bu tweeti çıktı alın asın duvarınıza.
Kaydedin veya kendi sayfanızda paylaşın ama kaybetmeyin.
$PLTR- Savunma Sanayii Yapay Zeka Analitik Lideri
$RKLB- Küçük Uydu Fırlatma Lideri
$NBIS- Yapay Zeka Bulut Altyapısı Lideri
$IONQ- Kuantum Bilişim (Tuzaklanmış İyon) Lideri
$MRVL- Silikon Fotonik Lideri
$BE Yapay Zeka Veri Merkezi Enerji Lideri
$SATL- Dünya Gözlem Uydusu Lideri
$LMN- Yapay Zeka Sigorta Platformu Lideri
$AMPX- Silikon Anot Batarya Lideri
$STX- Yapay Zeka Veri Depolama Lideri
$ONDS- Hava İstihbaratı ve Otonom Drone Savunma Lideri
$CRDO- Yüksek Hızlı Bağlantı Lideri
$IREN- Yapay Zeka Veri Merkezi Lideri
$TE- Solar PV Modül Lideri
$ALAB- Yapay Zeka Bağlantı Yarı İletken Lideri
$PL- Günlük Dünya Görüntüleme Lideri
$LWLG- Elektro-Optik Polimer Lideri
$CIFR- Yüksek Performanslı Hesaplama (HPC) Veri Merkezi Lideri
$EOSE- Çinko Batarya Depolama Lideri
$AAOI- Optik Alıcı-Verici Lideri
$FLY- Dinamik Uzay Fırlatma Lideri
$LITE- Fotonik Bileşenler Lideri
$OSS- Dayanıklı Uç Bilişim (Edge Computing) Lideri
$LPTH- Hassas Optik Lideri
$AXTI- Yarı İletken Malzeme Lideri
$SIVE - Ağlar için çipler
Favorim ve yatırım yaptıgım $SIVE şuanda 2x geçti.
MEB YANLIŞTAN VAZGEÇMELİDİR
Milli Eğitim Bakanlığı yeniden yönetici görevlendirme sürecinde başvuru yapan okul yöneticilerinin eğitimlerini (4) dört hafta sonu boyunca, günlük (8) saat yüz yüze yapılıyor olması kurum yöneticileri üzerinde ve alanda ciddi memnuyetsizlik oluşturmaktadır.
Halihazırda hafta içi sabahın erken saatlerinden akşam geç saatlere kadar eğitim öğretimin bütün yükünü birçok olumsuzluklara rağmen omuzlayan okul yöneticileri; disiplin sorunundan öğretmen ihtiyacına, veli baskısından, okulun bütçe sorununa ,güvenlik sorunundan ,çalışan sorununa kadar daha sayamayacağımız birçok ağır sorunu , çözüme kavuşturmak için canla başla mesai kavramı gözetmeden görev yapmaktadırlar. Eğitim öğretim sürecinin tüm yükünü taşıyan yöneticilerin dinlenme hakkını yok sayarak hafta sonlarını da zorunlu eğitim programlarıyla doldurmak, yöneticileri yıldırmaktadır motuvasyonlarina olumsuz etki yapmaktadir.
Üstelik yıllardır yöneticilik yapan, tecrübesiyle okullarını ayakta tutan idarecilerin yeniden “hafta sonu kursiyeri” gibi değerlendirilmesi, emeğe ve birikime gereken değerin verilmediğini göstermektedir. Yönetici yetiştirmenin yolu, meslektaşları tükenmişliğe sürüklemek değil; onların sahadaki tecrübelerini güçlendirecek çalışma koşulları oluşturmaktır.
Kamu çalışanlarının hafta sonları ailelerine, sosyal yaşamlarına ve dinlenmeye ayırabilecekleri tek zaman dilimidir. Bu hakkın yok sayılması kabul edilemez. Eğitim çalışanlarının fedakârlığını sınırsız gören anlayış doğru değildir. Fedakârlık zorunluluk haline getirildiğinde adalet duygusu zedelenir, motivasyon düşer.
Milli Eğitim Bakanlığına Çağrımız ;
Yüz yüze eğitimden vazgeçilerek eğitimlerin uzaktan eğitim şeklinde yapılmasını talep ediyoruz.
Üstenci tavirdan vazgeçilmeli, sahanin gerçekleri görülerek yanlıştan vazgeçilmelidir.
Eğitimler , çevrimiçi yöntemlerle, mesai saatleri içerisinde veya daha makul bir planlamayla gerçekleştirilmedir.
Eğitim çalışanlarının sesi duyulmalıdır!
Kurum yöneticilerine kadro tahsisi yapılmamış olmasına rağmen ,kurum yoneticilerinin maaş ve ücret sorunu hâlâ çözülmemiş olmasına rağmen, kurum yöneticilerinin nasıl fedakarlıklar yaptıkları ; kurumlari imkansizlıklara rağmen nereden nereye getirdikleri de unutulmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki mutlu ve huzurlu yöneticiler, güçlü okulların temelidir.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@ebsistanbul1
📌 Bu memlekette "eğitim" sistemine ilişkin eleştirileri en fazla gündeme getiren yazarım.
