🔥 KONTROL ALTINDA
#İzmir / #Dikili’de orman dışı alanda başlayan yangını kontrol altına aldık.
Yangınla mücadelemize destek veren gönüllülerimize, kamu kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize, STK ve vatandaşlarımıza teşekkür ederiz.
Ankara’da Suriyeliler ve Haymanalılar birbirine girmiş.
Dünya rahat edecek diye Türk halkının huzuru bozulduğu gibi, bu üreme hızıyla çok değil, 3-5 yıl sonra bunlar bizden toprak, statü isteyecek,.
Tıpkı bölücü pkklılar gibi.
Adana'da 17 yaşındaki ehliyetsiz motosikletli şahıs, ressam Dilvin Fadıl Ali’ye çarptı ve kadın hayatını kaybetti.
Bu ülkede kuralsızlık kural olmuş. Memleketin birçok bölgesinden böyle haberler geliyor.
Ehliyetsiz yola çıkan birisi, her şeyi göze almıştır. Bu tür varlıklar, kasten insan öldürmeden yargılanmalı.
Sayın Bakan tarihte ilk kez diş hekimi ataması için açılan kadro sayısı 0.
Yazıyla da SIFIR, rakamla da 0.
Böyle mi marka yapacaksınız ülkemizi? Türk diş hekimlerini umutsuzluğa sürükleyerek mi?
İzmir'in Dikili ilçesinde çıkan orman yangını, yerleşim yerlerine kadar yaklaştı. Ekiplerin yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.
Tokat Belediyesine ait, ücretsiz yararlanılan spor tesislerindeyim.Burada yabancılardan sıra gelirse Türk gençleri de top oynayacak.
Bu manzarayı kendi vatanımda hayretle izliyorum…
ÇOCUK SAYIMIZ BÖYLE DÜŞERSE ANADOLU'DA TARİH SAHNESİNDEN ÇEKİLİRİZ
Türkiye, son yıllarda artan jeopolitik etkisi ve gelişen savunma sanayiine rağmen, gelecekteki konumu için büyük bir stratejik engelle karşı karşıya: Hızlı ve derin demografik çöküş. Türkiye’nin doğurganlık hızı 2000’de 2.49 iken 2025’te 1.42’ye kadar düştü. Nüfusumuzun kendini yenileyememesi ciddi bir risktir. Türkler için savaştan bile daha önemli bir tehdittir. Böyle gidersek 2100’de Türkiye’nin nüfusu 25 milyona kadar düşerken yaşlı nüfusumuzun toplam nüfusumuzun yarısına yükselme ihtimali fazladır. Nüfusumuzun azalmasını ve yaşlı nüfus olmamızı engelleyemezsek Anadolu’nun yaşlı milletlerinden biri olarak tarih sahnesinden çekiliriz.
https://t.co/I8TSrrzpgL
Diyarbakır’da Kürt Dil Konferansı yapıldı.
Diyarbakır Belediyesi yöneticilerinin yönettiği konferansta alınan kararlar:
• Kürtçe bilmeyen personel için zorunlu dil atölyeleri düzenlenmesi
• Kurum, kuruluş, sokak, cadde ve park adlarının Kürtçeleştirilmesi
• Kürtçenin kurum içi yazışmalarda esas dil olması
• Kurum ve kuruluşların dil çalışmaları için bütçelerinden özel pay ayırması
• Kurumların resmi internet siteleri, sosyal medya hesapları ve basın açıklamalarında Kürtçenin birinci dil olarak kullanılması; diğer dillerin çeviri olarak yer alması benimsendi.
• Kreşler, çocuk merkezleri, oyun odaları ve anaokulları gibi alanlarda Kürtçe çalışmaların yaygınlaştırılması
Iran came to this World Cup with both the US and FIFA against them. Harassed before kickoff. Exhausted by the system. Robbed by the whistle. 2 goals taken away. 3 matches without a loss. Yet, they go home. That's not defeat — that's injustice. 🇮🇷😔
Türkiye Suriye'de 40 milyar dolar harcadı.
Petrol masasına 2 Amerikan, 1 Fransız, 1 Katarlı oturdu.
Suriye savaş öncesi günde 385 bin varil petrol çıkarıyordu. Savaş bunu 20 bine düşürdü. Altyapı hasarı 91.5 milyar dolar.
Türkiye 3.6 milyon mülteci aldı. 3 sınır ötesi harekat yaptı. Suriye'yle ticareti yüzde 70 eridi.
AB toplamda 12.4 milyar euro verdi. Geri kalanı vatandaş ödedi.
Şubat 2026. Şam'da ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın huzurunda Amerikan Chevron ve Katar ortaklığıyla Suriye'nin ilk offshore petrol sahası için anlaşma imzalandı.
Mayıs'ta Amerikan ConocoPhillips, Fransız TotalEnergies ve QatarEnergy Lazkiye açıklarındaki Blok 3 için masaya oturdu.
