İnce Memed demişken gençler bilmez (yaşlılar da bilmez, ne gereksiz bilgi) Küba’da 80-81 yıllarında dizi olarak yayınlanmış ve 77 bölüm sürmüş. Şurada diziden kısa bir kesit var:
https://t.co/QFn1teLmCZ
Doğru mu yaptım, sorusunun cevabı bilinemez. Zaten doğru da yoktur. Bir şeyi seçersin. Bazı durumlar için doğru bazı durumlar için yanlıştır. Yanlışları idare eder, doğrularla mutlu olursun. Hayattaki pek çok seçim böyledir. Hiçbiri geri döndürülemez. Sadece
Almanları klimaya ikna etmeye çalışarak başına ne kadar büyük bi iş alacağını kestiremeyenler var. Bi taksınlar sonra hangi derecede çalıştırılabilir, oda sıcaklığı kaça düşünce kapatılacak, yok kaç dakika altında kaldın, kaç santimden üfledi bin tane kuralı olur onun. Yansınlar.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkaran Fransız yargıç Nicolas Gouyou:
• Visa ve Mastercard tüm kartlarımı bloke etti.
• Hiçbir satın alma işlemi yapamıyorum.
• Ben bir hakimim, ama bana bir suçlu gibi davranılıyor.
• Hakimler, avukatlar ve politikacılar sindiriliyor.
• Bir meslektaşım, ismimin Trump'ın görev süresi sona erene kadar kara listeden çıkarılmayacağını söyledi.
• Fransa Cumhurbaşkanı'nın müdahalesine rağmen, ABD yetkilileri henüz bir yanıt vermedi.
Bu makaleyi pek çok kez paylaştım; yeniden paylaşıyorum. Bence Türkiye'nin yakın tarihine ve otoriter rejimler literatürüne dair son yılların en önemli (ve en öngörülü) çalışmalarından biri.
@BehlulOzkan ın ana argümanı şu: Kılıçdaroğlu Erdoğan’a karşı yarıştı, ama Erdoğan’ın kontrol ettiği devletle çatışmaktan kaçındı. Erdoğan ile devleti ayırdı. Erdoğan’ı hedef aldı, devleti ise tarafsız, hakem, düzen kurucu ve sonunda iktidarı kendisine teslim edecek bir merkez olarak düşündü. Yani Kılıçdaroğlu otoriterleşmenin yalnızca bir mağduru değil, o rejimin içinde fırsat arayan ve onun oyun planına sık sık uyum sağlayan bir aktör oldu.
Makalenin kilit kavramı “collaborationism./işbirlikçilik”. Rejime tümüyle katılmadan, onun kurduğu oyunu bozmadan, kritik anlarda düzen ve istikrar adına rejimin ihtiyaç duyduğu muhalefet tipine dönüşmek. Makale bunu Gezi, 7 Haziran 2015 sonrası hükümet kurma süreci, HDP dokunulmazlıkları, 2017 referandumu, Adalet Yürüyüşü, Altılı Masa ve 2023 adaylığı üzerinden gösteriyor. Kılıçdaroğlu’nun temel refleksi kitleyi mobilize etmek değil, krizi soğutmak. Sandığı korumak değil, meşruiyetini devlet katında ispatlamak. İktidarı almak değil, iktidarın kendisine devredileceği “uygun zamanı” beklemek.
Mutlak butlan meselesine bu makalenin içinden bakınca tablo çok net. Kılıçdaroğlu bunu sıradan bir parti içi iktidar kavgası olarak değil, devletin veya hukukun kendisine yeniden rol verdiği bir “düzen kurma” anı olarak okuyor. Çünkü makaleye göre onun siyasal formasyonu seçimle yenilgi aldıktan sonra tabandan yeniden güç üretmek değil, uygun koşullar oluştuğunda “göreve çağrılmak.” Bu, tam bir bürokratik habitus.
Bu yüzden mutlak butlan ona sadece geri dönüş fırsatı vermiyor. Onun kendi siyasi benlik anlatısını da doğruluyor. “Ben kaybetmedim, koşullar uygun değildi.” “Parti krize girdi, ben düzeni sağlayacağım.” “Meşruiyet sandıktan değil, hukuki süreklilikten geliyor.” Çünkü onun siyaset anlayışında meşruiyetin ana kaynağı mücadele eden toplum değil, düzeni temsil eden devlet aklı.
https://t.co/yjVJ6WAV6Y
A video of a Dutch policeman throwing a heavily pregnant woman to the ground has caused outrage. The woman says police attacked her at a migration centre where authorities had detained her Palestinian husband.