📌 MANEVİ VATAN'ın zemini kayıyor❗️
📌 Bunu binlerce kere tekrarlayan benim❗️
📌 12 yıl mecburi eğitimin ve öğretmeni etkisiz eleman haline getirmenin sakıncalarına en fazla dikkat çeken benim❗️
"Bu kadar çok üniversite öğrencisi mi olur?" diye feryat eden benim❗️
📌Bizim medya bu işlerden niçin uzak duruyor❓️, diye sorgulayan benim❗️
📌 Televizyonlardaki şiddet propagandasının nelere yol açacağını tekrar tekrar ifade eden benim❗️
📌 Bunlardan dolayı hedef alınan, dışlanan benim❗️
YASAL KUMAR OLMAZ❗️, deyip duran benim❗️
📌 Aile batıyor❗️, deyip duran benim❗️
📌 Bugün de..
Bütün bu boşlukların üzerinden tezgâhlar kuruluyor diyen benim❗️
📌 Duyun artık ey İktidar yetkilileri❗️
Duyun ve yalakaların etkisinden kurtulun❗️
Hesabi tiplerin etkisinden kurtulun❗️
" 'CHP bu kadar berbat haldeyse bir şey olmaz!" diyerek avunmayın❗️ diyen benim❗️
"Atatürk'e, Abdülhamit'e hakaret edip duranların niyetlerini sorgulayıp durun❗️" diyen benim❗️
" Kadın ile erkeği birbirine düşman etmek isteyen çevrelerin oyunlarına gelmeyin!" diyen benim❗️
"Sorunların birikip birikip dağ gibi karşiniza çikmasını beklemeyin❗️"
diyen benim❗️
"Lüks, gösterış meraklarına itibar etmeyin!" diyen benim❗️
"Nazik ziyaretlerle, katılım sağlamalarla milleti gıcık etmeyin!" dedim❗️
Ciddiyetle dedim, şakayla dedim...
Dinletemedim❗️
Dinletemedim
Şimdi bazı yalakalar "özeleştiri" moduna geçmiş❗️
Vah vah vah😠😠😠
Ramazan Avuşmak Hoca’mız, iftiraya uğrayarak 5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu’na aykırılıktan yargılandığı ceza davasından elhamdülillah beraat etti.
Hocamızı aldık şimdi dönüyoruz.
Mahkemede Atatürk maskesi takan müfterileri yedik, şimdi de döner yemeye gidiyoruz :)
“Hak geldi, batıl zail oldu.”
Ramazan Hoca meselesinden çıkarılacak dersler:
1-) Hucurat Suresindeki düsturu unutmamak gerek.
2-) Bizim camia hâlâ "neme lazımcılık"tan kurtulamamış.
3-) FESDER tüm camianın yapması gerekeni neredeyse tek başına sırtlandı.
4-) Daha ilk günden Ramazan Hocaya sahip çıkıp açıklama yapan sendika @maarifsen oldu.
5-) Eğitim Bir-Sen olaya çok geç dahil olmakla birlikte, mahkeme günü Manisa ve Turgutlu teşkilatları bile Ramazan Hocaya adam akıllı destek olmadı.
Süreci başından beri takip ettim. Takip etmeye de devam edeceğiz. Ramazan Hocaya maddi ve manevi gereken yardımları vicdan ehli dostlar ulaştırıyor sağolsunlar.
Ramazan Hocanın eşi tümör tedavisi görüyor. İki çocuğu da özel öğretimli.
Yardımcı olmak isteyen olursa bizzat hocanın arkadaşları vasıtasıyla ulaştırabiliriz.
Hamdolsun, Ramazan hoca beraat etti.
Şimdi sıra hocaya bu tezgahı kuranlardan hesap sormada:
- Hoca'ya "Atatürk'e derste pedofili ve sarhoş dedi" yalanını yayan,
- Çocukları yalan ifade vermelerine zorlayan okul yöneticileri
- Savcılık kaleminde çocukların ailelerini tehdit eden, yönlendiren memurlar
- Organize ve örgütlü bir biçimde bu suça iştirak eden CHP, İP, ADD yöneticileri,
- Ramazan hoca'ya hakaret ve tehdit eden ADD yöneticisi vs,
Hepsi hukukun karşısında hesap verecek, bakalım masum bir öğretmene iftira atmanın, suç işleme amaçlı bir araya gelmenin cezası neymiş
@FESDER_571@avturkoglum@Yunnus571453@_aliavusmak@KERAMZDEMR1@Akingurlek_
📌 Duruşmadan çıktım, Ankara'ya dönüyorum.
Ramazan Hoca'nın 6 evlâdı var.
4'ü erkek 2'si kız.
Kızlar evli, 2 genç universite öğrencisi, 2'si de özel eğitimli.
