Ekrem İmamoğlu’nun resmi sosyal medya hesabına getirilen erişim engeli, sadece bir kişiye değil, milyonların sesine vurulmuş bir sansürdür. Bu hukuksuzluğu en güçlü şekilde kınıyoruz.
Ancak bilinmelidir ki; adaletin susturulmak istendiği her yerde, biz daha gür konuşacağız.
Bu hesabım erişim engeli kalkana kadar Ekrem İmamoğlu’nun sesi olmaya devam edecek ve onun adına kullanılacaktır.
Turpunan, şalgamınan devlet idare edilmez. Adalet ilen idare edilir.
Hor görülen çiftçi, yok sayılan köylü Yozgat’tan başlayıp hesap soracak!
Milletin istikbalini, milletin azim ve kararı kurtaracak.
Sandıktan korkan darbeciler değil, millet kazanacak!
Ey cuntanın başı Erdoğan!
Duyuyor musun Şişli’yi?
Millet yine sokakta, yine ayakta!
Cümle alem bilsin!
Ekrem Başkan özgür kalana kadar, seçim sandığı milletin önüne gelene kadar durmayacağız!
Devleti ele geçirdiğini sanıyorsan, bu halk sana yanılgının bedelini sandıkta ödetecek! Bir avuç cuntacıya teslim olmadık, olmayacağız!
Ailemizi taciz etmeyi bırakın.
Haber verildiğinde ev sahipleri eşliğinde arama yapılabilecek evlerimize jandarma eşliğinde gidilerek, kilitler kırılarak aramalar yapılıyor. Bu şovlar siyasete, medyaya malzeme vermek dışında hiçbir amaç taşımıyor.
Buradan bunu yapan akla sesleniyorum; Kendi yaşamlarınızda yarattığınız karanlık noktaları bizde ve ailelerimizde bulamazsınız. Hamdolsun tertemiz, alnı ak, başı dik insanlarız biz.
Millet sizin kumpaslarınızı gördü, ne mizansen yaparsanız yapın artık kimse sizin kumpaslarınıza inanmıyor.
Ama aile kutsalımızı çiğniyorsunuz. İnancımızı ve değerlerimizi de yok sayacak bir akıl tutulmasına doğru gidiyorsunuz.
Bu hukuksuzluk, bu aymazlık, tarihimizin hiçbir döneminde yaşanmadı.
Bir gram vicdan kırıntısı kaldıysa vazgeçin bu aile tacizinden, boş dosyayı hile ve hurda ile doldurma çabanızdan.
Mert olun!
Her fırsatta Cumhurbaşkanı’nı savunan partiye tekrar seslenmek istiyorum;
Ailenin iffetine, namusuna, haysiyetine ve dokunulmazlığına böylesine saldırılar sizi hiç mi yaralamıyor?
Böyle bir zulmün Türk’ün örfünde, ananesinde yeri var mı?
Daha ne kadar sessiz kalacaksınız bu terbiyesizliklere?
Benim babamı; çocukluğundan bu yana siyaset, cemiyet ve iş hayatında herkes, bütün Trabzon bilir. Ben MERT olmayı ondan HASAN İMAMOĞLU’ndan öğrendim.
İşte bu adamın evine baskın yapıyorlar, haberiniz olsun.
Herkesi 14 ve 15 Nisan’da içki, tütün ve şans oyunlarını boykot etmeye davet ediyorum.
Fahiş fiyatlarla üstümüzden tonlarca vergi alanlara inat: inadımız, irademizdir!
Hukuksuz tutuklamalar sonrasında Merkez Bankası rezervleri iki haftada 33 milyar dolar azalmış. Mazlumun ahını alma maliyetidir bu. Adalet yoksa huzur yok, refah yok; Erdoğan varsa adalet yok!
Ölene kadar bir daha “sleepy” kullanmamak için başlı başına şu sebep yeter de artar.
Sleepy’nin patronu boykot çağrısını paylaşan işçiyi tazminatsız işten atmış.
Duymayan kalmayıncaya dek duyurmak boynumuzun borcudur.
#Boykot
Bir darbe girişiminin en önemli ayağı halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlamaktır.
19 Mart cuntacıları da RTÜK’ün muhalif kanallara yönelik baskılarıyla yetinmiyorlar.
BTK üzerinden sosyal medyada milletin sesini duyuran muhalif hesaplara, bağımsız haber platformlarına ve yurttaş gazeteciliği yapan profillere erişim engeli getirmeye çalışıyorlar.
@xturkiye ve @GlobalAffairs’e açık çağrımdır:
Bu millet cuntacıların medya düzenini yıktı geçti.
Bu güne kadar yüzlerce sayfayı “nasıl olsa anlaşılmaz” diyerek kapattığınızı biliyoruz. Siz bugün antidemokratik uygulamalara alet olursanız, erişim engeli taleplerini uygularsanız bu millet size ne yapar iyi düşünün!
Bugün bir avuç cuntacıya karşı milletin gücünü göstermek için gençlerin çağrısına uyarak bir günlük tüketim boykotu gerçekleştirdik.
