Bir Kurum İnsanını Nasıl Kaybeder?
Bir insanın kurumundan ayrıldığını anlamak kolaydır. Masası boşalır, tayini çıkar, emekli olur yahut istifa eder. Fakat kurumların insanlarını kaybetmeleri her zaman böyle görünür biçimde gerçekleşmez. Asıl kayıpların çoğu çok daha önce başlar.
İnsan aynı binaya gelmeye, bilgisayarını açmaya, işlerini yapmaya devam eder. Fakat eskiden gördüğü bir aksaklığı kendisine dert eden adam artık onun yanından sessizce geçiyordur. Bir işin daha iyi yapılabileceğini düşünür ama söylemez. Yaptığı işi bırakmamıştır; yalnız o işle arasındaki eski münasebet zayıflamıştır.
İnsan işyerine yalnız vaktini götürmez. Yıllar geçtikçe bilgisini, tecrübesini, dikkatini ve ihtimamını da oraya taşır. Kurumların gerçek kuvveti biraz da hiçbir faaliyet raporunda gösterilemeyen bu farklarda saklıdır.
Hele ihtisas ve muhakeme isteyen mesleklerde mesele daha mühimdir. Meslek, görev tanımındaki birkaç maddeden ibaret değildir; bir dili, hafızası ve zamanla teşekkül eden bir bakış biçimi vardır. Bir uzman yalnız mevzuatı yahut sistemi öğrenmez. Bir muhasebe kaydındaki sıra dışılığı, bir rapordaki eksik halkayı bazen yılların biriktirdiği tecrübe fark ettirir.
Bu, kurumsal birikimdir. Kurum, yetişmiş insanını bu birikimin pek az işe yaradığı alanlarda kullanırsa kendi insan kaynağını da gerektiği gibi değerlendirememiş olur.
İnsan önce itiraz eder. Gördüğü yanlışın düzelmesini ister, başka bir yol teklif eder. Böyle insanlarla çalışmak her zaman kolay olmayabilir; fakat rahatsızlığının içinde hâlâ aidiyet vardır. Asıl tehlike, eskiden itiraz eden insanın artık susmasıdır. Susmak her zaman ikna olmak değildir. Aynı şeyi defalarca söyleyip hiçbir şeyin değişmediğini gören insan, bir müddet sonra yalnız cümlelerini değil beklentilerini de kısaltır.
Elbette bütün kabahati kuruma yüklemek doğru olmaz. Her beklenti haklı değildir. Fakat insanın yaptığı işle kurduğu bağın yalnız maaşla veya emirle devam edeceğini düşünmek de mümkün değil. İnsan, ehliyetinin işe yaradığı bir yerde lüzumlu olduğunu görmek ister.
Kurumların hafızası yalnız arşivlerinde değildir. Tecrübeli bir insanın hangi uygulamanın nerede aksayacağını, kâğıt üzerinde iyi görünen bir usulün hayatta neye dönüşeceğini bilmesi bir veri tabanına aktarılamaz. Tecrübe biraz da geçmişten hareketle bugünü okuyabilmektir.
Bu yüzden bir kurumun insanını kaybedip kaybetmediğini anlamak için yalnız istifa, nakil ve emeklilik rakamlarına bakmak yetmez. Eskiden meseleleri kendisine dert edenlerin niçin sustuğuna, tecrübeli olanların neden daha az şey aktardığına da bakmak gerekir. Çünkü bazı ayrılıklar dilekçeyle olmaz; insan aynı odada oturmaya devam ederken de gidebilir.
Fakat bunun tersi de mümkündür. İnsan kendisini yeniden lüzumlu hissettiğinde, bilgisinin ve tecrübesinin karşılık bulduğunu gördüğünde kurduğu mesafeyi yeniden kapatabilir.
Kurumların asıl mahareti iyi insanları bünyelerine katmak kadar, yıllar sonra onların hâlâ “burası daha iyi olabilir” diyebilmesini sağlamaktır.
“81 Defterdarlıkta 81 Kreş” Projemiz Kapsamında Bakanlıkta Önemli Temas!
Kariyer Büro Sendikası heyetimiz, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde görev yapan meslektaşlarımızın refahı için hazırladığımız “81 Defterdarlıkta 81 Kreş: Aile Dostu Kurum Modeli” projemiz kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yöneticileri ile bir araya gelmiştir.
Genel Başkan Yardımcılarımız Seval EKİCİ ve Aykut EMİRAHMET ile Ankara 1 Nolu Şube Başkan Yardımcılarımız Fatma ÖZCAN ve Uğur BİLGİÇ’ten oluşan heyetimiz;
🔹 Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Hasan Basri ALAGÖZ,
🔹 Erken Çocukluk ve Gündüzlü Hizmetler Daire Başkanı Sayın Sürüye KUTAN,
🔹 Yönetim Hizmetleri Daire Başkanı Sayın Meliha DOĞAN
ile kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirmiştir.