Ramazan Hoca'n��n başını sokacak bir evi bile yok.
Tek maaşla ailesine bakıyor, 15 bin lira da kira ödüyor.
Şikayeti yok, hep şükrediyor.
Kendisini ilme adamış bir Allah dostu.
Hanımefendisi beyin tümörü tedavisi görüyor.
Ramazan Hoca, "Ben bir şey değilim de Hanımefendimin gözyaşları yüreğime aktı!" diyor.
Şimdi...
Beraat kararından dolayı şükretme vakti.
Ve hukuki yollardan ÇATIR ÇATIR hesap sorma❗️
Bu dava 5816 istismarcılarının işini iyice zorlaştıracak DAVA🤲🤲
#ramazanhocasuçsuzdur
RAMAZAN HOCA'DAN HEPİNÎZE SELAM VAR.
Siyasetin yatak odası seviyesine kadar düşmesinin ne kadar vahim olduğunun farkında değiliz.
Bu durumla hem kişilerin mesleki suçlarını gölgeliyoruz, hem de en kötüsü fuhuşu bir yerde normalleştiriyoruz.
Siyaset dili bu kadar ucuz olmamalı.
Size gelince Eğitim Bir Sen;
Hatrını kıramayacağım kıymetli bir gazeteci abimi ve kıymetli Ramazan Hoca'nın ailesini araya koyarak bu tweet'i silmemi istediniz, aile nelerle uğraşırken siz en ufak tenkite bile tahammül edemeyerek nefret saçtınız. Aranızda benimle doğrudan temasa geçebilecek bir tane delikanlı çıkmadı. Ben de özellikle paylaşımın ekran görüntüsünü alarak kaldırdım, taş koyan olarak görünmek istemedim. Sizden bu tavrı görmeseydim yemin ederim şimdi bu tweet'i atmazdım.
Önce hocaya atılan iftira zincirine dahil olup hocayı sessiz sedasız ezmeye çalıştınız, müsaade etmedik!
Sosyal medyada açıklama yapma konusunda baskı yapınca "Tarafları sulhe davet ediyoruz." minvalinde açıklama yaptınız, taraf sizsiniz ulan ya zaten. Kimi neye davet ediyorsun?
Meseleyi sosyal medyada duyurunca kontrolü kaybettiniz, hoca tahliye olunca evine avukat gönderip masum ve mağdur bir insana "Burada beraat edemezsin. İfadelerin bir kısmını kabul et, daha az ceza alırsın." gibi akıl tutulması yaşatacak şekilde hocanın aklını bulandırmak istediniz, ona da müsaade etmedik ki biz masum bir vatandaşa atılan bu iftiralara karşı dik duruşumuzu bozmadık, ki duruş sahibi olmak bunu gerektirir.
Ki mevzuata göre 5816 sayılı yasa aleyhine 1 ay bile olsa ceza alınırsa öğretmenler meslekten kesin olarak ihraç edilebilir. Bir "eğitim" sendikasının bilmem kaç yıllık avukatı ve idarecileri bunu bilmiyorsa cahildir, biliyorsa da açıkça kötü niyetlidir. Ki ben "cahil" olarak yormak istiyorum ki bilmem kaç üyesi olan sendikaya böyle bir operasyonel tavrı yakıştıramıyorum.
Duruşmaya günler kala kritik bir usul hatası fark ettik, bunu duyurunca da "Aman niye öyle yaptınız, aman milleti tahrik ediyorsunuz, siz genç cahil avukatlarsınız, bizi savaşa itiyorsunuz." söylemlerine maruz kaldık. Hatalı mıyız, doğrusu ne? Cevap yok.
Duruşma gününde sendika avukatı sanık müdafi koltuğunda değil, izleyici koltuğunda oturdu. Karşıt görüşlü sendika davaya müdahil olmak için zorlarken Eğitim Bir Sen avukatı tarafı olduğu dosyada müdafi sandalyesine dahi oturmaya tenezzül etmedi. "Ya hu, nerede bu adam?" dediğimizde de "Geldi ama arkada oturdu." yanıtını aldık. Yanına gittiğimizde ne mi yapıyordu, Ramazan Hoca'yı o stresli anda "Çok yanlış yaptınız." diyerek aleyhimize doldurmaya çalışıyordu.
Hocayı tutuklayan hakimin kararı doğruymuş, dışarıda saldırgan holiganlar varmış da infial olmaması adına başka seçeneği yokmuş. Bunları söyleyecek kadar da mı düştün be adam?
Netice itibariyle, bizim sağ- mütedeyyin kesimin sendikacılıkta ne kadar acemi ve korkak olduğunu gördüm. Şu dünyada koltuktan daha önemli şeyler var; onur, haysiyet, şeref gibi. Yoksa bile taklit yapın ulan, en azından adam sansın dışarıdakiler.
Eğitimcilere sesleniyorum; sizin politik duruşunuzla sizi sömürenleri iyi okuyun, izleyin; Ramazan Hoca yalnızca bir örnek.