Boykota destek vererek hem çok önemli sonuçlar alan hem de bu demokratik eylemi dünyaya duyuran gençlerimize, esnaflarımıza ve tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Karşımızdaki cunta ittifakının panik içinde ne hale düştüğünü hep beraber gördük. Yıllardır sokağa çıkamayanlar telaşla sokağa çıkıp yoksul milletin halini görmek zorunda kaldılar.
Boykot demokratik haktır, Ramazan gününde kul hakkı yiyenlerin yaptığı zulümleri görmeyen, hatta bu zulme destek olanlara karşı boykot sürecek.
Daha önce https://t.co/xy2Jp5vX41 ve https://t.co/9CyHc2FgDM sitelerimize hukuksuz kararlarla erişim engeli getirdiler.
Şimdi https://t.co/cofSb7tTUx sitesiyle yayındayız.
Herkesi bu listedeki markaları boykot etmeye davet ediyorum. Sosyal medyada farklı listeler dolaşsa da gerçek listemiz budur.
Milletle inatlaşmak neymiş, milletin Cumhurbaşkanı adayını hapse atmak neymiş bu iktidar anlayacak.
“Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracak.”
301 genç… Suçsuz, günahsız, vatanını seven 301 genç hâlâ tutuklu. Hangi koşullarda olduklarını düşündükçe kalbim sıkışıyor. Onların sesi olmaya devam edeceğiz! #GençleriSerbestBırakın
Aybüke Pusat canımın içidir, rol arkadaşımdır. Tertemiz bir kalbi, şahane bir enerjisi, fedakâr bir arkadaşlığı vardır. Hem anayasal hem demokratik bir hak olan “Boykot”a destek için ifade özgürlüğünü kullanarak bir destek storysi atıyor sonra da (belli ki gelen baskılara dayanamayıp) kaldırıyor. Sonra da kamu kurumu olan herkese eşit mesafede olması gereken fakat birilerinin gasp ettiği babasının çiftliği gibi kullanıp sömürdüğü TRT’de oynadığı diziden çıkartılıyor.
Bu sistematik, otokratik baskıyı yıllardır yaşayan birisi olarak arkadaşıma uygulanan bu haksızlığa şaşırmıyorum ama bu vesile ile buna hala ufak da olsa şaşkınlıkla bakanlara, bilmiyorlarsa anlatmak, biliyorlarsa tekrar hatırlatmak isterim ki bu yıllardır yapılıyordu. Buna kendimden örnek vermek isterim.
Gezi Direnişi zamanı TRT’de baş rolünde oynadığım “BİR YASTIKTA” adlı dizinin 14. Bölümü’nde bir kaç arkadaşımla birlikte diziden çıkarıldım sonrasında kara listelere alındım. Sesimi çıkarttım ama duyuramadım. İşsiz kaldım, gelecek kaygısı yaşadım, üzüldüm, ama asla KORKMADIM. Barış Atay, Levent Üzümcü, M.Ali Alabora v.b arkadaşlarımla ve büyüklerimle “Ama onlar da çok konuşuyor… Ama onlar da çok sert çok marjinal denilerek dışlandık ve yalnız bırakıldık. Mehmet Ali dahasını da yaşayarak sürgüne gitti.
(Bu sitemde yakınımda olup bana destek olan, sayısı bir elin parmağını geçmeyen arkadaşlarım hariçtir. Onlara minnettarım.)
Şimdi şaşırıyorlar, nasıl olur diyorlar. Halkın tüm kamun kaynakları sanki yok edilmemiş, yağmalanmamış gibi davranıyorlar. Az da olsa aksak da olsa DEMOKRATİK HAKLARIMIZ iğdiş edilmemiş gibi yapıyorlar. LAİKLİK parçalanmamış, CUMHURİYET sanki şimdi tehlikeye girmiş gibi hayretleniyorlar.
Geçmişe dair özeleştiri verdiklerinde de -Ama çocuğum var- dediler sanki bizim yokmuş gibi.
-Ama korkuyorum- dediler sanki bizim korkmaya hakkımız yokmuş gibi.
-Ama ekmek parası- dediler sanki biz fayans yiyormuşuz gibi.
Vatan, Eşitlik, Özgürlük, Hak, Hukuk, Adalet dedik MARJİNAL olduk.
Bir meslek büyüğümüzün de dediği gibi -Hani biz MARJİNALDİK abi”
Son söz canım Aybüke’ye : Dün gece attığın story’i kaldırdığın için bir arkadaşımla konuşurken seni eleştirdim. Mesele bu hale geldiğinde eleştirim cılızlaşır, sözüme seni candan seven bir arkadaşın olarak tavsiyeyle devam etmem daha etik olur. Canımın içi biz çok çabaladık sesimizi duyurmak için bak seninki göklere ulaştı. Sadece biz değil koca bir halk gördü uğradığın haksızlığı. At o storyi KORKMA canım.
#AybükePusatYalnızDeğildir
3 sezondur keyifle rol aldığım Teşkilat dizisinden rol arkadaşıma yapılan haksızlık nedeniyle an itibariyle kendi isteğim ve arzumla ayrıldığımı kamuoyunun bilgisine sunarım #AybükePusat