Toplantıda;
🔸 Gelir İdaresi personelimizin %40,7'sinin mesleğin ilk 10 yılında bulunduğu ve genç çalışan profilimizin kreş ihtiyacı,
🔸 Güncellenen mevzuat kapsamında, müstakil kurum kreşi, ortak kamu kreşi ve bölgesel kreş modelleri,
🔸 2026–2035 Aile ve Nüfus On Yılı vizyonu doğrultusunda 81 ilde atılacak adımlar ve pilot modeller,
hakkında fikir alışverişinde bulunulmuştur.
Nazik kabulleri ve yapıcı yaklaşımları için Sayın Genel Müdürümüze ve Daire Başkanlarımıza teşekkür ederiz.
81 Defterdarlıkta ve diğer kurumlarda görev yapan tüm meslektaşlarımız adına sürecin kararlılıkla takipçisi olmaya devam edeceğiz.
#KariyerBüroSendikası #81Defterdarlıkta81Kreş
Hukuki tespitler ve somut veriler ortadayken, merkez–taşra ayrımının doğurduğu adaletsizliği görmezden gelmek mümkün değildir.
Bizim mücadelemiz bir başka kariyer mesleğin hakkına karşı değil; aynı emeğin, aynı sorumluluğun ve aynı kariyer niteliğinin farklı özlük haklarıyla karşılık bulmasına karşıdır.
Kimsenin hakkını azaltmadan, herkesin hakkını büyütmek; ayrıştırmadan, hakkaniyet temelinde eşitliği sağlamak istiyoruz.
Eleştiri elbette olacaktır. Ancak önce gerçeklere, belgelere ve hukuka bakmak gerekir.
Kariyer mesleklerde adalet, ayrımcılığın değil hakkaniyetin üzerine kurulmalıdır.@KariyerBuroSEN@gibsosyalmedya
Kariyer Büro Sendikası'ndan Tarihi Adım!
📌 15 Yıllık Haksızlığa Son: Merkez-taşra ayrımına ilişkin hukuki süreci idareye verdiğimiz dilekçe ile resmen başlattık.
📌 Titiz ve Kararlı Mücadele:
Her aşamasını ince ince planladığımız, sendikamızın tüm imkânlarını seferber ettiğimiz, 13 yıllık mücadelenin tüm tecrübesini ilmek ilmek işlediğimiz bu yolda kararlıyız.
📌 Birlik Vakti:
Taşra teşkilatlarımızda görev yapan kariyer meslek mensupları için şimdi tek ses olma zamanı.
Mücadelemiz daim, yolumuz açık olsun!
Kariyer meslek mensuplarımızdan, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde görev yapan Gelir Uzmanlarımız birçok farklı bölüm, birim ve serviste görev yapmaktadır.
Peki hiç düşündünüz mü: KDV iade süreçlerinin arka planında aslında nasıl bir emek, nasıl bir sorumluluk ve nasıl bir yoğunluk var?
Bu kapsamda ilk olarak KDV ile ilgili bölüm, birim ve servislerde yürütülen çalışmalara değinelim.
Sorumuzu daha net ve daha merak uyandırıcı şekilde soruyoruz:
KDV İade birimlerinde görev yapan Gelir Uzmanları, gerçekte hangi kritik işleri yürütür?
İşte cevabı…
Bu sorunun cevabını KDV İade birimlerinde halen görev yapan veya yıllarca bu birimlerde çalışmış Gelir Uzmanlarımız verecek.
Mesleğinizi ve sorumluluğunuzu en iyi yine siz anlatırsınız.@KariyerBuroSEN@gibsosyalmedya
Bir meslek grubunun kazanımı, başka bir meslek grubunun kaybı üzerine kurulmamalıdır.
Görev yeri farklı olsa da kamu hizmetine sunulan emek ve üstlenilen sorumluluk değersizleştirilmemelidir.
Kariyer meslekler arasında rekabet ve üstünlük arayışı yerine hakkaniyet esas alınmalıdır.
Yapılacak her düzenlemede yalnızca bir grubun değil, aynı sistem içerisinde yer alan tüm kariyer mesleklerin durumu birlikte ele alınmalıdır.
Başkasının hakkını sınırlayarak elde edilen kazanım gerçek bir kazanım değildir.
Haklarımızı birbirimize karşı değil, adaletsizliklere karşı birlikte savunmalıyız.@KariyerBuroSEN@gibsosyalmedya
Uzmanın merkezîsi, taşrası olmaz.
Aynı kariyer sürecinden geçen, aynı uzmanlık sorumluluğunu üstlenen kamu görevlilerini yalnızca görev yaptığı yere göre farklılaştırmak; ücret ve özlük haklarında kalıcı ayrımlar oluşturmak adaletle bağdaşmaz.
“Merkez uzmanı – taşra uzmanı” şeklinde bir hiyerarşi varmış gibi sunmak, hukuki ve mesleki gerçekliği çarpıtarak yanlış bilgi üretmektir.@KariyerBuroSEN
İLK ADIM ATILDI
Özlük hakları bakımından merkez taşra ayrımının hukuka aykırılığı ile ilgili detaylı çalışmalarımız tamamlandı.