TotalEnergies Nisan'da TPAO ile MoU imzalamıştı. Suriye'ye TPAO'suz girdi.
Chevron zaten İsrail'in en büyük enerji sahası Leviathan'ı işletiyor. Doğu Akdeniz'de ikinci bacağını açıyor.
TPAO'yu da masada görmek isteriz.
Fatih Altaylı dan gündemi sarsacak iddia ;
“Oda TV’nin yazdığına göre, BlackRock adlı dev Amerikan fonu Türkiye’de bir şirketin peşindeymiş.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi, iş insanı, bankacı Tom Barrack’ın aracılığı ile Türkiye’den kamuya ait bir devi almak isteyen BlackRock’ın hedefindeki şirket, Türk savunma sanayinin gözbebeği ve aynı zamanda devi Aselsan’mış.
Türkiye’nin en büyük savunma sanayi şirketi olan ve dünya savunma sanayinde de hatırı sayılır bir yere ve paya sahip olan Aselsan’ın bir yabancıya hele hele bir Amerikan şirketine satılma ihtimalini sıfırın da altında görüyorum.
Dünyanın en büyük 43. savunma sanayii şirketi ve Türkiye’de bırakın savunma sanayii gibi stratejik bir sektörü, başka alanlarda da bu sıralamaya ulaşmış bir şirketimiz yok.
Yani hem önemi hem değeri çok fazla.
Ülkenin, halkımızın 50 yıllık birikimi.
Oda TV’nin bu kulis bilgisi umarım doğru değildir.
Doğruysa bile umarım böyle bir satış gerçekleşmez.”
Sabahattin Önkibar:
“ • Suriye ve sığınmacılar hala ülkemiz için bir beka sorunu.
• Önceki gün İçişleri Bakanı Çiftçi,“Türkiye’deki tüm Suriyelilere çalışma izni alma şartını kaldırdık. İsteyen, istediği yerde çalışabilir” açıklaması yaptı.
• Bu ifade milyonlarca Suriyeliye seçim öncesi verileceği iddia edilen vatandaşlığın işareti, ön adımı olarak değerlendirildi.
• Vatandaşlık ise malum, AKP’ye ilave olarak milyonun üzerinde oy anlamına geliyor.
• CHP’de bu konularla ilgilenen yok. Ümit Özdağ olmasa kamuoyu da bu bağlamda bir şey duymayacak, öğrenemeyecekti.”
Eski Türkiye'de elinde bebek katilinin fotoğrafıyla toplanmaya değil 10.000 kişi, 10 kişi bile cesaret edemezdi.
Tanrı için hakkı savunacak ve kanlı terörün karşında olacağız.
Tanrı ülkemizi korusun.
Çevreyi temizledikleri videolarla ilgi çeken gençler yine "Bu kadarı da olmaz" dedirten ve insanların (!) bıraktığı çöpleri baştan sona topladı.
İnstagram: Çevreagaci
📢 Ümit Özdağ:
⭕ "Ekrem İmamoğlu'nun fotoğrafını İstanbul'da asmak yasak, Abdullah Öcalan'ın fotoğrafını asmak yasak değil!
⭕ Bu ayıp oğlu ayıptır! Bu Türk milletine hakarettir!"
Fatih Altaylı uyarıyor:
Amerika Kongresi Türkiye’yi “Orta Doğu ülkesi” ilan edecek yasa teklifi verdi!
“Seni Orta Doğu ülkesi yapıyorlar abi… Bu çok tehlikeli bir şey!”
500 yıldır Avrupa’yız, şimdi Orta Doğu’ya mı itiyorlar?
Uyanın! 🇹🇷
Türkiye, Ege'de adalardaki uluslararası haklarını neden aramıyor?
Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşında yenildikten sonra bile Ege'deki adalardan vazgeçmemiştir.
Savaşlar nedeniyle Adalar, geçici İtalyanlara verildi ve eğer adalar bir şekilde el değiştirecekse asıl sahibine döner prensibiyle anlaşıldı. Yani İtalyanlar, eğer adalardan çekilirse geri Osmanlı Devleti'ne iade edecekti.
1912 (Uşi Antlaşması): Osmanlı, Balkan Savaşları tehlikesi yüzünden adaları geçici olarak İtalyan yönetimine bıraktı. Amaç, adaların Yunanistan'ın eline geçmesini önlemektir.
Bu prensip Lozan Antlaşmasında da korundu. Bu temel şart nedeniyle İkinci Dünya Savaşında hem Alman hem İtalyanlar adaları Türkiye'ye teslim etmek için başvurdular.
İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden, Şubat 1945'te adalardan Türkiye’ye yakın olanların Türkiye tarafından talep edilmesini önermiştir.
Türkiye, 1947 Paris Barış Konferansına taraf olmamıştır. imzalamamıştır ve tanımamıştır. Bu nedenle günümüzde de adalarda hukuki olarak hak sahibidir.
Yunanistan'ın birçok adada varlığı uluslararası hukuk bakımından işgal olarak tanımlanmaktadır.