Bir insanın size verebileceği en kıymetli şey, "çabası"dır. Sizi mutlu etme çabası, üzmeme çabası, kırdıysa tamir etme çabası, size ulaşma çabası veyahut ilişkisini kurtarma çabası..
Ne diyordu şair;
"Telafi edilemeyecek şeyler yaşamadık,
ben senin çabasızlığına kırgınım"
Borsa İstanbul'da işlem gören 606 şirketin toplam değeri 480 milyar dolar..
Son günlerde bazı hisselerdeki şişirilmiş değer de bu rakamın içinde. Yani normalize ederseniz bu değer 480 milyar doların altında diyebilirsiniz.
Larry Page ve Sergey Brin'nin Stanford Üniversitesinde doktora öğrencisiyken 4 Eylül 1998'de kurdukları Google'ın bugünkü değeri 4 trilyon 478 milyar dolar.
Tek bir şirket borsada işlem gören tüm şirketlerin 9.3 katı..
Kurumların, kural bazlı yönetimin, Liyakatin, Değer üretme zihniyetinin, ekosistemin, yaratıcılığın, insan değerinin farkını ortaya koyması bakımından ne kadar çarpıcı değil mi?
Fiyatı yükseltmek kolay olabilir ama değeri yükseltmek emek ister, biri gürültüyle, diğeri sabırla inşa edilir.
Saat&Saat (#SSAAT) ile ilgili Piyasada dolaşan büyük bir bilgi kirliliği var: U.S. Polo, Pierre Cardin ve Cacharel gibi markaları barındıran Aydınlı Grup'un, Saat&Saat'in çatı şirketi HRK Holding'e ait olduğu sanılıyor.
Ancak resmi verilere göre bu dev markalar artık HRK bünyesinde değil!
Süreç tam olarak şöyle işledi:
🔹 İlk Devir: Eylül 2025'te Saat&Saat’in sahibi olan HRK Holding, TMSF ihalesiyle Aydınlı Grup'u 20,3 Milyar TL'ye devraldı.
🔹 Jet Hızıyla İkinci Devir: Bu satın almadan sadece 1 ay sonra, Ocak 2026'da Rekabet Kurulu kararıyla HRK Holding'in tüm hisseleri sessiz sedasız İntaya İnşaat'a devredildi.
Milyarlık dev markaların bir inşaat firmasına verilip, jet hızıyla el değiştirdiği bu sürecin hemen ardından Saat&Saat 4,5 Milyar TL’lik dev bir büyüklükle halka arz ediliyor.
Üstelik piyasadan toplanacak bu paranın yarısı (2,2 Milyar TL) şirketin büyümesine veya kasasına değil, "ortak satışı" adı altında doğrudan ortakların cebine nakit çıkışı olarak gidiyor.
"dünyanın bir yerlerinde, henüz bilmediğin ama seni bekleyen güzel günler var. kalbini yormayan insanlar, içini ısıtan hikâyeler. vakti geldiğinde hepsi seni bulacak.
Marcus Aurelius bunu 1800 yıldan daha uzun süre önce yazdı:
"Sabah uyandığınızda, hayatta olmanın, düşünmenin, keyif almanın, sevmenin ne büyük bir ayrıcalık olduğunu düşünün."
Japon oyuncu Hiroyuki Sanada, insan doğasındaki derin çelişkiler hakkında şöyle söylüyor:
“Bazı insanlar evlerinde bir yüzme havuzu hayali kurar…
Ama havuzu olanlar çoğu zaman onu kullanmaz.
Sevdiklerini kaybedenler derin bir boşluk hisseder…
Ama sahip olanlar çoğu zaman yanındakilerden şikâyet eder.
Yalnız olanlar bir ilişki ister…
Ama ilişkisi olanlar çoğu zaman kıymet bilmez.
Aç olan biri bir lokma için her şeyini verir…
Tok olan ise yemeğin tadını beğenmez.
Arabası olmayan bir araba hayal eder…
Arabası olan ise hep daha iyisini ister.
Mutluluğun sırrı şudur:
Şükretmek.
Sahip olduklarını gerçekten görebilmek,
değerini anlayabilmek.
Ve şunu unutmamak:
Senin sıradan gördüğün bir şey için…
dünyanın bir yerinde biri her şeyini vermeye hazır.”
İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener'i istifaya davet ediyorum.
Önümüzdeki genel seçimlerde ülkemizin AK Parti iktidarının kötü ve beceriksiz yönetiminden kurtulması için bugünden çalışmaya başlamalıyız. Bu sonuçlar göstermiştir ki yapacak çok işimiz var, kaybedecek vaktimiz yok.
Bu yönde yapacağım çalışmalara ağırlık verebilmek için İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanlığı görevimden istifa ediyorum.
SANDIK YOLUNDA...
Seçim diye bir şey yoktur.
Çünkü siz onları seçmiyorsunuz.
Onlar kendilerini size seçtiriyorlar.
Franz Kafka
#seçim#demokrasi@serefoguz