The Netherlands just put another $1.2 billion into its cycling infrastructure.
They aren't being generous, they're actually being cheap. National infrastructure projects of any size are legally required to undergo a cost-benefit analysis before they get built.
They ran the numbers on cycling and every dollar invested came back as roughly $8.90 in benefits: lives saved, healthcare costs avoided, quieter streets, cleaner air, less congestion. 6,500 fewer premature deaths a year, six more months of average life expectancy across the entire country.
A few years ago they were skeptical of a $17 million cycling bridge across the Maas River. They ran the analysis. The bridge was predicted to save $132 million over its lifetime, so they built it.
Most conversations about cycling infrastructure start with "how do we pay for it?" The Dutch conversation starts at "what's the cost-benefit ratio." That's the key difference.
The Netherlands isn't just subsidizing bicycles, it's refusing to waste money on the alternative.
Sci-Hub is an evil website that pirated 85M+ research papers and made them freely available
And now they've added AI to their database to make Sci-Bot.
It answers your questions using latest, full-text articles.
But DO NOT use it. We should all try to make billion-dollar academic publishers richer.
I'm putting the link below so you know how to avoid it.
🔴 Dünyaca Meşhur Breaking Bad Dizisine "Kürtçe Dublaj" Geliyor!
➡️ Bir grup genç Kürt'ün kurduğu bir stüdyo da güncel veya kült dizi, film ve animasyonlara dublaj yapılıyor.
➡️ Peki sen ne düşünüyorsun bu konu hakkında?
Geçenlerde yazar Levent Kazak’ın bir önerisine denk geldim, radyo tiyatrosu dinlemeye başladım. Uykuya, zihinsel yorgunluğa hatta şu dikkat dağınıklığı meselesine iyi geldiğini söylemişti; abartıyor sandım ama gerçekten etkisi var. Önerilerini bırakıyorum, sizin de varsa yazın.
Yale Üniversitesi, bilgiye erişimi artırmak amacıyla Yale Open Courses (OYC) adlı platformunu oluşturmuş. Böylece Yale’de verilen birçok ders, tüm dünyadan katılımcılara tamamen ücretsiz olarak sunuluyor.
Platformda aşağıdakilere benzer alanlarda ücretsiz dersler bulabilirsiniz:
🔸Psikoloji ve Davranış Bilimleri
🔸Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler
🔸Tarih ve Kültürel Çalışmalar
🔸Sanat Tarihi ve Estetik
🔸Edebiyat ve Modern Roman
🔸Felsefe ve Etik
Derslerin büyük çoğunluğu video formatında sunuluyor ve bunlara ders notları, okuma listeleri ve sınav örnekleri de eşlik ediyor.
Adres: https://t.co/DR6z7Hrqfm
I am a US citizen & Surgeon who took care of the Boston Maraton Bombing victims in 2013. I paid for 7 years to own a small apartment in downtown #Beirut for my 3 kids to enjoy summers there. Today, #Israel reduced my dream home to rubble, with american weapons, paid by my taxes.
Kimse işvereniyle arkadaş olmak zorunda değil, çoğu zaman bunu istemeyiz de. Sizden beklenen, birlikte çalıştığınız insanları yalnızca “çalışan” olarak değil, bir topluluğun parçası olarak görebilmeniz. Yeri geldiğinde bir yoldaşlığa sahip çıkmanız.
Sofrada 7 erkek var
7 ana yemek
7 salata
7 çorba.
Kadınlar için tabak yok!
Fotoğraf çekilmek için sofraya oturtulmuşlar, kaldırılacaklar.
...
Nazım ne doğru demiş!
"Soframızda ki yeri öküzümüzden sonra gelen...bizim kadınlar!"
Arkadaşlar merhaba. İngilizce-Türkçe çeviri, editörlük ve metin yazımı yapıyorum. Olağanüstü masraflı bir taşınma sürecinden geçiyorum, bitmek üzere ama sıfırlandım. Elden ele ve kulaktan kulağa yayarsanız çok sevinirim. Aciliyeti yüksek bir duyuru. Çok teşekkürler şimdiden.