Gelir İdaresi Başkanlığının dilekçeye cevabı akabinde, merkez taşra ayrımının mali haklar bakımından Anayasaya aykırılığını ortaya koyan hukuki görüş ile birlikte dava dilekçemiz idare mahkemesine sunulacaktır.
6745 sayılı kanunun ilgili maddeleri açısından soyut norm denetimi yoluyla verilen kararın da eksik yönleri farklı açılardan ortaya konulmuştur.
HAYIRLARA VESİLE OLSUN
MERKEZ–TAŞRA AYRIMI KALDIRILMALI, ADALETSİZ MAKAS KAPATILMALIDIR!
Kariyer meslekler bir bütündür.
Yıllardır uygulanan merkez–taşra ayrımı, aynı kamu hizmeti içerisinde görev yapan kariyer meslekler arasında kabul edilemez bir ücret ve özlük hakkı makası oluşturmuştur.
Bu adaletsizliğin giderilmesi için başta 375 sayılı KHK’nın 3 sayılı Cetveli olmak üzere, kariyer meslekleri ilgilendiren tüm düzenlemeler yeniden ele alınmalı ve kapsam dışında bırakılan kariyer mesleklerin hakkı teslim edilmelidir.
Başta;
Gelir Uzmanları, İl Göç Uzmanları, SGK Denetmenleri, Muhasebe Uzmanları, Muhasebe Denetmenleri, Mali Hizmetler Uzmanları, Ticaret Denetmenleri, Milli Emlak Uzmanları, Milli Emlak Denetmenleri, İl Planlama Uzmanları ve Vergi İstihbarat Uzmanları
olmak üzere tüm kariyer meslekler merkez–taşra ayrımı yapılmaksızın bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
666 SAYILI KHK ÖNCESİ
1/4 derecede;
• Gelir Uzmanı: 2.289,10 TL
• Devlet Gelir Uzmanı: 2.493,73 TL
• Kültür Uzmanı: 2.083,61 TL
666 SAYILI KHK SONRASI
• Gelir Uzmanı: 2.606,16 TL
• Devlet Gelir Uzmanı: 4.057,98 TL
• Kültür Uzmanı: 4.057,98 TL
Bir düzenleme ile aynı kamu sistemi içerisinde uzmanlar arasında bir günde bu ölçüde bir fark oluşturulmasını hangi adalet anlayışı açıklayabilir?
Bu farkı açıklamak için “tez”, “yabancı dil” veya başka gerekçelerin arkasına sığınmak ne kadar adildir?
Üstelik bugün taşra teşkilatında görev yapan ve yukarıda saydığımız bazı kariyer mesleklerde de tez ve yabancı dil şartları bulunmaktadır.
O halde mesele gerçekten tez veya yabancı dil meselesi midir?
Değilse, sorun nerededir?
Gerçek şudur:
Bugün tüm kariyer mesleklerin aldığı maaşlar yetersizdir.
Ancak bununla birlikte bir gerçeği daha kabul etmek gerekir:
666 sayılı KHK nedeniyle merkez–taşra ayrımından kaynaklanan mağduriyeti yaşayan kariyer mesleklerin ücret ve özlük hakları yalnızca yetersiz değil, çok çok yetersizdir.
Bizim mücadelemiz bir kariyer mesleğin hakkını başka bir kariyer mesleğe karşı kullanmak değildir.
Bizim mücadelemiz, tüm kariyer mesleklerin hakkını savunmak ve yıllardır oluşturulan adaletsiz makası kapatmaktır.
Kariyer meslekler bir bütündür.
Merkez–taşra ayrımı üzerinden üstünlük üretmek yerine, ortak bir kariyer sistemi ve eşitlikçi bir özlük düzeni kurulmalıdır.
Bu nedenle;
375 sayılı KHK başta olmak üzere, tüm kariyer meslekleri ilgilendiren her türlü düzenlemede; hakkın, adaletin ve eşitliğin tesis edilmesi için en ön safta yer almaktan asla imtina edilmeyecektir.
Kariyer mesleklerin ortak sorunları çözülene, merkez–taşra ayrımından kaynaklanan adaletsizlik giderilene ve haklarımız teslim edilene kadar mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir.
Güncel maaş farklarını merak edenler bugün oluşan tabloyu araştırabilir; merkez–taşra arasındaki adaletsiz makasın ne kadar büyüdüğünü kendileri görebilir.
Adalet, birilerini aşağı çekmek değil; hakkı teslim ederek herkes için daha iyi bir çalışma hayatı kurmaktır.
KARİYER MESLEKLER BİR BÜTÜNDÜR.
MERKEZ–TAŞRA AYRIMI KALDIRILMALIDIR.
ADALETSİZ MAKAS KAPATILMALIDIR.@KariyerBuroSEN@gibsosyalmedya@memetsimsek